Masal-Efsane-Destan – Edebice Dergisi http://edebice.net Resmi Web Sitesi Mon, 06 May 2019 17:41:26 +0000 tr-TR hourly 1 https://wordpress.org/?v=4.6.14 Asil Bir Tarih Çanakkale http://edebice.net/2017/03/13/asil-bir-tarih-canakkale/ http://edebice.net/2017/03/13/asil-bir-tarih-canakkale/#comments Mon, 13 Mar 2017 16:00:04 +0000 http://edebice.net/?p=5049 Birlik ve beraberliğe ihtiyacımız olan bu günlerde birlik ve beraberliğimizin en büyük örneklerinden biri Çanakkale Zaferi.

Asil Bir Tarih Çanakkale yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
canakkaleden-15-temmuza

Birlik ve beraberliğe ihtiyacımız olan bu günlerde birlik ve beraberliğimizin en büyük örneklerinden biri Çanakkale Zaferi. 18 Mart Çanakkale Türk ulusunun birliğinin büyük bir örneğidir. Bu ulus yıllar önce yani 102 yıl önce Çanakkale’de varlık savaşını hep beraber vermiştir. O zor şartlarda kalbiyle, Allah aşkıyla savaşan bir beden olan insanlar Türkiye’nin temelini işte o zamanlarda atmıştır.

Çanakkale Zaferinin 102. Yılı kutlu olsun. Aziz şehit ve gazilerimize sonsuz şükranlarımı ve teşekkürlerimi sunarım. Türkiye Cumhuriyetinden şehit vermemiş bir aile bile yoktur orada. Hiçbir ırk gözetmeksizin Allah nidalarıyla göğüslerini düşmana siper etmiştir o yüce insanlar. Mermilerin havada çarpıştığı bir varlık, özgürlük savaşıdır Çanakkale savaşı.

Sizlere Çanakkale’ye gittiğim geziden bahsetmek isterim bir nebzede olsun oraları anlatmak isterim. Orada ki ruhu sizlerle paylaşmak isterim. Çanakkale çok güzel şirin bir il. Merkezinde gezilecek güzel ve tarihi yerlerde vardır. Truva atı mesela sahil kenarındadır. Özellikle geceleri daha güzel oluyor sahilde ki kafeteryalar, ışıklandırma falan güzeldir.

Tüm bunların ardından savaşların yapıldığı yerler daha güzel. Merkezden vapurlar kalkar ve oraya gidersiniz. Orada çok farklı bir ruh var. Elbette ki o zamanları tam olarak anlayamayız o savaşı, açlığı ve çeşitli şeyleri. Buruk bir yazı olmasını istemediğim için bu şekilde bir tutum sergiliyorum.

Oraya genelde turlar düzenlenir ve orada cepheleri anlatarak gezer mola verir anlatıcı oralarda bilgiler verir. Eğer güzel bir anlatıcı alırsanız yanınıza çok güzel olur. Tabi oralar bir günde gezip bitecek yerler değildir. Ama oraları kısa bir gezi yaparak o günleri daha yakından görme fırsatı bulabilirsiniz.

Gezi sırasında anlatıcı hocamız bizlere buraların daha yeni yeni bu hale geldiğini anlattı. Eskiden bu kadar harcama yapılmıyormuş. Yatırım yokmuş yani şu anda olan şeylerin çoğu yeni yapılmış.

Çok güzel bir simülasyon ve müze var. Simülasyon çok güzel yapılmış yerin altına doğru inerken odalara girip o odalarda dev ekranda 3 boyutlu videolar izliyorsunuz. Çanakkale’nin ruhu yansıtan çok şeyler var. Hatta yapılmakta geç kalınmış diyebilirim. Gitmediyseniz gitmezini şiddetle tavsiye ederim.

Aklınızın bir köşesinde olsun Çanakkale. Ailenizle gidin çocuklarınıza oraları gezdirin Çanakkale ruhunu yaşamasını sağlayın. Orada ki cepheleri, siperleri, atalarının savaştığı toprakları kesinlikle görsün.

Çanakkale’ye geziler düzenlenmeli devlet destekli. Ki devletimiz oralara yatırımlarda yapıyor bu şekilde gezilerde düzenliyor. Hükümetin bu konu da ki payını da söylemeden es geçmek olmaz. Önce ki hükümetlere göre Çanakkale’ye daha özen gösteriyor ve yatırımlar yapıyor.

