1
Oğlum güneşin uzaklığım ölçüyor
yeşil başaktaki sütlü buğdaya
kutsanırken çölde başlayan körlük
yakılan kitapların zehirli aydınlığında
ömrüm göçmen kuşlara tenha bir göl
ömrüm inanmakla geçecek çocuklara
2
Demir atılacak bir limandır
her kozmik kum tanesi, her su zerresi
işte gidiyor düşlerin yüklendiği gemi
gökyüzünün ıssız denizlerinde
bırakarak baş başa bizi
pas ve at leşi kokan bir tarihle
3
Şafak sökmüyorsa usumun uzak ufkunda
tohum başkaldıramıyorsa
kutsal küller ve rahleler altında
taşlaşan toprağa
ve ak sakallı darwin
kuramıyorsa hamağını beynimin çınarına
yarın
söner yürekteki güneşi torunlarımın
efendilerin kul pazarlarında
4
Kıyımlar ve kıyamlar çağıydı bu
hüzünle başladı hüzünle bitti işte
tek bir kitapla yaşadık yüzyılları
ölümün rengiydi hükmeden ömrümüze
ve aşk, hep öyle kaldı
şairler için bir malzeme sadece
5
Yeryüzü aydınlanabilir miydi
görmeseydi gözler
o gizemli parıltıyı
senin gözlerinde,
ya hangi şiir yazılabilirdi
fark etmeseydi yürek
duvarında biten çiçeği
6
Venüs: ateşi donmuş bir meşale
titriyor uçurumların üzerinde,
heybesinde kuş diliyle yazılı kitaplar
deniz öğretmen gidiyor
ulumalarla büyüyen sessizlikte
masmavi bir dalga olup
çarparak geceye
açılmak istiyor buz altındaki kardelen
karanlıkta parlayan ayak izlerinde
İlk harf ilk sözcük
bir yağmur damlası inceliğiyle
düşünce dilimin çölüne
inandım:
hep öğrenci kalacağım
seni sevmeler ülkesinde
Arif Berberoğlu
(Vurulmuş Kuşlar Müzesi)
Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.
Henüz yorum yok.
Bu yazıya yorum yapabilirsiniz.