Bir şehir kadar büyüktür özlem;
Yanık bir türkü gibi dolar ciğerlerine…
Uçsuz bucaksız yaylaların türküsü..biraz sevginin biraz hüznün acımtrak parlak yanık sesi…
Bir şehir kadar büyüktür özlem;
Bir şehir kadar yalnız,
kuru kalabalıklarında…
Onlarca insanın gölgesi mi kendisi,
kendisi mi gölgesi?
belli etmez içinden geçer gider..bir uğultunun rahatsız edici endişesi gibi…
Bir şehir kadar büyüktür özlem;
Otobüs duraklarında bekler…
Bir duraktan ötekine yığılır yığılır da gider…
Miladını doldurmuş..matemler tutan
evlerin eşiğindedir özlem…
Ahşabı karalı, kara yazmalı çatısı..hep o eşiği geçirdiği kavuşmaları bekler…
Issız sokakların kuytu yalnızlıklarında…
Çocukların babalarının dönüşünü hayal ettiği köşe başlarında…
Bir şehir kadar büyüktür özlem;
Bir şehir kadar acımaz bazen..
ve ekmek kavgasında…
Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.
Henüz yorum yok.
Bu yazıya yorum yapabilirsiniz.