Fakat yapmaya devam etmeli Çanakkale’nin buna ihtiyacı var. Şehitlerimizi, atalarımızın ruhlarının bunu hak ettiğini düşünüyorum. Unutulmadıklarını, unutulmayacaklarını bilsinler.

Çanakkale ile ilgili çok güzel tarihi kitaplar var. Meraklısı için tarihi roman da var. Makaleler de resmi belgeler olan kitaplarda çok sayıda. Bunlar çok güzel kitaplar. Hepsi ayrı bir konu işliyor. Zaten Çanakkale o kadar küçük bir olay değildir. Her bir cephe için her bir alay için ayrı ayrı romanlar, makaleler yazıla bilir. Çanakkale ile ilgili bu kitapların giderek artması çok güzel bir şey.

Medya da televizyonlar da Çanakkale biraz az görünmekte. Çanakkale ilgili sinema filmleri yapıldı çok güzelde yapıtlar bunlar fakat az. Belgeseller az yeterli değil bunlara daha özen gösterilmesi ve bu örneklerin çoğaltılması gerek. Mesela ‘ Seddülbahir 32 saat’ diye çok güzel bir 4 bölümlük diziye imza atıldı. Çok güzel bir dizi en azından Çanakkale savaşını Seddülbahir den ele alarak yazılmış. Yer cephenin bu şekilde kısa dizileri yapılma keşke. İnşallah ilerleyen zamanlarda diğerlerini de görürüz. Oyuncusundan, yapımcısına, emeği geçen herkese teşekkür ederiz Türkiye olarak ellerine sağlık hepsinin.

Son olarak Çanakkale ruhunu unutmamalıyız. Birliğin, beraberliğin, mertliğin savaşıdır Çanakkale. Varlık savaşıdır. İmkânsızlıklar savaşıdır. Ülkemin birlik ve beraberliğe ihtiyacı var ve bunun örnekleri bizim tarihimiz de var bu toprakları birlikte kazandık biz. Kanımızı oluk oluk akıtarak kazandık.

Sağ, sol, sen, ben, o, şu, bu, şuncu, buncu yoktu orada. Tek bir yürek vardı. Yüreği imanla dolu bir ulus vardı.

Asil Bir Tarih Çanakkale yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
http://edebice.net/2017/03/13/asil-bir-tarih-canakkale/feed/ 1
Köngül http://edebice.net/2017/02/17/kongul/ http://edebice.net/2017/02/17/kongul/#respond Fri, 17 Feb 2017 08:14:09 +0000 http://edebice.net/?p=4232 “Pir polıjın etkin!’tir, Köngül tegen ölön gö Kolım yetpedı’tir, Köngül tegen ölögnün tazılı Konır yılan’tır…” Yıl, 706 bir Nisan gecesi…  Asya’nın eşsiz bozkırları, uçsuz bucaksız bozkırlar  Yıldızlarla süslü gökyüzü ve

Köngül yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
“Pir polıjın etkin!’tir,
Köngül tegen ölön gö
Kolım yetpedı’tir,
Köngül tegen ölögnün tazılı
Konır yılan’tır…”

Yıl, 706 bir Nisan gecesi… 

Asya’nın eşsiz bozkırları, uçsuz bucaksız bozkırlar 
Yıldızlarla süslü gökyüzü ve ben çadırımda bir başıma kendimle dertleşen er, Göktürk eri 
Onbinlerce Adsız kahramandan biri. 

Akın var yine, atım üstünde ordu ardında koşturuyorum, belirsiz ufuklara, 
Er kişi beşikte büyür, meydan da ölürmüş 
Fakat bir boşluk var içimde, eksik gibiyim, tadı yok hiç bir şeyin. 

Geçen yüzbaşı Alka beğ ile oturup konuştuk, ona da bahsettim bu halimden, 
Sol yanında bir sızı oluyor mu? Dedi. 

İçimden geçenleri okuyordu adeta yüzüme bakıp,
Senin derdin aşktır dedi, Ayzıt’ın keskin oku yüreğine değmiş. 

Aşk… 
Neydi ki, ilk defa duyuyor, öğreniyordum bunu ve ilgimi de çekiyordu, 
Bu kelime de çözemediğim bir esrar vardı beni kendine çeken 
Neydi bilemiyorum, duygusunu tarif de edemiyorum.

Günler geçiyor, her gecenin karanlığı yüreğime doluyor, çok yara aldım ama bunun acısı farklı 
Ben sıradan bir er, Göktürk eri 
Onbinlerce Adsız kahramandan biri. 

