bahar – Edebice Dergisi http://edebice.net Resmi Web Sitesi Mon, 09 Nov 2020 16:57:16 +0000 tr-TR hourly 1 https://wordpress.org/?v=4.6.20 Edebice 22. Sayı Çıktı! http://edebice.net/2020/05/14/edebice-22-sayi-cikti/ http://edebice.net/2020/05/14/edebice-22-sayi-cikti/#respond Thu, 14 May 2020 14:11:12 +0000 http://edebice.net/?p=11319   EDEBİCE 22. SAYI ÇIKTI Edebice dergisi 2020 bahar sayısı  (22. sayı) çıktı. Millî egemenliğin sembolü olan 23 Nisan 1920 tarihine atıfla “Millî Mücadele Dönemi Türk Edebiyatı” dosya konusu ile

Edebice 22. Sayı Çıktı! yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
 

edebice_22-kapak

EDEBİCE 22. SAYI ÇIKTI

Edebice dergisi 2020 bahar sayısı  (22. sayı) çıktı. Millî egemenliğin sembolü olan 23 Nisan 1920 tarihine atıfla “Millî Mücadele Dönemi Türk Edebiyatı” dosya konusu ile çıkan edebice yine dopdolu. Prof. Dr. Nurullah Çetin, Dr. Bekir Şakir Konyalı, Yaşar Vural, İbrahim Ay, M. Tuğrul Çolak, Numan Altuğ Öksüz, Elif Arpacı, Oğuzhan Karaduman, Ersin bayram dosya konusunda yazdılar. 22. Sayıda Hakan İlhan Kurt, A. Yılmaz Soyyer, Muhammet Durmuş, Özkan Kaya, Nihat Malkoç, Ersin Kurt şiirleriyle yer aldılar.

Edebice dergisi Genel Yayın Yönetmeni Yaşar Vural, giriş yazısında şunları söylüyor:

Bu sayımızda yine bir dosya ile çıkıyoruz huzurlarınıza. TBMM’nin açılışının ve millî mücadelemizin 100. yılı (19 Mayıs 1919’u başlangıç kabul edersek 101. yılı) dolayısıyla Millî Mücadele ve Türk Edebiyatı başlığı ile bir dosya hazırladık. 21. sayımızdaki Ömer Seyfettin dosyamız çok ses getirdi. Bu dosyamızın da aynı etkiyi yaratacağını umuyoruz. Dosyamıza katkı sunan Prof. Dr. Nurullah Çetin, Dr. Öğr. Gör. Bekir Şakir Konyalı, İbrahim Ay, Elif arpacı, Numan Altuğ Öksüz, Mustafa Tuğrul Çolak, Oğuzhan Karaduman, Ersin Bayram’a teşekkür ederim.

Bunun dışında güzel yazı ve şiirlerle 22. Sayımızı istifadenize sunuyoruz. 26 Şubat’ta bir güzel insan Ragıp Karcı’yı kaybettik. Türkü sayımıza (20. sayı) “Türkünün Kaynakları” adlı güzel bir yazıyla katkı sunmuştu. Mehmet Ragıp Karcı’yı kıymetli büyüğümüz, ağabeyim Mehmet Ali Kalkan, o kendine has şiirsel üslubuyla yazdı. Güzel insan Mehmet Ragıp Karcı’ya Allah’tan rahmet dilerim.

Yağmur Tunalı uzun bir aradan sonra rahmetli “Tarık Buğra” ile ilgili anılarını anlattığı “Heyyy Martılar” yazısıyla bu sayımızda bizlerle. Hakan İlhan Kurt, A. Yılmaz Soyyer, Muhammet Durmuş, Özkan Kaya, Nihat Malkoç ve Ersin Kurt şiirleriyle; Soner Oğuz, Azize Caferzade, Feyza Ay öyküleriyle; M. Halistin Kukul, Ahmet Şahin, İbrahim sağır, Muhsin İlhan, İlkay Coşkun, Asral Erce, Rümeysa makale ve denemeleriyle, Ahmet Şahin Zeynel Abidin Polat ile yaptığı kitap söyleşi yazısıyla; M. Yücel Öztürk, M. Hüseyin Güneş, Naci Yengin de kitap değerlendirme yazılarıyla bu sayımızda yerlerini aldılar. Yine bu sayımızda Nisanur Telli ve Zeynep Çavuşoğlu adlı lise öğrencilerimizin birlikte yazdıkları bir makaleye de yer verdik.

22. Sayımızın arka kapak resmi de sanat danışmanımız Dr. Mehmet Sağ’a ait. 

Edebice’yi mağazamızdan temin edebilirsiniz.

