ŞEYHÜLİSLAM ES’AD EFENDİ (1685-1753)
1685’te İstanbul’da doğan Es’ad Efendi kendisi gibi bir Şeyhülislam olan Ebû İshâk İsmail Efendi’nin oğludur. Es’ad, ilk eğitimini babasından aldıktan sonra, Mutavvelci Mehmed Efendi ve diğer alimlerin yanında mükemmel bir şekilde eğitim gördü. Babasının şeyhülislamlığı döneminde (1716-1717) Abdüsselâm Mederesesi’ne ardından, Sahn-ı Seman’dan birine tayin ve terfi ettirilmiştir. Mekke ve Medine müfettişliği ve fetvâ eminliği gibi görevlere getirilen Mehmed Es’ad Efendi, sırasıyla Selanik ve Mekke kadılıklarında bulunmuştur.
Sultan I.Mahmud döneminde Anadolu kazaskerliği pâyesiyle ordu kadılığı görevine getirilmiş, Sadrazam İvaz Mehmet paşa’nın komutasındaki Adakale Seferine katılmıştır. Osmanlı-Avusturya Harbi’nde ve Belgrad Anlaşması’nda gösterdiği üstün hizmetlerden dolayı kendisine Rumeli Kazaskerliği görevi verilmiştir. (1744) iki kez bu görevden azledilen Es’ad Efendi’ye 1748’de Sultan I. Mahmud tarafından Şeyhülislamlık görevi verilmiştir. Bu görevde 13 ay kalan Şeyhülislam Es’ad Efendi, Sadrazazm Seyyid Abdullah Paşa’nın da tesiriyle azledilmiş ve Sinop’a gönderilmiştir. Bir müddet burada kalan Şeyhülislam Es’ad Efendi daha sonra Gelibolu’ya sürgün edilmiştir. Gelibolu’da üç yıl sürgün hayatı yaşayan şeyhülislam Es’ad Efendi, padişah tarafından affedilmiş ve İstanbul’a gelerek Boğaziçi’nde İncirköyü’nde satın aldığı bir yalıda ikamet etmeye başlamıştır.
Es’ad Efendi istanbul’a geldikten kısa bir süre sonra rahatsızlanmış ve 10 Ağustos 1753’te vefat etmiştir. Es’ad Efendi, babasının İstanbul Çarşamba’da yaptırdığı caminin haziresine ağabeyi İshâk efendi’nin yanına defnedildi.
Şeyhülislam Es’ad Efendi, Şeyhülislam Ebû İshâk İsmail Efendi’nin ikinci oğlu, Şeyhülislam Mirzâzâde Şeyh Mehmed Efendi’nin de damadıdır. Şehhülislam Es’ad’ın oğlu Şerif Mehmed Efendi, kızı da meşhur şair Fıtnat Zübeyde Hanım’dır.
EDEBÎ KİŞİLİĞİ
Köklü bir ailenin çocuğu olan ve iyi bir eğitim gören Es’ad Efendi üç dilde şiir yazan, lûgât, tefsir ve musikîde söz sahibi bir şahsiyettir. Dönemin tezkirelerinin Es’ad Efendi hakkındaki ortak tespiti; şairin doğru, iffetli, İslam dinine kuvvetle bağlı, ilimde oldukça ileri, isabetli görüşlere sahip ve cömert bir kişiliğe sahip olması yönündedir.
Şehülislam Es’ad Efendi olçukça üretken bir yazar ve şairdir. Dil çalışmalarından musikîye, tefsirden çiçekçiliğe kadar birçok alanda eser vermiştir. Es’ad Efendi eski musikîmizin büyük üstadı ve devrinin önemli bestekârlarındandır. Hem dini hem din dışı sahalarda , hem de saz eserleri sahasında beste, nâkış, semâî, kâr ve şarkı formunda birçok eser meydana getirmiştir. Şehülislam Es’ad Efendi’nin günümüze kadar gelen musikî eserleri şunlardır: 1. Rast İlâhî (Sofyân Nesîmî), 2. Nühüft Saz Semâîsi, 3. Dügâh Çenber Beste (İzârın gül gül olmuş bûseden, dil dağ-dârındır), 4. Dügâh Nakış Sengîn Semâî (Sayd eder bin dili bir dâm ile zülf-i siyehin), 5. Dügâh Nakış Yürük Semâî (Der-çemenî pîş-i mehî der-yemenî) 6. Arazbâr Nakış Yürük Semâî (Ey nâm-ı cemâl-i yâr burdîm), 7. Hüseynî Nakış Yürük Semâî ( Ey şeh-i kişver-i nâz u nahvet)
ESERLERİ:
1.DİVAN: Şeyhülislam Es’ad Divanı’nda 206 gazel bulunmaktadır. Bunun yanında Hz. Peygambere yazdığı naatlar; padişaha, İbrahim Paşa’ya , şeyhülislam Abdullah Efendi’ye yazdığı kasideler, ve çeşitli kıtalar bulunmaktadır. Şeyhülislam Es’ad Divanı’nın İstanbul kütüphanelerinde 5 yazma nüshası bulunmaktadır.
