Mehmet Emin Yurdakul – Edebice Dergisi http://edebice.net Resmi Web Sitesi Mon, 06 May 2019 17:41:26 +0000 tr-TR hourly 1 https://wordpress.org/?v=4.6.14 Kur’a Neferi http://edebice.net/2015/04/21/kura-neferi/ http://edebice.net/2015/04/21/kura-neferi/#respond Tue, 21 Apr 2015 18:33:56 +0000 http://edebice.net/2015/04/21/kura-neferi/ KUR’A NEFERİ                                             -Fuat Raif Bey’e- —   Yazık, yazık,

Kur’a Neferi yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
KUR’A NEFERİ

                                            -Fuat Raif Bey’e-

—   Yazık, yazık, ömrümüzü geçirmişiz boş yere;

Nasıl böyle kara yüzle varacağız mahşere?

Bu yollarda ölenler de şehittirler, değil mi?

 

—   Şehittirler…

                      —    Toprakçığım demek burdan alınmış;

Ne yapalım, dertli başa böyle kalem çalınmış;

Evvel Allah, sonra size ısmarlarım ninemi.

—   Merak etme…

                               — Bayrağımı mezarıma dikiniz;

Bir de bana hakkınızı helâl edin, hepiniz!

—   Helâl olsun…

—  Aman fena oluyorum: Ah, ah, ah!…

—   Hafiflersin, açılırsın; biraz oku, tövbe et;

Gel beraber getirelim kelime-i şahadet;

Haydi kardeş…

—           Eşhedü en lâ ilahe illallah.

 

*     *

 

Evet odur… Taze, yalnız ve gölgesiz bir mezar;

Garip kabri olduğu bak, toprağından besbelli.

Ta kendisi, o tifodan ölmüş olan bayraktar;

İşte, işte, baş ucunda bayrakçığı dikili.

 

Ah, bu öksüz mezarcığa kim göz yaşı saçacak?

Herkes kendi ölüsüne ağlamaya koşmada.

Ah, bu garip yiğit için kim var ki el açacak?

Biçarenin kimi varsa yüce dağlar ardında!…

 

Bir Yolcuya:

Ey hemşeri, bana bak, hişt!… Kaçıyor ha, zavallı!

Kaçma kuzum, bu dünyanın her bucağı mezardır;

Her nereye basmış olsan, orda yüz bin can yatır;

Kara mezar, deniz mezar… Hangi yere kaçmalı?

 

Kaçmak kimden? Şu bir yığın kemikten mi? Hay korkak!

Tamahları size kalan ölü size ne yapar?

Azgınlıklar, mezarlardan uzaklarda can yakar;

Eğer kaçmak gerek ise dirilerden kaç uzak!…

                                                            

                                 *     *

Ey kardeşler, bu yiğit de Türk gayreti güderdi;

Tüfeğe de en sevdiği saban gibi gülerdi.

Onun, sağken çalıştığı aziz yerdi: Şu toprak!

Ölünce de bıraktığı şu şey oldu: Bir bayrak!

 

Bunlardır ki, çok işleri canla, başla görürler;

Memleketin büyükleri: «Öl!» deyince ölürler;

Bu uğurda ne bir para, ne de bir ad isterler;

Vazifeyi «Vazifedir!..» diye yapıp giderler.

Ruhlarına okuyalım Fatiha;

Ötesini bırakalım Allah’a!..

Kur’a Neferi yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
http://edebice.net/2015/04/21/kura-neferi/feed/ 0
Ordudan Bir Ses http://edebice.net/2015/04/21/ordudan-bir-ses/ http://edebice.net/2015/04/21/ordudan-bir-ses/#respond Tue, 21 Apr 2015 18:31:32 +0000 http://edebice.net/2015/04/21/ordudan-bir-ses/ ORDUDAN BİR SES                                                                       -Harbiye Mektebi talebesine- Varsın, bütün yırtıcılar bir olsun; Varsın, haçlar intikama çağırsın; Varsın, bütün yüreklere kin dolsun; Varsın, çanlar: «ölüm!» diye bağırsın!…     Lâkin bizler

Ordudan Bir Ses yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
ORDUDAN BİR SES

                                                                      -Harbiye Mektebi talebesine-

Varsın, bütün yırtıcılar bir olsun;

Varsın, haçlar intikama çağırsın;

Varsın, bütün yüreklere kin dolsun;

Varsın, çanlar: «ölüm!» diye bağırsın!…

 

 

Lâkin bizler yaşıyoruz, ölmedik.

