bayrak – Edebice Dergisi http://edebice.net Resmi Web Sitesi Mon, 06 May 2019 17:41:26 +0000 tr-TR hourly 1 https://wordpress.org/?v=4.6.14 Bir Mayıs Yağmuru http://edebice.net/2019/05/01/bir-mayis-yagmuru/ http://edebice.net/2019/05/01/bir-mayis-yagmuru/#respond Wed, 01 May 2019 00:42:03 +0000 http://edebice.net/?p=10539 Şehit Cengiz Baktemur’un anısına… Firdevs Baktemur anlatıyor; Oğlumla karşılaştığımda, “Ana sen niye öyle ağlıyorsun, sakın ağlama, Peygamberler bile çile çekmiş, bizim de çekeceğimiz çile varmış” diye konuştu. Yine böyle bir

Bir Mayıs Yağmuru yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Şehit Cengiz Baktemur’un anısına…

Firdevs Baktemur anlatıyor; Oğlumla karşılaştığımda, “Ana sen niye öyle ağlıyorsun, sakın ağlama, Peygamberler bile çile çekmiş, bizim de çekeceğimiz çile varmış” diye konuştu. Yine böyle bir görüş günüydü. Henüz idam kararı çıkmamıştı. Bu görüşmeden 26 gün sonra yavrum idam edildi.

Baktemur’un tâlihi;

Ben râhmet üstüne doğrulmuşum,
Özüm, yiğitlikle yoğrulmuşum,
Fitne çağında tâlihsiz adım;
Vatan suç bilinmiş, vurulmuşum!..

Hangi çağ bilenmiş bir asırdır…
Ah aydınlık günlerim nerede?
Ya rabbi, bu nece büyük sırdır!
Hani şanım, dünlerim nerede?

Şehâdeti;

Ölüme hazırladılar onu. Hücreden çıktığında gülümsüyordu. Adeta “Bozkurtlar ölüme böyle giderler!” der gibi…

İdam edileceği yere getirildi. Sehpayı görünce yine güldü. “İşte bizi Allah’a götürecek olan sebep!” dedi.

Son isteğini sordular…
“Bir Bayrak ve bir de Kur’an istiyorum!” dedi.

Getirildi.
Kolları bağlıydı. Bir asker yardımcı oldu. Kur’an’ı öptü alnına koydu. Bayrağı öptü, yüzünü, gözünü sürdü. Heyete döndü.
“İşte ben bunlar için ölüyorum! Canım feda olsun!” dedi.
Sonra kimseyi beklemeden sehpaya yöneldi.

İdam sehpam kurulmuştur;
Yarınım darağacında…
Gençliğime vurulmuştur;
Umutlarım inancında…

Sırla geceme nûr olur…
Ağlar canıma yâr olur
Şu ellerime hâr olur;
Dualarım amacında…

Bir mayısın bir yağmuru,
Tanrı eyler gibi nuru…
Yok mu gidişin oluru?
Fani, vefasız acunda…

Artık gözlerim görmüyor,
Kader ağını örmüyor,
Bir giden geri gelmiyor,
Umutlar darağacında…

Ve yeniden doğuşu;

Ne yana yönelsem kıblem olur,
Şehitliğime nişânem olur…
Belki gözlerime perdem olur.
Beden ölür, ölen ruhum değil,
Ey ölüm, şimdi önümde eğil!..

Vakit solmak üzre, şafağında…
Hangi kurtuluşa müjdedir bu!
Hangi zamanın da ötesinde;
Yeniden doğuşa secdedir bu!

Yalnız hâk’ka varmak gâyem olur…
Nur sofralarında pâyem olur…

Kelime-i şehâdet getirdi. Boynuna ilmeği geçirdiler.
Tabureye tekmeyi vurdular. Ama ayakları masaya değiyordu. Hemen birisi koşup masayı da çekti.

Bir yiğit daha sonsuzluğa erişti…

1 Mayıs 1982

IMG_20190501_030319

Bir Mayıs Yağmuru yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
http://edebice.net/2019/05/01/bir-mayis-yagmuru/feed/ 0
Bayrak Şairimiz Arif Nihat Asya’nın Şeb-i Arus’u http://edebice.net/2019/01/06/bayrak-sairimiz-arif-nihat-asyanin-seb-i-arusu/ http://edebice.net/2019/01/06/bayrak-sairimiz-arif-nihat-asyanin-seb-i-arusu/#respond Sun, 06 Jan 2019 08:06:52 +0000 http://edebice.net/?p=10045 Onunla ilkokul sıralarındayken tanıştım. O yıllarda, bana “…mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü”nün, “Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim” olduğunu öğretmişti. Lise birinci sınıfta, “Sen de geçebilirsin yârdan, anadan, serden/ Senin

Bayrak Şairimiz Arif Nihat Asya’nın Şeb-i Arus’u yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
arif_nihat_asya2

Onunla ilkokul sıralarındayken tanıştım. O yıllarda, bana “…mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü”nün, “Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim” olduğunu öğretmişti.

