CUMHURİYET-DÜŞMANLARI VE EVLATLARI

28 Ekim 2018 0 yorum Genel 59 Görüntüleme

CUMHURİYET-DÜŞMANLARI VE EVLATLARI
Bu yıl, Türkiye Cumhuriyeti Devletimizin 95. Yılını kutluyoruz. Bizler yani devleti kuran asli unsur olan Türk milleti için bayram olan bugüne, düşman olanlar da var. Bizler yani yüce Türk milletinin asil evlatları dün de bugün de var olan düşmanlarımızın farkındayız. Biz onları bildiğimiz kadar dostlarımızı da biliyor ve onları seviyoruz.
Düşmanlarımızdan bahsetmek gerekirse:
Bir kısmı; devletimize açıkça düşmanlığını belirtemediği için onun sistemini kuran ve yüce Türk milletinin bir ferdi olmakla şeref duyduğunu tüm dünyaya haykıran Başbuğ Atatürk’e düşman görünen kesimdir. Bunlar ellerinde geçerli kanıtlar ve bilimsel açıklamalar olamadan bazen tarihçi, bazen din adamı kılığındaki ‘misyonerlerdir.’ Bunlar kutsal kitabının ilk ayeti ‘oku’ olmasına rağmen, maalesef hiç okumayan bir kitleyi peşlerine takmış dinimizi de kendi emellerine alet edip onu ve onu yaşamaya çalışan Müslümanları istismar eden din tüccarı güruhtur. Bunlar kendilerinden başka Müslüman tanımayan, kendileri haricinde herkesi ‘cehennem ehli’ olarak gören din bezirgânlarıdır. Hayatlarında çalışmak gibi bir gayesi olamayan ama elini sıcak sudan soğuk suya sokmayan bu tüccar takımı, işlerine geldiğinde ayetten örnekler de vererek kendilerine tabi olan kitleyi etkileyip rahat yaşamanın yollarını arayan ar damarı çatlamış kan emicilerdir. Bunlar için ‘hayatta en hakiki mürşit; ilimdir’ sözüyle, ‘ilim Çin’de de olsa alın.’ Diyen hadisi Şerifin farkı yoktur. Zira bunlar çalışmaya ve ilme karşı olan beyni şeytanın hizmetinde olan, şeytanın yeryüzündeki temsilcileridir! Allah adına toplayıp, kendileri için harcamaktan ve Allah yolunda dağıtmaktan kendilerini men eden bu grup ve kişiler için Allah sadece maksada ulaşma aracıdır. Bunların taptığı para, yoldaşı şeytandır! Bunlar devletimizi yıkmak için hiç durmadan çalışan İngiliz Kraliyet ailesinin gayri meşru çocuklarıdır.
Bunların haricinde yüce Türk milletini Şamanist göstermeye çalışan dinsiz milliyetçiler vardır. Bunlar da Türk milletinin asil ruhuyla bütünleşen İslam diniyle Türk milletinin arasını açmak isterler ki dinimize ‘Arapların dini’ veya Türk milletine de Araplaşmak üzere olan bir kitleymiş gibi bakarlar ve Türk milletini ruhundan ayırmaya çalışırlar. Bunlar en güzel cevabı rahmetli Seyyid Ahmed Arvasi hocamız verir ki; “Bugün Türk milliyetçiliği din olarak Allah ve Resulünün muhteşem çizgisinde yürümektedir. “Allah’tan başka ilah yoktur.” diyen Türk milliyetçilerine ‘Şamanist’ diyenler Allah’a hesap veremeyeceklerdir.” Diyerek onların bu tezini boşa çıkarmış ve onları yerle bir etmiştir. Nitekim “ Türklük bedenimiz, İslamiyet ruhumuz” parolasıyla yola çıkanlar da bu gruba hiçbir zaman itibar etmemiştir. Bunlarda devletinin ölümüne hizmetinde olan Türk milletini ruh-suzlaştırmaya çalışan dinsizlerin oyuncaklarıdır.
Bunların da haricinde, ‘sahte Atatürkçüler’ vardır ki bunlar: Yüce Başbuğ Atatürk’ün arkasına sığınarak yaptıkları tüm pisliklerin üzerini örtmeye çalışan ikiyüzlü mahlûklardır. Onların da görevleri vardır. Bunlar: işgal ettikleri makamlardan oynamasınlar ve hizmet etmekle mükellef oldukları yüce Türk milletini bozacak her türlü gayri milli işleri devletin sınırları içinde sokup. Milletin ruhunun bozulmasını sağlamaktır. Atatürk ‘Ne mutlu Türk’üm diyene ve Türkçe konuşana’ derken, bunlar hem Türk adından hem de Türkçe’den nefret eden devlet ve millet düşmanlarıdır! Bunlar milli olan her şeye düşmandır. Hedefleri de onlara göre cahil ve yobaz olan milleti bu topraklardan atmak ve yerine aristokratik bir gruptan oluşan ‘seçkinlerin’ bulunduğu bir devlet kurmaktır. Onlar milleti sadece ve sadece kendilerine hizmet noktasında gören köleler olarak görmekte bunun da değişmemesi için her türlü hainliği yapmaktadırlar. Bunlar: ‘Devletin malı deniz, yemeyen domuz.’ Mantığı geçerli olan “DOMUZ YAVRULARIDIR!”
Sayısını ve örneğini çoğaltabileceğimiz bu kişi ve kurumların karşısında kim var diye merak ediyorsunuzdur.
İşte tüm bunların karşısında ruhunu kaybetmeyen ve kişiliğinden taviz vermeyen “TÜRK GENÇLİĞİ” vardır.
Bugün hangi konumda olursa olsun dün ataları gibi, “NAZİMİYE’DE SOĞUKTAN DONAN ŞEHİTLERİMİZ” vardır.
Bugün: Köyünde görev yapan hocasını arayıp; “HOCAM, BEN ŞEHİT OLACAĞIMI HİSSEDİYORUM. MELEKLER BANA KURAN OKUTUYOR. BELKİ ÇOCUKLUĞUMDA KOMŞUNUN BAHÇESİNDEN YANLIŞLIKLA DA OLSA MEYVE YEMİŞİMDİR. ONUN KEFARETİ İÇİN SANA ŞU KADAR PARA GÖNDERİYORUM. FAKİRE FUKARAYA DAĞIT.” Diyen ŞEHİT SAİD USLU kardeşimiz vardır!
İşte tüm dünyanın korktuğu Yüce Türk milletinin asil evlatları! Bunlar vardır.
Onlar bir ozanımızın dediği gibi, “NE DİNSİZ TÜRK’TÜR, NE DE KİMLİKSİZ MÜSLÜMANDIR!”
Onlar asil Türk milletinin yüce kahramanlarıdır. Atatürk ve onun silah arkadaşları gibi. ‘damarlarında asil kanın dolaştığı’ yüce Türk milletinin asil evlatlarına bir devlet bırakan kahraman ceddimizin ruhu şad olsun. Gözleri arkada kalmasın onların evlatlarının ne kadar düşmanı varsa onların da bir o kadar evladı var…
Fatih KAPLAN 29.10.2018

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 yorum