
Ateş korkudur. İnsanın içindeki bütün korkuları geri planda besleyen bir ateş olgusu vardır. Endişeyle alevlenir, kuşkularla yayılır ve öfkeyle kudurur bu korku. O, oddur ve öde yakınlığı iki nokta kadardır.
Ateş korkusuyla ehilleştirilen vahşi hayvanları duyduğumda hiç şaşırmadım. Çünkü insanı ehilleştirenin de aslında aynı korku olduğunu düşünürdüm. İnsanı terbiye eden, eğiten ve kendisi olmaya zorlayan bir ateş fenomeninden söz edebiliriz. Dahası insanın ateşle imtihan edildiğini belirtebiliriz.
İnsanın ateşle imtihanı, öyle alelade bir durum değil. Bu çok büyük bir imtihan, insanın en önemli imtihanı. Hem cehennemin hem de cehennemin teşvikçisi şeytanın ateşten vücuda geldiğini düşünürsek; ateşle imtihanın ne demek olduğunu biraz daha iyi anlar, cezanın ve cezaya çağıranın ateş olduğunu kavrarız sanırım. Kötülüğün ateşli yanı, bundan mütevellit olmalı kuşkusuz. Çocukluğumuzun çizgi filmlerinde ateşlerin içinden yükselen canavarlar, kötülüğün yenik temsilcilerini cezalandırmak için onları ateşe çeken ateş figürlü yaratıklar; bize kötülükle ateşin akrabalığını bildiriyordu.
Ateşi dizginlenmeye çalışılan vahşi bir yaratık olarak görebiliriz. Yunan mitolojisinin Zeus’u, ateşi insanlardan boşuna esirgemiyordu aslında. Mitolojide kahraman görülen Promete ateşi çalıp getirmekle ne ocakları yakacağını, ne canlara kıyacağını kestirmemişti kuşkusuz. Mitolojinin gerçekliği şüpheli; lâkin hakikat şu ki insan ateşi terbiye etmeye çalışması hiç kolay olmamıştır. Ateşin kontrolünde çok zorlanmıştır. Hatta tam olarak hâlâ kontrol edilebildiğini de söyleyemeyiz, çünkü yangınlar önümüzde büyük bir felaket olarak hâlâ varlıklarını idame ettiriyorlar. Öyleyse ateş korkusunun içimizde sürekli kabarması gayet normal olsa gerek. Nihayetinde yaşadığımız yaşlı dünya bir ateş topu, yer yer çatlayan oyuklarından fışkıran lavlar cehennem gibi.
Ateşin korkuluğuna sebep, cezanın ateşe yakınlığı olsa gerek. Hatta yakınlığı kaldırıp direk cezanın ateş olması denmelidir belki de.
Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.
Henüz yorum yok.
Bu yazıya yorum yapabilirsiniz.