Lise birinci sınıfta, “Sen de geçebilirsin yârdan, anadan, serden/ Senin de destanını okuyalım ezberden/ Haberin yok gibidir taşıdığın değerden” mısralarıyla titredim!.. Kutlu yolu işaret eden bu şaire gönlümde daha çok yer vermem gerektiğini anlamıştım. Lise ikideyken bir edebiyat dersinde değerli hocam Murat Gök, bizden “Bir Bayrak Rüzgâr Bekliyor” isimli şiiri ezberlememizi istemişti. Ben de o şiiri, ders esnasında ezberleyip sınıfta heyecanla okumuştum. Şiiri ezberledikten birkaç hafta sonra ise bir kitabevine gidip oradan “Bir Bayrak Rüzgâr Bekliyor” adlı kitabı almıştım. Haftalık harçlığımın büyük bir kısmını o kitabı almak için harcamıştım. Ama olsun… Elimde kutlu yolu gösteren büyük bir kitap vardı.

İşte o zamandan beri Bayrak Şairi’mizle hemhâl olmaya çalışıyorum. Bu hâl, ben ölünceye dek de devam etsin istiyorum…

Arif Nihat Asya; hece, aruz ve serbest ölçüde nitelikli şiir örnekleri vermiş donanımlı bir şairdir. Arif Nihat’ın şiirlerinde tarih bilgisinin ayakları yere sağlam basar. O, Ötüken’den Ankara’ya uzanan doğru bir yol çizer ve birleştirici mayayı okuyucuya ustalıkla sunar. Mısraları masallardan, destanlardan ve menkıbekerden izler taşır. Onun şiirinde mü’min nuru, millet şuuru ile estetik ufuk yoğrulmuştur. Öteleri anlatışında büyük bir sıcaklık hâkimdir. O hâllere uzak olana dahi sevimli gelecek bir hava vardır onun şiirinde. Şiirleri aydınlıktır çünkü Arif Hoca, okumayı ve Türkçeyi aziz bilenlerdendir. Şiirleri derindir zira o; sevgiyi, hasreti, huzuru ve hüznü derinden hissetmiş, ülküsüne sımsıkı bağlanmıştır. Şiirleri rengârenktir, buna “Ağızlığın dallardan…” diye başlayan “Sigara” şiirini örnek verebiliriz. Şiirinde sigarayı bile incelikle anlatmıştır.

Asya, nesirde de etkileyici örnekler vermiştir. Şiirsel bir üslûpla kaleme aldığı nesirleri ahenklidir ve söz oyunlarıyla doludur. Okuyucuyu sıkmadan yazının sonuna taşır. Okuyucuya “Bu yazının devamı olsaydı ya! Ne hoş anlatıyordu…” tadını verecek yazılar yazmıştır. Yani o yazılar, okuyucunun içinde devam edecek derecededir.

Şiirlerinden ve nesirlerinden yola çıkarak “Arif Nihat Asya’yı anlamak, Türk milletini anlamaktır.” diyebilirim.

Mevlevî şeyhi olan Arif Nihat Asya, doğum ve ölüm olayını şu şahane benzetmeyle anlatmış: “Bir yanağından öptüm… Söyle ey dünya, öbür yanağından öpmek için daha kaç günlük yol yürümeliyim?..”

Arif Nihat, dünyanın öbür yanağından öpmek için 5 Ocak 1975’e kadar yürümüş. 5 Ocak, Arif Hoca’nın çok sevdiği şehir olan Adana’nın düşman işgalinden kurtuluş günü. 5 Ocak, Arif Nihat Asya’nın “Bayrak” şiirini yazdığı gün. Kanaatimce 5 Ocak, Bayrak Şairi’mizin samimiyetinin gösterildiği gün. İşte o günde -onun şeb-i arusunun olduğu günde- Arif Nihat Asya’yı sevgi, saygı ve dua ile anıyorum…

Bir denememde duygu ve düşünce âlemini mânâ ile âbâd etmeyi anlatırken verdiğim örneklerden biri şuydu: Arif Nihat Asya’nın sesi olup mısralarla dua etmek ve bayrağı dalgalandırmak…

MUHAMMED TURAN ŞEHİTOĞLU

Bayrak Şairimiz Arif Nihat Asya’nın Şeb-i Arus’u yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
http://edebice.net/2019/01/06/bayrak-sairimiz-arif-nihat-asyanin-seb-i-arusu/feed/ 0
Hatırla ! http://edebice.net/2017/07/03/hatirla-2/ http://edebice.net/2017/07/03/hatirla-2/#respond Mon, 03 Jul 2017 13:26:50 +0000 http://edebice.net/?p=6409     Bizler,   Türk İslam davasının ümidi gençlik Bu yolda yürür,şehit olur, ölürüz. İşkencelerde erir, mahpuslarda üşürüz. Baş verir baş eğmeyiz, Zindanlarda çürürüz.   Bizler,   Selim Pusatız, Gökçeniz,

Hatırla ! yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
 

 

indir

Bizler,

 

Türk İslam davasının ümidi gençlik

Bu yolda yürür,şehit olur, ölürüz.