Gün ağrıyor, güneş ışıkları derme çatma çadırma vuruyor, 

Kağanın buyruğunu duyuyorum… Yakında büyük bir akın daha olacakmış ama bu sefer daha fazla hazırlık yapılması gerekmiş, 
Evliler evdeşleri
Oğullar ana, ata, bacılarıyla helalleşip çıkacakmış yola.. 

Benim kimsem yok… 
Ben sıradan bir erim, Göktürk eri 
Alın yazısı savaş ile yazılmış,
Er meydanı denilen yiğit yutağında bitecek, on binlerce Adsız kahramandan biriyim. 

Ötüken’de büyük bir hazırlık var 
Bu akına gidip dönen pek az olacakmış. 
Ben aldırmıyorum söylenenlere, bu hayatta ki tek yoldaşım, ata yadigarı atımı eğerliyorum. 

Epey bi zaman geçmiş, dalmışım derinlere. 
Uzak diyârları, orada yaşanan aşkları düşünüyorum 
Kılıç tutmaktan nasır bağlamış ellerimle siliyorum gözümden düşen iki damla yaşı 

Birden bakışlarım bir yere kilitleniyor, unutuyorum herşeyi 
Gün ışığından daha parlak sureti ile geliyor 
Gökyüzü donuk, herşey sus pus, bir geliş geliyor ki, 
Kainat ona dalmış, yürüyüşü yürek dağlıyor 
Ve benim sol yanımda sızı, 
Büyüyor, büyüyor.
Bu sızı Alka beğin dediği o şey mi acaba?
Aşk!..

Çok canımı yakıyor, o geçiyor yanımdan, benim sol yanım yanıyor. 

Aydan aydınlık, Göktürk prensesi Aydan… 
Ulu Türk Hakanı Bomey Tegin Kağan’ın tek kızı, Ötüken’in gözbebeği 

O yürüyor taş oluyor düşüyorum ayaklarının altına 
Baktığı yerde buluyorum kendimi 
Ben sıradan bir er, Göktürk eri 
Onbinlerce Adsız kahramandan biri. 

O Göktürk prensesi, Ötüken’in en soylu kızı, uğruna onlarca can alınmış, gönlü onlarca yiğit ere mezar olmuş güzeller güzeli bir ay parçası. 

Nice seferler, akınlar görüp geçirdim ama bu defa farklı 
Savaşa girmeden mağlup olmuşum, esir düşmüşüm, 
Fermanım verilmiş, oklar bağrımı delmiş, kanım akmış… 

Ve vakit gelmiş, gitme vakti, töremizde yazılı, alın yazgımızda çakılı 
Er meydanı, yiğitlere görünmüş. 
Sıra sıra dizilmiş, tümen tümen ordular, 

Aksilik olacak ki, 
Gitmek istemiyor ata yadigarı atım 
Adımlarını geri geri atıyor 
Her akına deli dolu giderken bu defa gitmemelisin der gibi. 

Gitmem lazım 
Daha büyük akınlar geçirip, anlı şanlı Göktürk subayı olmalıyım
Olmalıyım ki, 
Onun karşısına çıkabileyim. 
Şimdi sıradan bir erim, Göktürk eri, onbinlerce Adsız kahramandan biri. 

Kör albız alsın!
Dinletemiyorum kendimi 
Yatıyor yere kalkmak istemiyor, kalkmalısın, hayallerim için kalk ne olur diyorum, 
Ayakları toprağa çakılı, bu sefer gitme der gibi bakıyor gözlerime. 
Onu bırakıp gitmek istemiyorum ama nafile… 

Gitmek zorundayım, ben yatağında ölmeyi utanç sayan milletin yiğit eriyim, Göktürk eri, onbinlerce Adsız kahramandan biri. 

Tümen beği yedek atını veriyor halimi görüp, aklım geride kalıyor fakat gidiyorum 
Yüreğim sıkılıyor, fakat gidiyorum… 
Dönmemek üzere,
Sevgimi, umut çınarına bağlayıp 
Belki diyorum, belki bir ümit dönerim 

Ve gidiyorum…

Sanma gönül dinlenir,
Ufukta gün batınca.
Bunalırım kederle
Gece gelip çatınca.

Yâri her bir anışım
Bir ölümdür tanışım!
Belki diner yanışım
Son uykuya yatınca…

Köngül yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
http://edebice.net/2017/02/17/kongul/feed/ 0