Bir “Çılgın Türk”ü Daha Kaybettik

28 Eylül 2013 0 yorum Denemeler-Makaleler 336 Görüntüleme

Son bir yılda ne kadar çok değerimizi kaybettik. Özellikle sinema, tiyatro, müzik ve edebiyat dünyasının duayenlerini bir bir ebedî âlem uğurluyoruz. İşte onlardan biri de Turgut Özakman.

 

Türk edebiyatının, tiyatrosunun  ve Türk sinemasının önemli isimlerinden biri olan Özakman çok başarılı eser ve işlere imza atmış senarist, oyun yazarı, hukukçu, bürokrat, en önemlisi usta bir yazardır. Bu saydığımız vasıfların her birinde ayrı ayrı usta ve duayendir. Ancak Turgut Özakman’ı bize en çok sevdiren şey zannederim  Kurtuluş savaşı destanını hem romanlaştırması hem de filmleştirmesidir. Türk milletinin Atatürk’ün önderliğinde başlattığı Kurtuluş mücadelesini belge ve kaynaklarıyla yazdığı bir çeşit belgesel roman da diyebileceğimiz “Şu Çılgın Türkler” adlı eseri Cumhuriyet tarihinin en çok okunan eserleri arasında sağlam şekilde yerini almış bulunuyor. Bu eseri okumuş biri olarak söylüyorum ki, Kurtuluş Savaşı’nın romanını Turgut Özakman kadar etkileyici, sürükleyici ve başarılı yazabilen olmamıştır. TRT tarafından çekilen ve yönetmenliğini Ziya Öztan’ın yaptığı “Kurtuluş” ve “Cumhuriyet” filmlerinin senaryosu Turgut Özakman’a aittir. Yakın tarihimizi gerek kitaplarda gerekse filmlerde, belgesellerde aydınlatmaya çalışan Turgut Özakman bu iş için çok uzun yıllarını harcamıştır. Özellikle Şu Çılgın Türkler kitabı için “50 yılın birikimi” diyen Özakman, 2010’da vizyona giren ve Halit Ergenç, Çetin Tekindor gibi oyuncuların yer aldığı “Dersimiz: Atatürk” adlı filmin de senaryosunu yazmıştır. Atatürk, Cumhuriyet ve Kurtuluş Savaşı konularında derin araştırmalar yapan ve yaptığı araştırmaları kitaplaştırıp, senaryolaştıran Özakman bu anlamıyla hem bir tarihçi, hem senarist hem de velud (çok eser veren)bir yazardır.

Turgut Özakman’ın, Türkiye Üçlemesi adını verdiği ve yakın tarihimizin Çanakkale Savaşı, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet dönemlerini anlattığı Diriliş, Şu Çılgın Türkler ve Cumhuriyet adlı romanları her evin ve herkesin başucu kitabı olmalıdır. Bu kitapları okumadan milletimizin 20. yüzyılın başlarında yazdığı destanları anlamak, milletimizin güçlü vasıflarını tanımak mümkün görünmüyor. Yakın tarihimizi hem bir destan edası, hem bir tarih kitabı hem de edebi bir zevk veren roman havasında öğrenmek, okumak isterseniz bu kitapları mutlaka okumalısınız. İşte o zaman Turgut Özakman niçin büyük ve kendisine yöneltilen övgülerin niçin yetersiz olduğu da daha iyi anlaşılacaktır.

1930’da başlayan ve Türk milletinin yazdığı destanları Türk çocuklarına anlatmak için yapılan çalışma, inceleme-araştırma ve çırpınışlarla geçen bir ömür, 28 Eylül’de bir hastanede son buldu. Turgut Özakman, bu millete miras olabilecek onlarca şaheser bıraktı. Adı onlarla birlikte ebediyete kadar yaşayacak olan onlarca şaheser…  

                                                                 Yaşar Vural

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 yorum