
Daha göremiyorsan eğer sana olan sevdâmı,
Görme!…
Yüreğini de bir valize koy git gayrı bu diyârlardan.
Âşksızlığa,
Ve sensizliğe,
Mahkûm eyle, rûhumu.
Hatırlıyor musun?
Kirpiklerin ok ok olur batardı yüreğime.
Hançer gibi saplanırdı âdetâ.
Ya bakışların?
Gözlerindeki yeşil,
Spil Dağı’ndaki çimenlere
Verir idi rengini.
O zaman kara toprak, bulurdu, dengini.
Düştüğü zaman yâdıma misk û amber kokun;
Güllere sarılırdım.
Bilirdim ki, sen kokardı güller…
Tanrı’ya yalvarırdım!
Bu koku ciğerlerimde bir ömür dursun ve hiç gitmesin diye.
Şimdi yalnızlığım ile berâberim,
Bir şeyler fısıldıyor bana.
Uyardığım hâlde yine seni hatırlatıyor.
Lâkin, ben bunu istemiyorum.
Seni istiyorum!
Tenini, kokunu istiyorum.
Ben, kan gibi kırmızı dudakları’ndaki o sıcaklığı istiyorum.
Sonbahar’da..
Mert ÖZTAŞ
Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.
Henüz yorum yok.
Bu yazıya yorum yapabilirsiniz.