Edebice 22. Sayı Çıktı! yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
http://edebice.net/2020/05/14/edebice-22-sayi-cikti/feed/ 0
İlk Bahar http://edebice.net/2019/04/26/ilk-bahar/ http://edebice.net/2019/04/26/ilk-bahar/#respond Fri, 26 Apr 2019 15:15:04 +0000 http://edebice.net/?p=10508 Ağaçlar göğe değiyor görüyor musun? Rüzgar bizi fısıldıyor duyuyor musun? Toprağın nemi özlem, bende lütûf ümit, Seni düşler gecelerce biliyor musun? Baharın haddi mi saçlarına uzansın? O gül yaprağı saçları

İlk Bahar yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
2432804

Ağaçlar göğe değiyor görüyor musun?
Rüzgar bizi fısıldıyor duyuyor musun?

Toprağın nemi özlem, bende lütûf ümit,
Seni düşler gecelerce biliyor musun?

Baharın haddi mi saçlarına uzansın?
O gül yaprağı saçları tarıyor musun?

Kimsesiz bu sessizliğim çepeçevredir,
Bu hiçlikte benliğini buluyor musun?

Rüzgârlar değiyor şimdi şirin yüzüne,
Her kıpırtı da onlarla doluyor musun?

Bilmem ki nece benim hâlim bu ellerde,
Az olsun yerine beni koyuyor musun?

Herkes bekler sevdiğini, bekler mi zaman?
Yoksa sen tüm anıları siliyor musun?

Hep siper olursun benim hayallerime,
Hayâlim için hayâle dalıyor musun?

Bir an olsa bile çıkmıyorum izinden,
Sen de kavuşmalar için kalıyor musun?

Apansız uykularını bölüyor musun?
Rüzgar fısıldıyor âşkı duyuyor musun?

İlk Bahar yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
http://edebice.net/2019/04/26/ilk-bahar/feed/ 0
Karadeniz’de Bir Bayram Sabahı http://edebice.net/2017/06/26/karadenizde-bir-bayram-sabahi/ http://edebice.net/2017/06/26/karadenizde-bir-bayram-sabahi/#respond Mon, 26 Jun 2017 08:49:29 +0000 http://edebice.net/?p=6340 Bağırıyorum avazım çıktığınca Duyuyor musun? Koyaklardan vadilere iniyor sürüler Gözlerimde peşlerinde Kaçkar’ın karı eriyor damla damla Bilmiyorum bu kaçıncı bahar gördüğü? Düz ovalar boyu uzanmış yeşillikler Ben seni dinliyorum papatya…

Karadeniz’de Bir Bayram Sabahı yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
gelevera-deresi

Bağırıyorum avazım çıktığınca
Duyuyor musun?

Koyaklardan vadilere iniyor sürüler
Gözlerimde peşlerinde
Kaçkar’ın karı eriyor damla damla
Bilmiyorum bu kaçıncı bahar gördüğü?
Düz ovalar boyu uzanmış yeşillikler
Ben seni dinliyorum papatya…

Bu çiçeklerin mi bu çığlıklar?
Sessiz ve sakin bir yanı
Bir yanı hin ve hiddetli

Bağırıyorum avazım çıktığınca
Duyuyor musun?

Güllistan da bahar ayrı bir güzel
Görebildiğince rengarenk çiçekler
Yerin altında rahmet seli
Güllistan cennetten bir bahçe

Hâlbaba Dağı tüm heybetiyle selamlıyor asırları
Yüzyıllar önce sönmüş közü
Fakat hâlâ ihtişamından kaybetmemiş hiçbir şeyi…

Obaları insanlar doldurmuş
Toprakla bezenmiş taştan evler
Modern çağa meydan okuyor.
Ayağı çarıklı çocuklar
Geleceğe umutla bakıyor
Umut…
Umut hiç bitmez buralarda
Hep taze
Tıpkı havası ve suyu gibi…

Çıkıyorum buradan sonsuzluğun zirvesine
Tüm çirkinlikleri atıyorum, siliyorum kirlerimi

Bağırıyorum avazım çıktığınca
Duyuyor musun?

Gelevera Deresi kızgın, almış yükünü yıllar önce
Bu kaçıncı bahar bilmiyorum gördüğü
Akıyor bulutlardan aldığınca hızlı
Denizle buluştuğu yerde bir yakamoz
Kim bilir ne güzellikler peşinde
Ve kim bilir kaç sevgili onun yüzünü izlemekte

Karadeniz hep hırçın, kimedir bu kızgınlığı?
Nedendir bu güven kırılmışlığı?
Kaç aşık kattı sularına sırlarını?
Ve kaç aşığı yuttu suları da?
Durmuyor kıyılar boyu huzursuzluğu
Ben de eşlik ediyorum ona;

Bağırıyorum avazım çıktığınca
Duyuyor musun?