Kanlarımız o saf kan,

Silâh tutan kollarımız o çelik;

Bugün dahi her birimiz bir aslan!…

 

Bil ki senin toprağın

Her zaman hür kalacak,

Ay yıldızlı bayrağın

Bize gölge salacak.

 

Sen, ninniyi duyduğumuz bir yersin;

Hür yaşamak hukukunu verensin.

Nice günler gördüğümüz illersin;

Varlığımız, dirliğimiz hep sensin.

 

Senin bize hilâfetin, Kuranın,

Tacın, tahtın emanet;

Devletini kuran Gazi Osman’ın

Ayağının izlerine bin hürmet!..

 

                    Bil ki senin toprağın

                    Her zaman hür kalacak,

                    Ay yıldızlı bayrağın

                    Bize gölge salacak.

 

Mümkün mü ki senin bir öz evlâdın

Fatih’leri, Yavuz’ları çiğnetsin?

O yabancı şarkıları, ecdadın

 Ocakları içersinde dinletsin?

 

Yurdu için boyna kefen takmayan

Neslimizden değildir;

Alçak olan, kahpe olan bir insan

Hür alnını düşmanlara eğiltir.

Bil ki senin toprağın

Her zaman hür kalacak,

Ay yıldızlı bayrağın

Bize gölge salacak..

 

Biz, hepimiz tatlı cana hor baktık,

Ninelerden son veda’la ayrıldık,

Çocukları beşiklerde bıraktık,

Senin için silâhlara sarıldık.

 

Ant içtik ki her fırkada son sancak,

Her bölükte son fişek.

Her neferde son keskin diş, son tırnak.

Son damla kan sana hizmet edecek.

Bil ki senin toprağın

Her zaman hür kalacak,

Ay yıldızlı bayrağın

Bize gölge salacak..

Ordudan Bir Ses yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
http://edebice.net/2015/04/21/ordudan-bir-ses/feed/ 0
Sen Feryada Başlayınca http://edebice.net/2015/04/21/sen-feryada-baslayinca/ http://edebice.net/2015/04/21/sen-feryada-baslayinca/#respond Tue, 21 Apr 2015 18:30:00 +0000 http://edebice.net/2015/04/21/sen-feryada-baslayinca/ SEN FERYADA BAŞLAYINCA                                          -Yurdumun kurbanlarına- Ey Türkeli, senin adın bu

Sen Feryada Başlayınca yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
SEN FERYADA BAŞLAYINCA

                                         -Yurdumun kurbanlarına-

Ey Türkeli, senin adın bu dünyada en hoş sestir;

Senin fikrin, akla gelen her manadan mukaddestir;

Senin duygun yüreklerin en mübarek sevdasıdır.

Senin derdin beyinlerin en ateşli hummasıdır.

 

 

Sen feryada başlayınca: Tamah, garez hepsi susar;

 Muhabbetler senin aziz hukukuna yer hazırlar,

Yanaklara acı veda gözyaşları ağu döker;

Beşiklere, mabetlere, her bucağa yaslar çöker.

Bu saatta alim, cahil, masum, cani bütün millet:

Nutuklarla, şiirlerle, dualarla, bayraklarla,

Altınlarla, demirlerle, yumruklarla, tırnaklarla…

 

Senin asil hayatına kahramanca hizmet eder

Ve her oğlun can verirken «Ölüm güzel talihtir!» der;

Benden senin her fedakâr evlâdına yüz bin hürmet!..

