Dul Erkeğin Türküsü
ı
Gönlüm sarhoş bir yazıdır ıssız kâğıtlarda
Boyuna adres sorar
Belediye sınırları dışında
Üşütük bir gecekondu
Üstü boran, altı kar
Bir göz oda da olur
Daktilo çatırtısına alışık bir komşu
Sonrası… hamd ü senâlar…
2
Yaşlı başlı bir pansiyon odası
Gıcırdar bir karyola
Kadın kör. her şeyi eller durur
Adam, iki ayağı da çukurda
Nereye gitsem soğuk beni bulur
Cep konyağını kahveye boca etsem
Bir şeyler yazsam, yırtsam da sabaha
Gözlerimi kırpsam herkes uyanacak
Geceler tedirgin burda, gündüzler korkak
Pansiyon… hayat kadar uzakta.
3
Bütün dullar erkektir – böyle der ol şiir
Ortayaş göbeğim bile eridi, düşün ki düşün
Kadınlar ki saat fırlamaları
Kadınlar ki, çektir gerdir azdır
Aza aza azaldım ki, kartım takıldı
Yuttu matiğimi yıllar yıllar
Siz hiç duygu ile asena’nın birarada bulunduğu bir
vaha gördünüz mü?
Ben gördüm de şaşırdım, dul oldum
Kuzuyla kurt, kurtla kuzu – ikisi de dişi
Turkish Mitolojia’da bir bu eksikti
Hüseyin Ferhad, hemen kâğıdı kalemi çıkar
Bir şiir yaz ki, ateşle barut
Beni inandır, nasıl birarada olmaz
Adamım, ‘dullara yas yakışmaz’!
4
Fırtına var dışarda
Kalbim, ağlama
Yatarsın birazdan
Şarap ekşi, ev soğuk
Şu buzul çağında
Hayatın gaz odalarında
Çektin, çektirdin
Kalbim, ağlama
Aldığımız soluğun bile
Depozitosunu yatırdık
Mühür ve imza
Şiir ve ceza
‘Devlete ve tabiata’
Yem olduk
Kalbim… ağlama!
5
Sokak şehitleriyiz biz
Göğsümüze gül atınız
Alkışlayınız
El verin ki kaldırımlar inlesin
Baba alkolden, ana cigaradan
Alnımız ak, yüzümüz paytak
Hâlâ durup durup niye mi içeriz?
Alkışlayınız
Dokuzuncu canda bağdaş kurup oturmuşuz
Hayretler içinde misiniz?
Alkışlayınız…
Ama gülün rengini doğru seçiniz!
6
Eli falçatalı ölüm
Yanlış yollarda kalmışım
Gülüm yok ki, açsın bir gün
Gönlüm soluk soluğa
Ayağımı bastığım her yer
Beni eşikten kovalar
Desinler ki, bir gün güler
Erhan toprağa sinince…
Ahmet Erhan, 1999
Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.
Henüz yorum yok.
Bu yazıya yorum yapabilirsiniz.