Bulutlar bu diyârı hiç terk etmez
Vefâdan mı yoksa bilinmez
Sıkar gökyüzü gözyaşlarını üstüne
Ağlarda derdi bitmez…

Bırak, kümelensin kara bulutlar üzerimize
Bilmiyorum bu çöken kaçıncı silsile
Biz ele ele verip doğalım güneşin göğsünde
Bir kez olsun bir olalım
Duralım  karşısında
Dirilip bir daha ölmemecesine

İşte bunun için bağırıyorum avazım çıktığınca
Duyuyor musun?

Yüreğimden dökülen o havayı soluyor musun?
Ölüyorum, görüyor musun?..

Karadeniz’de Bir Bayram Sabahı yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
http://edebice.net/2017/06/26/karadenizde-bir-bayram-sabahi/feed/ 0
Baharın Müjdecisi Cemre http://edebice.net/2017/03/05/baharin-mujdecisi-cemre/ http://edebice.net/2017/03/05/baharin-mujdecisi-cemre/#respond Sun, 05 Mar 2017 11:02:58 +0000 http://edebice.net/?p=4821              Kelime manâsı “ateş, kor” olan cemre, Arapça bir kavramdır. Ateş, kor ise ısıtan hatta yakan anlamlarını taşır.             Cemrenin yedişer gün arayla önce hava sonra su en sonda ise

Baharın Müjdecisi Cemre yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
illahu

             Kelime manâsı “ateş, kor” olan cemre, Arapça bir kavramdır. Ateş, kor ise ısıtan hatta yakan anlamlarını taşır.

            Cemrenin yedişer gün arayla önce hava sonra su en sonda ise toprağa düştüğünü bilmeyenimiz yok gibidir.

           İlk önce havaya düşen cemre elbette havada ısınmaya yol açacak; fakat bunu sadece hava sıcaklığının artışı gibi düşünmemek lazım. Çünkü tasavvufta Hz. Mevlanâ Celâleddin-i Rûmi der ki: “Hamdım, piştim, yandım.” Bence bu güzel sözü ilkbaharın müjdecisi “cemre” için de kullanabiliriz.

          Havaya düşen cemre ilk önce havada sıcaklık artışı sağlar. Hz. Mevlanâ’ nın değerli cümlesinden “hamdım” kelimesini havaya düşen cemre ile ilişkilendirebiliriz. Şöyle ki, henüz olgunlaşmamış olan her şeye “ham” deriz. Daha ilkleri; ilk soluk, ilk adım, ilk duruş vb. anlatır. Bütün bunlar o kadar hamdır ki..

          Havaya düşen cemreden yedi gün sonra suya düşen cemre, bir kış boyunca eksi değerlerin dibine vuran su sıcaklığı üzerinde muazzam bir etki oluşturur. Hz. Mevlâna’ nın “piştim” sözünü de buraya alabiliriz. İlk önce havada başlayan etki artık suya da yansımış ve dünya üzerindeki su kaynaklarının ısınmaya başlamasına kolaylık sağlamıştır.

         Son aşamada; yani üçüncü hafta toprağa düşen cemre artık Hz. Mevlâna’ nın “yandım” ifadesinde kendini bulur. Şöyle ki dünya düşünürüne göre yanmayan hiçbir şey yoktur ki varlığını bulmasın, kendi olmasın. Ancak hamken pişen ve piştikten sonra yanan her şey kendi olur, aslını bulur. O zaman toprağa düşen son cemre artık toprakta dirilişe sebep olup ilk canlanış, ilk kımıldanış ve ilk uyanışı sağlayacaktır. Allah-u Tealâ’ nın “Ol!” emri dahilinde ve son cemre yardımıyla toprak canlanacak, İlkbahar başlayacaktır. Bir kış boyu dinlenmeye çekilen börtü böcek, bitki çiçek, haşere hayvan artık uyanışa geçecek; yeni bir sayfa yeni bir düzen ve yeni bir hayat vuku bulacaktır.

           Bu olaylar zinciri sebebiyle cemre, biz Türk Milleti ve Altay kültüründe özel bir öneme sahiptir.

         Benim için de apayrı yeri olan “cemre” her daim gözde ve her daim kıymettar bir ifadedir.

                  Hem baharın hem hayatın müjdecisi CEMRE..

                                                                                                           ~Cân İçre

 

Baharın Müjdecisi Cemre yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
http://edebice.net/2017/03/05/baharin-mujdecisi-cemre/feed/ 0
Bahar http://edebice.net/2015/07/07/bahar/ http://edebice.net/2015/07/07/bahar/#respond Tue, 07 Jul 2015 06:41:10 +0000 http://edebice.net/2015/07/07/bahar/ Bahâr Lâhn I Güzerân eyleyip zamân-ı hazân, Yine âlemde nev-bahâr olmuş.   Zulmet-î şeb geçip nehâr olmuş; Başlamış handeye zemin ü zamân. Rûh-i sâri midir hevâ ki eder Hangi bir

Bahar yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Bahâr
Lâhn

I

Güzerân eyleyip zamân-ı hazân,

Yine âlemde nev-bahâr olmuş.

