Doyulmaz bir rüyadır aşk
kokladıkça boğulur yürek
Sonu olmayan bir uçmaktır
Papatyalar, menekşeler açar
Sözler sükut eder gözler edep
Ak alınlarda telli duvaktır
Tevekkülde yol ışığı
Bedendeki ten, tendeki ruha hitap eder
Doyulmaz bir rüyadır aşk
Yürekten yüreğe bir dilekçedir
Sözler senet gözler biçaredir
Acı ölüm tasına, şerbeti ala deyip
Zehri meşk etmektir aşk
Bak güneşin selamlıyor seni
Yirmi dört dallı çınar
Her birin kızıla çalar
kırk bir yürekte şad olur
Doyulmaz bir rüyadır aşk
Hilal kaş çatarsa yay olur
Gönül çatar harap olur
İnzivaya çekilme ey abdal
Saz dilsiz nizam mülksüz olur
Asırlardır biledim hasretimi
Masumane sevdalara inat
Sanma sabır taşı çatladı
Çile taşı yaş döktü
Aşkın edebine şan değil gam düştü
Ser şah-ı derki sözüm sana ey firdevsi
Aşkın manası büyüktür lügatımda
Anmadım mı dilimde
leyla ile mecnunu
Duyurmadım mı cihana
Aşklar ölümsüzdür
Bize düşen budur yadımıza sinemize çekeriz
Selamlamak gerkirse aşkı
Diz vurup selamlarız arşı
Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.
Henüz yorum yok.
Bu yazıya yorum yapabilirsiniz.