Sen Feryada Başlayınca yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
http://edebice.net/2015/04/21/sen-feryada-baslayinca/feed/ 0
Günahkâr http://edebice.net/2015/04/21/gunahkar/ http://edebice.net/2015/04/21/gunahkar/#respond Tue, 21 Apr 2015 18:28:18 +0000 http://edebice.net/2015/04/21/gunahkar/   GÜNAHKÂR Ben, bir zindan içindeki mahpuslara benzerim; Benim dahi ayağımda ağır, paslı demirler… Benim dahi vücudumu mermer taşlar zehirler;  Benim dahi karanlıkta ışık arar gözlerim.     Nerde bulsam?…

Günahkâr yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
 

GÜNAHKÂR

Ben, bir zindan içindeki mahpuslara benzerim;

Benim dahi ayağımda ağır, paslı demirler…

Benim dahi vücudumu mermer taşlar zehirler;

 Benim dahi karanlıkta ışık arar gözlerim.

 

 

Nerde bulsam?… Nerdesin sen, ey mübarek teselli!

Artık yeter, bu hayali yok et benim önümden;

Artık yeter, bu azabı çıkar benim gönlümden…

Ah, kaldırın üzerimden beni döven şu eli!…

 

Ey masumlar! Şu gök, şu yer, hep kâinat sizindir;

 Gülme, sevme, alkış, türkü, ümit, hayat sizindir;

Yalnız bir dar mezar gerek bir günahkâr insana!….

 

—   Hayır, yaşa ve kendini yeni doğmuş biri bil;

Her gün küçük bir hayır yap, yanaklardan yaşlar sil;

Ta ki, senin ruhun dahi bir teselli kazana!…

 

Günahkâr yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
http://edebice.net/2015/04/21/gunahkar/feed/ 0
Gemici http://edebice.net/2015/04/21/gemici/ http://edebice.net/2015/04/21/gemici/#respond Tue, 21 Apr 2015 18:26:27 +0000 http://edebice.net/2015/04/21/gemici/ GEMİCİ Evet, bora başlayınca, soluğanlı bir deniz  Kuduz gibi köpük saçar, çılgın gibi haykırır; Sert rüzgârla iki yana bocalayan gemimiz Beşik gibi ırgalanır, çocuk gibi bağırır     Böyle kara

Gemici yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
GEMİCİ

Evet, bora başlayınca, soluğanlı bir deniz

 Kuduz gibi köpük saçar, çılgın gibi haykırır;

Sert rüzgârla iki yana bocalayan gemimiz

Beşik gibi ırgalanır, çocuk gibi bağırır

 

 

Böyle kara saatlarda bir uğursuz kuruntu

Bana bütün ufuklarda kasırgalar sezdirtir;

Yüreğimi çırpındıran ölüm yüzlü bir korku

Hayalimin karşısında cenazeler gezdirtir.

 

Ben o zaman şöyle derim: «İşte sana iki yol.

Birisinin üzerinde: Dalga, köpük, taş, duman;

 Öbürünün arkasında: Körfez, kara, ev, vatan!

 

Sen bir ateş önündeki asker gibi erkek ol,

 Nice kanlı günler gören bayrakları hatırla

 Ve kendini ilkin cenge, sonra fethe hazırla!…»

Gemici yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
http://edebice.net/2015/04/21/gemici/feed/ 0
Bahtiyarlık http://edebice.net/2015/04/21/bahtiyarlik/ http://edebice.net/2015/04/21/bahtiyarlik/#respond Tue, 21 Apr 2015 18:25:14 +0000 http://edebice.net/2015/04/21/bahtiyarlik/ BAHTİYARLIK Sefil mahlûk, kaygun nedir? O yaşlar ne, gözünde? Neden öyle benzin soluk, kan kalmamış yüzünde? Bu dünyaya elbet sen de bunlar için doğmadın;  Başka türlü bir nasibi olmalıdır hayatın!..

Bahtiyarlık yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
BAHTİYARLIK

Sefil mahlûk, kaygun nedir? O yaşlar ne, gözünde?

Neden öyle benzin soluk, kan kalmamış yüzünde?

Bu dünyaya elbet sen de bunlar için doğmadın;

 Başka türlü bir nasibi olmalıdır hayatın!..

 

 

—   Bahtiyarlık!

—   Evet budur, işte bunu ara bul;

O olanca kuvvetinle bunun için gez, yorul,

 Toprakların altına gir, denizlerde çalkalan,

Durma, çalış, terle, tırman, dövüş, boğuş, yaralan!..

 

Kazancınla bir yuva yap, içersine gir, yaşa;

Orda bütün ruhun ile gülüp oyna, sev, okşa;

Bahtiyarlık türküleri söyle, her gün, her gece.