 

Zulmet-î şeb geçip nehâr olmuş;

Başlamış handeye zemin ü zamân.

Rûh-i sâri midir hevâ ki eder

Hangi bir cismi okşasa ihyâ?

Huldten mi vezân olur ki sabâ

Bahş eder kokladıkça rûha sefâ?

O kadar kim hurûş ü cûş-i hayât,

Aceb olmaz mı eylese emvât

Rû-yi arzı nümûne-yî mahşer!

 

L â h n

II

Bak şu âsâra çeşm-i ibret ile,

Her birinde iyân Cemâlü’llah!

İmtizâc eylemiş Meâlü’llah!

Lâfz-ı pür-cilve-yi tabîat ile.

Her giyâha teseccüd etmelidir!

Ne kadar olsa da hakîr ü hasîs

O yine Hakk’ı etmede takdis.

Eden emr-i ibâdeti te’sîs

Bir esâs-i metine dünyâda

Suveri bir bilip de manâda

Hâlisâne taabbüd etmelidir.

 

L â h n

III

Fecr-i evvelde, belki çok erken,

Eyler âgâz-i nağme mürg-i seher.

Ağarırken yavaş yavaş hâver

Aleve gark olur o yer. Derken,

Azametle tulü’ eder hurşîd.

Lemeâtı girince meşcereye,

Aks edince eşi’ası dereye.

Dayanılmaz o hüsn-i manzaraya!

Nereyi subh-dem eşi’a-yı şems

Yed-i mu’cizle eylese bir lems

Olur orda hayât ü neş’e bedîd.

 

Lâhn

IV

Bak şu mahlûka bak hevâda gezer.

Sanki şükûfedir kanatlanmış.

Kelebek derler, öyle adlanmış;

Nûr içinde, ziyâ içinde yüzer!

İşitilmezse de eğerçi sesi

Harekâtı bütün sefâ vü tarab,

Cümbüşü ihtizâz-ı tab’a sebeb;

Ne arar dâima, ne kasdı aceb?

Her nihâl-i şükûfe-dâra konar.

Nâf-i erhâra dest-i hırsı sunar

Koşturur gûdegân-ı nev-hevesi.

 

L â h n
VIII

Subh-dem gel de gör o mâh-veşi,

Düşekalmış çemende mestâne!

Münteşir nûr-i vechi her yâne

Sanki tanzîr eder doğan güneşi..

Ruhları bir nihâide iki gül

Açmamış goncedir meğer deheni.

Ne kadar hâil olsa pîreheni

Görünür reng-i saffet-i bedeni.

Uyusun bir zamân uyandırma,

Gösterip hâlini utandırma;

Yavaş! Allaah için yavaş bülbül!

                Recaizade M. Ekrem (Zemzeme I)

Bahar yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
http://edebice.net/2015/07/07/bahar/feed/ 0
Bahar Rüzgârı http://edebice.net/2015/05/29/bahar-ruzgari/ http://edebice.net/2015/05/29/bahar-ruzgari/#respond Fri, 29 May 2015 19:11:58 +0000 http://edebice.net/2015/05/29/bahar-ruzgari/ BAHAR RÜZGARI Aydınlatır sıcak güneş Ormanları, tarlaları… Es, baharın hoş rüzgarı!     Ey baharın hoş rüzgarı, Kırlangıçlar nerde şimdi? Kış gelince gitmişlerdi…   Kar yağmadan gitmişlerdi, Fakat yazın gelir

Bahar Rüzgârı yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>

BAHAR RÜZGARI

Aydınlatır sıcak güneş

Ormanları, tarlaları…

Es, baharın hoş rüzgarı!

 

 

Ey baharın hoş rüzgarı,

Kırlangıçlar nerde şimdi?

Kış gelince gitmişlerdi…

 

Kar yağmadan gitmişlerdi,

Fakat yazın gelir onlar,

Artık yok hiç, ne kış ne kar…

 

Şimdi sıcak! Ne kış, ne kar!

Hep ağaçlar çiçeklenmiş,

Yaz zamanı dünya şenmiş…

 

Gök. kasaba, her yer şenmiş;

Lâkin nerde kırlangıçlar?

Mavi gök boş, ey hoş rüzgar!

 

Gökyüzü boş tatlı rüzgar

Billur dere ipek orman

Haber bekler uzaklardan…

 

 

Kırlangıçlar uzaklardan

Gelsinler; boş yuvaları.

Es, baharın hoş rüzgârı

 

     Ömer Seyfettin (1918)

Bahar Rüzgârı yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
http://edebice.net/2015/05/29/bahar-ruzgari/feed/ 0