İsmail safa – Edebice Dergisi http://edebice.net Resmi Web Sitesi Mon, 06 May 2019 17:41:26 +0000 tr-TR hourly 1 https://wordpress.org/?v=4.6.14 Şarkı http://edebice.net/2015/05/27/sarki-ismail-safa-1/ http://edebice.net/2015/05/27/sarki-ismail-safa-1/#respond Wed, 27 May 2015 12:17:24 +0000 http://edebice.net/2015/05/27/sarki-ismail-safa-1/ Şarkı Anarım ismini, ağlar, yanarım, sızlanırım; Dem olur, kendi gözümden seni ben kıskanırım. Görecekler, sevecekler, kapacaklar sanınm. Dem olur, kendi gözümden seni ben kıskanırım.     Âh gördüm, hele gördüm

Şarkı yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Şarkı

Anarım ismini, ağlar, yanarım, sızlanırım;

Dem olur, kendi gözümden seni ben kıskanırım.

Görecekler, sevecekler, kapacaklar sanınm.

Dem olur, kendi gözümden seni ben kıskanırım.

 

 

Âh gördüm, hele gördüm yine ru’yâda sen!

Görebilsem ne olur böyle alel-âde seni

Görmesin kimse derim ben göreyim sâde seni

Dem olur, kendi gözümden seni ben kıskanırım.

 

Seni gördüm de hayâtımda sefâlar gördüm

Senden ayrı yaşamaktan iyidir bence ölüm

Başkasıyla seni görmek ölümümdür ölümüm

Dem olur, kendi gözümden seni ben kıskanırım.

                                               İsmail Safâ (Hissiyyat)

Şarkı yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
http://edebice.net/2015/05/27/sarki-ismail-safa-1/feed/ 0
Şarkı http://edebice.net/2015/05/27/sarki-ismail-safa/ http://edebice.net/2015/05/27/sarki-ismail-safa/#respond Wed, 27 May 2015 12:16:23 +0000 http://edebice.net/2015/05/27/sarki-ismail-safa/ Şarkı Her dem sözüm efsûs ile eyvâh olacaktır; Dünyâda benim son nefesim âh olacaktır! Derdimden – emînim – o da âgâh olacaktır: Dünyâda benim son nefesim âh olacaktır!    

Şarkı yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Şarkı

Her dem sözüm efsûs ile eyvâh olacaktır;

Dünyâda benim son nefesim âh olacaktır!

Derdimden – emînim – o da âgâh olacaktır:

Dünyâda benim son nefesim âh olacaktır!

 

 

Pür girye olan gözlerimi bağlayacaksın.

Kurbân edeceksin de beni ağlayacaksın!

Âhın ne demek olduğunu anlayacaksın,

Dünyâda benim son nefesim âh olacaktır!

 

Sağlıkta, Sefâ! Böyle gider nâle vü zârım;

Hâk-i siyehe düştüğü dem cism-i nizârım

Âh olmalıdır fâtiha-yî seng-i mezârım :

Dünyâda benim son nefesim âh olacaktır!

                                        İsmail Safâ (Mensiyyat)

Şarkı yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
http://edebice.net/2015/05/27/sarki-ismail-safa/feed/ 0
Neşve – yi Hayât http://edebice.net/2015/05/27/nesve-yi-hayat/ http://edebice.net/2015/05/27/nesve-yi-hayat/#respond Wed, 27 May 2015 12:15:41 +0000 http://edebice.net/2015/05/27/nesve-yi-hayat/ Neşve – yi Hayât Ne kadar lâtîf ru’yâ! Ne güzel, ne şâirâne; Melekût-i pür-terâne.. Uçuyorduk ahterâne     İkimiz seninle gûyâ. Ne kadar lâtîf ru’yâ! Geh mesîremizdi eflâk Geh sürûşlar

Neşve – yi Hayât yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Neşve – yi Hayât

Ne kadar lâtîf ru’yâ!

Ne güzel, ne şâirâne;

Melekût-i pür-terâne..

Uçuyorduk ahterâne

 

 

İkimiz seninle gûyâ.

Ne kadar lâtîf ru’yâ!