2.Lehcetü’l-Lugât: Bu eser Divan-ı Lügati’t-Türk’ten sonra Türkçe kelimeleri esas tutan ilk kitap olma özelliğindedir. Lugâtte 3700 civarında kelime bulunmaktadır. Eser 1795 yılında 851 sayfa halinde basılmıştır.
3.Atrâbü’l-Âsâr fî Tezkireti Urefâ’l-Edvâr: Bu eserde 17. ve 18. Asrın ilk çeyreğinde yetişen 100 musikîşinâs ve bunların eserlerinden örnekler yer almaktadır.
4.Yâsin Sûresi Tefsiri
5.Âyet el-Küsî Tefsiri
6.Tefsir el-Âyet el-Musaddara bi-Rabbinâ: Kur’an’da peygamberin dualarına dair olan âyetlerin Arapça tefsiridir.
7.Risâle el-Nasrîye: Kur’an-ı Keri’in nusret ve zaferle ilgili âyetlerinin tefsiri olup, Sulatn I. Mahmud namına tefsir edilmiştir.
8.Itbâku’l- Etbak: Abdü’l- Mü’mîn İsfehânî’nin Etbâkü’z-Zeheb’ine nazire olarak yazdığı 100 parçalık Arapça bir eserdir.
9.Bülbül-nâme: Nevşehirli Damad İbrahim Paşa namına kaleme alınan bu esere kaynaklarda rastlansa da eserin yazması bugün elde değildir.
10.Gülzâr-ı İbrâhim: kaynakların bahsettiği çiçekçiliğe dair bu eser henüz elde değildir.
ŞİİRLERİNDEN ÖRNEKLER:
GAZEL:
Bir dil ki andelîb-i gülistân-ı kâm olur
Bûy-i gül-i visâl ile mest-i müdâm olur
Şem’-i ruhundan olmasa pür-tâb ger hatın
Zîr-i çerâğ-ı şu’le-ver elbet zalâm olur
Fikr-i dü-çeşm-i fitne-ger-i yâr ile müdâm
Dîdem hayâl-i tîğ-i nigâha niyâm olur
Ol mest-i bî-nevâ ki ola dâimâ hamûş
Ana şarâb-ı bezm-i mahabbet harâm olur
Fikr-i lebiyle bezm-i firâk içre Es’adâ
Hûn-i sirişk bâde ana dîde câm olur
Vezin: Mef’ûlü Fâ’ilâtü Mefâ’ilü Fâ’ilün
GAZEL
Ne ol perî gibi bir dil-rübâ görülmüştür
Ne ana bencileyin mübtelâ görülmüşdür
Olur mu safha-i rûy-i hat-âverine nazîr
Hezâr nüsha-i ‘ibret-nümâ görülmüşdür
O ebruvân gibi sanma hilâl vasfında
Selîs matla’-ı garrâ dilâ görülmüşdür
Hevâ-yı mutrib ü meyden geçer mi rindân kim
Terâneler işidilmiş safâ görülmüşdür
Hakîkate nazar it dûr-bîn isen zahid
Mecâz âyinesinde riyâ görülmüşdür.
Kemîne manzar-ı dehr ol ki çeşm-i sûzenden
Nigâh-ı ‘ibret ile mâsivâ görülmüşdür
Safâ-yı rü’yetini Es’ad idemem ta’bir
O yâr düşde dahi vâkı’a görülmüşdür
Vezin: Mefâ’ilün Fe’ilâtün Mefâ’ilün Fe’ilün
TERKİB-İ BENT
VIII
Bî-vefâ oldıgını bilmez idim tâ bu kadar
Sonra duydum yoğ imiş sende hakîkatden eser
Sâdesin sende belî nakş-ı hakîkat ne gezer
Yohsa söz virmiş iken kimse sözinden mi döner
Gayri sen de yeter ey zâlim-i hûn-rîz yeter
Böyle nâ-hâk yere hûn-i dilimi itme heder
Yohsa dîvân-ı kıyâmet güni bi’llâh cânâ
Kâtilimsin diyü senden iderim kan da’vâ
Kaynakça: Prof. Dr. Muhammet Nur Doğan, Lâle Devri Şairi Şeyhülislam Es’ad ve Dîvânı, Meb. Yay. İst. 1997
Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.
Henüz yorum yok.
Bu yazıya yorum yapabilirsiniz.