36. Sayı

Öykünün Uzun İnce Yolunda Dağınık Bir Macera – Muhammet Erdevir

Masal, mit, destan, kıssa, ve menkıbe gibi anlatmaya bağlı tüm metinler özünde birer hikâye anlatmaktadır. Ancak Tanzimat Dönemi’nden itibaren edebiyat dünyamıza giren yeni bir tür daha bulunmaktadır. Başlangıçta “hikâye” olarak adlandırılsa da kavramın geniş kullanım alanından dolayı 1950’lerden itibaren bu yeni türe “öykü” denilmektedir. TDK sözlüğü “hikâye” sözcüğünü “Bir olayın sözlü veya yazılı olarak anlatılması; […]

Devamını Oku
31. Sayı

Fidel – Muhammet Durmuş

Ünal Durmuş ve Emre Akkol için Kayık yerinde yoksa Ballim’in denize açıldığını anlıyor ve direkt dama giriyordum. Kaç kez sabahladığım da olmuştur. İyi bir adamdı Ballim. Lakabının nereden geldiğini bilmiyordum ama dilime takılmıştı bir kere. Kendinden küçüklerle vakit geçirmenin genç hissettirdiğini söylerdi. Tahammülü fazlaydı bana karşı. Kıvırcık sakalları ve iri ellerine kim baksa balıkçı olduğunu […]

Devamını Oku
30. Sayı

Faydasız Muharebe – Muhammet Durmuş

  I Bildiğimiz tarih boyunca öğretiler, doğru bir yaşam ve ideal bir toplum hayatı için önemli tavsiyeler taşır. Bu tavsiyeler, yaşam tecrübesinden çıkarılan dersler ve/veya tecrübeye döküldüğü vakit isabetli bir hitama varacağı ümit edilen teorilerden oluşur. Fakat tanrı düşüncesi üzerine geliştirilen yaşam şablonları toplum içi ve toplumlar arası savaşları tetiklemiştir; bilim üzerine geliştirilen şablonlar da. […]

Devamını Oku