Geh mesîremizdi eflâk

Geh sürûşlar tarab-nâk

 

Bütün ey firişte-yi hâk!

Seni görmeğe müheyyâ.

Ne kadar lâtîf ru’yâ!

Ki taraf taraf nev’-â-nev

 

Değişirdi sahne-yî cev,

Bize i’tilâda pey-rev

Nice zühre vü süreyyâ

Ne kadar lâtîf ru’yâ!

 

O semâdaki tavâif

Bizi fevc fevc tâif;

Nice hande-ver letâif

Ediyordu rûhu ihya

 

Ne kadar lâtîf ru’yâ!

Ne emel-nevâz hülyâ!

Güzelim, neşât-ı dünyâ

Bu kadar değii midir yâ?

                      İsmail Safâ (Mensiyyat)

Neşve – yi Hayât yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
http://edebice.net/2015/05/27/nesve-yi-hayat/feed/ 0
Vâdî http://edebice.net/2015/05/27/vadi/ http://edebice.net/2015/05/27/vadi/#respond Wed, 27 May 2015 12:15:02 +0000 http://edebice.net/2015/05/27/vadi/ Vâdî Tek ü tenhâ severim gezmeyi bir vâdîde Kim olur leyi ü nehâr Mâh-tâbı, seheri, şâmı bütün nâ-dîde..   Hele hengâm-ı bahâr! Hâke sevdâlar eder sanki ağaçlar îsâr Ederek ferş-i

Vâdî yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Vâdî

Tek ü tenhâ severim gezmeyi bir vâdîde

Kim olur leyi ü nehâr

Mâh-tâbı, seheri, şâmı bütün nâ-dîde..

 

Hele hengâm-ı bahâr!

Hâke sevdâlar eder sanki ağaçlar îsâr

Ederek ferş-i zılâl;

Eyler izhâr yine reng ü ziyâdan âsâr

Bütün eşcâr ü nihâi.

Ekseriyyetle bu yerler görünür sâkin ü lâl,

Gece hüzn-âverdir;

Her seher etmede kuşlar o sükûtu ihlâl,

Ne sefâ-perverdirl

Dallar üstünde uçup ötmeye hâhiş-gerdir,

Çekilirler yuvaya;

Kuşların uçması bir manzara-yî diğerdir

Sürülerle ovaya.

Uçuşurlarken ederlerse tesâdüf buraya

Dağılır tâirler;

İltica etmeleri bir buraya, bir oraya

Bana te’sîr eyler.

Sanki yek-digere dallar sarılır nâle eder.

Kelebekler pinhân;

Gonceler olmamak ister gibi mağlûb-i keder:

Mütelâşî, velhân.

Dindirir fırtınayı âb-ı lâtif-i nîsân

Ki buluttur yatağı;

Gülüyor der – o çiçeklerle görünce – insân

Bulut altında dağı!

Gâh sisler arasından görür insân uzağı;

O ne fevkal’âde.

Ne güzel manzaradır; yanyana birkaç buzağı

Koşuşur mer’âda.

Açılır gökyüzü., hurşîd-i cihân-ârâ da

Görünür bâlâda;

Yeniden feyz 0 tarâvet belirir sahrâda,

O yem-î hadrâda.

Bundan eğlenceli âlem mi olur dünyâda?

Olamaz., âh, ancak

Görse gönlüm bu gece sevdiğimi ru’yâda

Daha memnûn olacak!

                                                  İsmail Safâ (Mensiyyat)

Vâdî yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
http://edebice.net/2015/05/27/vadi/feed/ 0
Şükûfe-yi Perrân http://edebice.net/2015/05/27/suekufe-yi-perran/ http://edebice.net/2015/05/27/suekufe-yi-perran/#respond Wed, 27 May 2015 12:14:02 +0000 http://edebice.net/2015/05/27/suekufe-yi-perran/ Şükûfe-yi Perrân Bakın şu kuş canlı bir çiçektir, Sevimlidir pek enîs-î cândır; Fezâya meclûbtur nigâhı,   Semâ mıdır eski cilve-gâhı? Niçin ya müştaak-ı âsumândır?                        Bu mutlakaa bir küçük melektir! Ferahla

Şükûfe-yi Perrân yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Şükûfe-yi Perrân

Bakın şu kuş canlı bir çiçektir,

Sevimlidir pek enîs-î cândır;

Fezâya meclûbtur nigâhı,

 

Semâ mıdır eski cilve-gâhı?