 

Senin bugün şu döktüğün gözyaşına gelince:

Bunları da acıklılar, zavallılar için saç!

Ve onlara bir kardeş ol, yardım eyle, kucak aç!..

Bahtiyarlık yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
http://edebice.net/2015/04/21/bahtiyarlik/feed/ 0
Fener http://edebice.net/2015/04/21/fener/ http://edebice.net/2015/04/21/fener/#respond Tue, 21 Apr 2015 18:23:53 +0000 http://edebice.net/2015/04/21/fener/ FENER  Sen her gece o yalçın kayalığın üstünden Dumanlara kırmızı alevini saçarsın. O canavar ağızlı girdapların önünden Gemilere selâmet yollarını açarsın!…     Demezsin ki: «Bunların içlerinde kimler var?» Felâkete

Fener yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
FENER 

Sen her gece o yalçın kayalığın üstünden

Dumanlara kırmızı alevini saçarsın.

O canavar ağızlı girdapların önünden

Gemilere selâmet yollarını açarsın!…

 

 

Demezsin ki: «Bunların içlerinde kimler var?»

Felâkete düşenler, senin için hep insan;

 Tehlikeler önünde: «Yardım!» diye haykıran

Herkes senin o büyük yüreğini yaralar.

 

Senin asil bir aşktan doğmuş olan alevin

Vicdan kadar güzeldir,

Garip kalan ruhlara uzanıcı bir eldir;

Sen bu elle hayatlar kurtarmaklık istersin.

 

Demir zırhlı üstünde, alnı yanık bir asker,

 Dalgalardan rızkını isteyen bir balıkçı.

Kürekleri kırılmış bir ihtiyar kayıkçı…

Hepsi senin o aziz yıldızınla gülümser;

Dudaklarda necatın ümidini titretir.

Birçok yaslı ufuklar,

Birçok zayıf kadınlar, birçok sefil çocuklar,

Göz yaşları, rüyalar ve dualar şenindir.

 

Sen her gece, o yalçın kayalığın üstünden

Dumanlara kırmızı alevini saçarsın,’

O canavar ağızlı girdapların önünden

 Gemilere selâmet yollarım açarsın!…

                                 (Türk Sazı)

Fener yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
http://edebice.net/2015/04/21/fener/feed/ 0
Balıkçı http://edebice.net/2015/04/21/balikci/ http://edebice.net/2015/04/21/balikci/#respond Tue, 21 Apr 2015 18:22:20 +0000 http://edebice.net/2015/04/21/balikci/ BALIKÇI                                  -Babamın aziz hatırasına- —   Babacığım, terlemişsin, gel, terini sileyim! —   Sil bakayım, benim

Balıkçı yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
BALIKÇI

                                 -Babamın aziz hatırasına-

—   Babacığım, terlemişsin, gel, terini sileyim!

—   Sil bakayım, benim güzel, merhametli meleğim.

—   Nerde kaldın?

—     Denizdeydim, bugün sular azgındı.

 

O her zaman küreğime boyun eğen akıntı

Çılgın akan bir sel gibi öfkesini artırdı;

Beni epey uğraştırdı, ter içine batırdı.

—   Yarın dinlen…

—           Ya sizlere kimler ekmek getirir?

Hangi komşu bir küçük tas sıcak çorba yedirir?

Olmaz yavrum, her gün gibi yarın dahi giderim;

Çalışarak Yaradan’dan size rızık isterim.

 

Demek bana yüreciğin acıyor ha?… Hey çocuk!

Biz küçükten mayamızı terler ile yoğurduk,

Bugüne dek ne boralar içersinde çalıştık;

Sen üzülme yavrucuğum, biz zahmete alıştık.

Biz sefiller, çok vakitler bir parasız kalırız;

O kadar ki yorgan, döşek satıp ekmek alırız.

 Lâkin Allah yine bizi esirgemiş, kayırmış;

Biz kullara sizler gibi teselliler ayırmış.