Niçin ya müştaak-ı âsumândır?                       

Bu mutlakaa bir küçük melektir!

Ferahla bilmem yaşar mı eşsiz?

Mülevven olan çiçek güneşsiz.

Gören sanır mâil-î meveddet,

          Bakın ne mûnis imiş zavallı!                           

Lâtif bir tâir-i hoş-âhenk:

Serinde, bâlinde muhtelif renk,

Benekli, etrafı morlu, allı.

Düşündürür aklı hayli müddet;

Lisânı meçhul, hâli ağreb!

Nedir bu şi’rin meâli yâ Rab?

Nedir bu gösterdiği garâib?

Havâ küşayiş bulunca derhâl

Niçin bu hayvancık ötmek ister?

Sebeb nedir ey Hâkim göster!

Bu işte insânı gaşy eder hâl;

Görür de ancak deriz: Acâib!

Ne hisseder kuş açık havâdan?

Ne anlar insan bu hoş nevâdan?

                             İsmail Safâ (Mensiyyât)

Şükûfe-yi Perrân yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
http://edebice.net/2015/05/27/suekufe-yi-perran/feed/ 0
Gözlerim http://edebice.net/2015/05/27/gozlerim/ http://edebice.net/2015/05/27/gozlerim/#respond Wed, 27 May 2015 12:13:04 +0000 http://edebice.net/2015/05/27/gozlerim/ Gözlerim Mün’atıftır âsumâna ekseriyyâ gözlerim Etmek ister arş-ı a’lâyı temâşâ gözlerim   Bir bakış baktın ki aynen arz u tasviri muhâl Nûr-ı dîdem! Gözlerinde kaldı hâlâ gözlerim Gözlerimden anlıyorsun mâcerâ-yı

Gözlerim yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Gözlerim

Mün’atıftır âsumâna ekseriyyâ gözlerim

Etmek ister arş-ı a’lâyı temâşâ gözlerim

 

Bir bakış baktın ki aynen arz u tasviri muhâl

Nûr-ı dîdem! Gözlerinde kaldı hâlâ gözlerim

Gözlerimden anlıyorsun mâcerâ-yı aşkımı                  

Gizlesem de sırrımı etmekte ifşâ gözlerim

Gözlerinde işte kendi aksimi görmekteyim

Görmemişti böyle bir timsâl-i sevdâ gözlerim

Şimdi gerçek ey Sefâ yârimle hem-sohbet miyim

Pek inanmam gaalibâ görmekte ru’yâ gözlerim        

                         İsmail Safâ (Huz ma sefâ)

Gözlerim yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
http://edebice.net/2015/05/27/gozlerim/feed/ 0
Biraz Sitem Edeyim http://edebice.net/2015/05/27/biraz-sitem-edeyim/ http://edebice.net/2015/05/27/biraz-sitem-edeyim/#respond Wed, 27 May 2015 12:12:17 +0000 http://edebice.net/2015/05/27/biraz-sitem-edeyim/ Biraz Sitem Edeyim Niçin oldun şunu anlat yine dil-gîr bana? Âh ölmekten ağır geldi bu tekdir bana!   Sen idin hayli zaman gizlice bâ-tahrîrât Öğreten vuslat için bunca tedâbîr bana.

Biraz Sitem Edeyim yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Biraz Sitem Edeyim

Niçin oldun şunu anlat yine dil-gîr bana?

Âh ölmekten ağır geldi bu tekdir bana!

 

Sen idin hayli zaman gizlice bâ-tahrîrât

Öğreten vuslat için bunca tedâbîr bana.

Sen değil miydin o güller gibi gâhî kızarıp

Türlü sözlerle eden aşkını tasvir bana?

Sen değil miydin o mahmûr, o güzel gözlerle

Ettiren gördüğü ru’yâları ta’bîr bana?

Sen değil miydin a kâfir ufacık ağzıyle

Eyleyen hâsılı her sırrını takrir bana?

Tatlı tatlı geçinirken neden îcâb etti

Dokunaklı, acı sözlerle bu ta’riz bana?

Ey Sefâ böyle müessir mi olurdu şi’rim

Gördüğüm şeyler eğer etmese te’sîr bana

İsmail Safâ (Huz ma sefâ)

Biraz Sitem Edeyim yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
http://edebice.net/2015/05/27/biraz-sitem-edeyim/feed/ 0
İstiğrâk http://edebice.net/2015/05/27/istigrak/ http://edebice.net/2015/05/27/istigrak/#respond Wed, 27 May 2015 12:11:30 +0000 http://edebice.net/2015/05/27/istigrak/ İstiğrâk Sür’atle geçer şebâbtır bu.                      Ru’yâ gibidir bu hâbtır bu Sür’atle geçer hayât-ı âdem Cûlar gibi hâdisât-ı âlem   Devvâr bir âsiyâbtır bu.                            Bir âlem-i pîç-ü-tâbtır bu      

İstiğrâk yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
İstiğrâk

Sür’atle geçer şebâbtır bu.                      Ru’yâ gibidir bu hâbtır bu

Sür’atle geçer hayât-ı âdem

Cûlar gibi hâdisât-ı âlem

 

Devvâr bir âsiyâbtır bu.                            Bir âlem-i pîç-ü-tâbtır bu

                      Neşvem var iken de gitmiyor âh

                 Bilmem nasıl ıztırâbtır bu!

Âşıklar içinde bahtiyârım.                        Âzâde-ser-i firâk-ı yâr

Oldum ben o yâr ile berâber

Birlikte benimle ol semen-ber

Lâkin yine var bir Iğbirârım.        Allah bilir ki bî-karâ

  Hüznüm var ise niçin şenim ben

  Şensem niye böyle girye-bârım?

Neşvem benim iğbirâra benzer.              Hüznüm, kederim mesâra ber

Müstakbelimi tahayyül etsem

Bir hâl görür gözüm mücessem

Bir hâl ki ihtizâra benzer.                             Zulmet görürüm mezâra ber

Dünyâ ezelin ebedle billâh

Beynindeki reh-güzâra benzer

                                        İsmail Safâ (Huz Mâ Sefâ)

İstiğrâk yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
http://edebice.net/2015/05/27/istigrak/feed/ 0
İlliyyîne Yâhut Zemine Bir Nazar http://edebice.net/2015/05/27/illiyyine-yahut-zemine-bir-nazar/ http://edebice.net/2015/05/27/illiyyine-yahut-zemine-bir-nazar/#respond Wed, 27 May 2015 12:08:16 +0000 http://edebice.net/2015/05/27/illiyyine-yahut-zemine-bir-nazar/ İlliyyîne Yâhut Zemine Bir Nazar  1 Ey muktedir, ey kaadir-i mutlak olan Allah Hayrân oluyor kudretine, sun’una İnsân İnsân oluyor kudretine, sun’una hayrân Gördükçe şu ecrâm-ı semâvâtı şebân-gâh    2

İlliyyîne Yâhut Zemine Bir Nazar yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
İlliyyîne Yâhut Zemine Bir Nazar

 1

Ey muktedir, ey kaadir-i mutlak olan Allah

Hayrân oluyor kudretine, sun’una İnsân

İnsân oluyor kudretine, sun’una hayrân

Gördükçe şu ecrâm-ı semâvâtı şebân-gâh

 