Evet bana tesellisin, zira ki ben her gece

Kulübemin eşiğinden içeriye girince:

Senin bana bir gülüşün her derdimi uyutur;

Ah seninle yorgun gönlüm çektiğini unutur!…

                                          (Türk Sazı)

Balıkçı yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
http://edebice.net/2015/04/21/balikci/feed/ 0
Şair http://edebice.net/2015/04/21/sair/ http://edebice.net/2015/04/21/sair/#respond Tue, 21 Apr 2015 18:17:52 +0000 http://edebice.net/2015/04/21/sair/ ŞAİR                                 –«Öç» şairine-                       

Şair yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
ŞAİR

                                –«Öç» şairine-             

                           Tarih nankör değildir, bir hizmeti unutmaz.

                                    İstikbalin vicdanı aşk istemez, kin tutmaz

Bana yirmi yaşımda ateş saçan bir sevda,

İik şi’rime altından kanat veren o hülya

Ak saçlarım altında yine alev saçacak.

 

 

Milletinin ruhuyle feryat eden bu dudak,

O şeyleri söyler ki, çağlattığı gümüş ses

  Asırların önünde nağmesini dindirmez.

 

Hiddet, tahkir hepsi boş!… Her cefaya katlanan

Yine şair kalbinden başka bir kalp değildir;

Bu zayıf kalp, en mağrur alınları eğiltir.

 

Şu dünyada bir büyük rüya gören kahraman

 O kartala benzer ki, en yangınlı şimşekler

Onun sisli ve korkunç yollarına nur serper.

Şair yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
http://edebice.net/2015/04/21/sair/feed/ 0
İsmail Gasprinski’ye http://edebice.net/2015/04/21/ismail-gasprinskiye/ http://edebice.net/2015/04/21/ismail-gasprinskiye/#respond Tue, 21 Apr 2015 18:15:12 +0000 http://edebice.net/2015/04/21/ismail-gasprinskiye/ İSMAİL GASPRİNSKİ’YE -Merhumun kaynı muhterem Akçuraoğlu’ya- Ey ulu Türk! Sen Kırım’ın kanlar ile yoğrulmuş. Vahşîlere esir olmuş, zalim tahtlar kurulmuş, Şerefleri unutulmuş bir toprağı üstünde…     Onun seni kan

İsmail Gasprinski’ye yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
İSMAİL GASPRİNSKİ’YE

-Merhumun kaynı muhterem Akçuraoğlu’ya-

Ey ulu Türk! Sen Kırım’ın kanlar ile yoğrulmuş.

Vahşîlere esir olmuş, zalim tahtlar kurulmuş,

Şerefleri unutulmuş bir toprağı üstünde…

 

 

Onun seni kan ağlatan kara bahtı önünde

Felâketli milletine: «Uyan!» diye haykırdın;

Bu İlâhî feryadınla onu nura çağırdın.

İstedin ki, medeniyet güneşi

Zekâlara çeliğini akıtsın;

Milliyetin diriltici ateşi

Vicdanları aleviyle ısıtsın.

 

Ta ki, Fatih Cengizlerin evlâdı

İslavlığınpençesinden kurtulsun;

Onun mazlum, sefil olan hayatı

 Hür ve mesut bir talihle can bulsun.

 

Sen bu aziz, büyük işe tek başına kalkıştın;

Buna asil Zühre’n ile gecegündüz çalıştın.

 

Yıllar geçti… Türk azmine ne Sibir’in dehşeti,

Ne de ömrün azgın yüzü bir zayıflık vermedi;

Sen arzunu kervan geçmez bozkırlara götürdün.

 

Bu uğurda katlandığın zahmetleri Türklüğün

Ümit dolu ufukları nurlariyle okşadı;

Resullerin rüyaları sende dahi yaşadı.

 

Sen kabrinde rahat uyu! Yakında

Bu sonuncu felâket de bitecek;

Yarın, senin hür bakışlı ırkın da

Altın devri terennümler edecek.

 

Zira, senin bıraktığın izlerde

Kadın, erkek bir genç neslin yürüyor

İman ile aşk sunduğun her yerde

İnkılâbın fikri hüküm sürüyor.

 

Bizden senin pak ruhuna Fatiha’lar, rahmetler

 Unutulmaz hatırana kalp dolusu hürmetler!

İsmail Gasprinski’ye yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
http://edebice.net/2015/04/21/ismail-gasprinskiye/feed/ 0