 2

Mevcûd olamaz kendiliğinden bu eserler

Masnû’u görüp sâni’i inkâr hatâdır

Mevcûdların mûcidi bizzat Hüdâ’dır

Yerler bunu söyler bana, gökler bunu söyler

3

Her yıldız ulûhiyyete burhân-ı dırahşân

Her bir çiçeğin manzarası şâhid-i ra’nâ

Her yaprağı her bir çiçeğin hâiz-i manâ

Zâhirdir ulûhiyyetin ey Haalik-i zî-şân

4

Her bir küreye kuvve-yi cezbiyye veren sen

Meydanda senin kudretin ey Kaadir-i Mutlak

Durdurmadasın sâbiteler gökte muallak

Seyyâreleri öyle dem-â-dem çeviren sen

5

Yek-pâre iken şems ile seyyâreler evvel

Bir kuvve-yi def’iyye ayırmış bu nücûmu

Bir kuvvete meczûb olarak sonra umûmu

Devr eylemeğe başlamış ol şemsi mükemmel

6

Kevkeblere nisbetle büyük olsa da bil-farz

Bir şey olamaz nâ-mütenâhîliğe nisbet

Nisbet edilirse bilinir ayn-i hakîkat

Bir zerre kadar belki değildir küre-yi arz

7

Bir kütle yi nâriyye iken arz mukaddem

Gittikçe edip kesb-i burûdet ve salâbet

Hayvân ü nebât eylemiş en sonra da neş’et

Gelmiş, türemiş silsile-yi Hazret-i Âdem

8

Volkanlar ile, zelzelelerle o zamanlar

Tufân-ı kazâ âlemi zîr ü zeber etmiş

Sahrâları bahre çevirip bahri ber etmiş

Alt üst ederek âlemi kerrât ile anlar

9

Bin kalıba koymuş da anı öyle kazâlar

Andan küremiz münkasem olmuş tabakâta

Olmazdı müsâid küre-yi arz hayâta

Sonra bereket versin azalmış o belâlar

                                   10

Âfât-ı semâviyyeye karşı bile insân

Âlât-ı tahaffuz buluyor eyliyor îcâd

Etmekte bütün yırtıcı hayvanları münkaad

Her kuvvete gâlib geliyor kuvve-yi irfân

11

Vaktiyle muhâl olduğuna hükm olunan şey

Etmekte bugün sâha-yı imkânda tecellî

Evvelleri çok mes’elenin sûret-i halli

Meçhûl idi; ma’lûm oluyor şimdi pey-â-pey

12

Çok sırları keşf eylemeğe muktedir âdem

Vardır nitekim çok hikemiyyâta vukuufu

Bilmekle fakat olmuyor âhâd ü ülûfu

Kevkeblerin a’dâdına vâkıf mıdır âdem?

13

Meçhûl ibâda hele, ey Hâlik-i ma’bûd,

Hilkat… Ne büyük sır! Ne kadar güç bu muamma!

Bir kimse bunu kaabil-i hail görmüyor asla!

Ecrâm, semâda ne zamandan beri mevcûd?

14

Yâ Rab! Bu semâvâta aceb yok mu tenâhî?

Yâ gaayeti de var mıdır âyâ bu fezânın,

Varsa sonu bu sahâ-yı pehnâ-yı semânın,

Bir sûr mu vardır o nihâyette İlâhî?

15

Mahdûd değil nâ-mütenâhî imiş eflâk

Hayret ki birer âlem imiş gördüğüm ecrâm!

Lâkin bu avâlimde eden var mıdır ârâm?

Erbâb-ı fünûn etti mi bilmem bunu idrâk?

16

Varmış bu da müsbet ki havâ ba’zılarında

Anlarda hayâtı bu husûs eyliyor ispât.

Fennen bilinir, anlaşılır şey mi bu? Heyhât!

İnsan dahi var mı acebâ ba’zılarında?

17

Anlarda dahî farz edelim nev’-i beşer var

Gel anla : Ne yolda geçinirler, ne yaparlar?

Allahü Teâlâ’ya mı anlar da taparlar?

Düşvâr bunun künhünü bilmek bize düşvâr!

                                 18

Yâ Rab bunu tedkîk bize fâide vermez

Takdirine de kudretinin kudretimiz yok

Müstevcib-i hayret olacak çok eserin çok

Hayrân oluruz pek o kadar aklımız ermez

                                     19

Şensin bilen en doğrusunu biz ne bilirsek

Hakkıyle bilirsek eğer hey’etl hattâ

Esrârına vâkıf olamaz fikrimiz asla

Kaabil mi senin esrârını bilmek?

                                        İsmail Safâ (1888)

İlliyyîne Yâhut Zemine Bir Nazar yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
http://edebice.net/2015/05/27/illiyyine-yahut-zemine-bir-nazar/feed/ 0