İşkencelerde erir, mahpuslarda üşürüz.

Baş verir baş eğmeyiz,

Zindanlarda çürürüz.

 

Bizler,

 

Selim Pusatız, Gökçeniz, Börte, Mihriban, Azapayız.

Aşka âşık, sevdaya deli,

Ülkü uğrunda, öyleyse yanarız.

 

Bizler,

 

Sinesi çelikten yiğitler, gür belikli kızlarız.

Kızıl Elma yolunda şahlanan doru atlarız.

Ergenekon’da demir, Nur Dağı’nda taşlarız.

 

Ki bizler,

 

Davası avcunda kor olan,

Biz bağrı yanıklarız.

Ve bizler yere düşüp

Kirlenmeyen al bayraklarız.

 

Atalarımızın, Başbuğ Alparslan Türkeş, Şehit Muhsin Yazıcıoğlu, fikir önderlerimiz Hüseyin Nihal Atsız, Galip Erdem, Dilaver Cebeci, Abdurrahim Karakoç, Seyyid Ahmet Arvasi, Osman Yüksel Serdengeçti’nin aziz ruhlarına rahmet ve özlem, Yusuf Ziya Arpacık’a hürmet ve selam ile…

 

 

 

 

 

 

Hatırla ! yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
http://edebice.net/2017/07/03/hatirla-2/feed/ 0
Hakan Boz “Bayrak Kalpak Revolver-İttihat ve Terakki Cemiyeti” http://edebice.net/2016/12/06/hakan-boz-bayrak-kalpak-revolver-ittihat-ve-terakki-cemiyeti/ http://edebice.net/2016/12/06/hakan-boz-bayrak-kalpak-revolver-ittihat-ve-terakki-cemiyeti/#respond Tue, 06 Dec 2016 07:04:24 +0000 http://edebice.net/?p=3578   BAYRAK KALPAK REVOLVER, İTTİHAT VE TERAKKİ CEMİYETİ İmparatorluktan cumhuriyete uzanan siyasal sürecin öncü kadrosu olan İttihat ve Terakki’nin, Türk siyasi hayatındaki izleri aradan geçen bir asra rağmen tartışılmaya devam

Hakan Boz “Bayrak Kalpak Revolver-İttihat ve Terakki Cemiyeti” yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
 

Kitap kapağı

Kitap kapağı

BAYRAK KALPAK REVOLVER, İTTİHAT VE TERAKKİ CEMİYETİ

İmparatorluktan cumhuriyete uzanan siyasal sürecin öncü kadrosu olan İttihat ve Terakki’nin, Türk siyasi hayatındaki izleri aradan geçen bir asra rağmen tartışılmaya devam ediliyor.

Hakkında pek çok siyasi eğilimin önyargı beslemesine karşın, İttihat ve Terakki hakkındaki yayınların sayısındaki önemli artış dikkat çekiyor. Son günlerde bu yayınlara bir yenisi daha eklendi. Editörlüğünü Araştırmacı-Yazar Hakan Boz’un üstlendiği, on altı akademisyen ve bilim insanının katkılarıyla hazırlanan “Bayrak Kalpak Revolver, İttihat ve Terakki Cemiyeti” raflardaki yerini aldı.

İttihat ve Terakki’nin az bilinen, hatta yer yer hiç bilinmeyen yönlerine ışık tutan Bayrak Kalpak Revolver, “imparatorluğu parçalayan siyonist uşağı masonlar” olarak görülen İttihatçıları, yeniden tartışmaya açıyor.

Kitabın editörü Boz, İttihatçıların imparatorluğun son dönemine dair etkilerini şu sözlerle özetliyor:

“…hakkı verilmelidir ki; iktidarlarının son evresine kadar Doğu coğrafyasında yer alan, farklı din ve etnik kimliklerden Asyalı kavimlerin Batı karşısında konumlandırıldığı, mekânın yeniden anlamlandırıldığı ve merkezinde “Türk Kültür Havzası”nın  bulunduğu, anti-emperyalist bir tasarım hareketinin liderliğini üstlenmesi, meşrutiyet ve ulus devlet düşüncesinin doğuşu, modern ordu ve milli iktisat modelinin kurulması, vatandaşlık, kimlik ve mensubiyet şuurunun inşası süreçlerinde İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin önemli roller üstlendiği görülmektedir.”

Bilimlerin disiplinlerarası bir eğilim kazanmaya başladığı günümüzde, bu yöntemle hazırlanan “Bayrak Kalpak Revolver, İttihat ve Terakki Cemiyeti” isimli çalışmanın kendi alanında önemli bir boşluğu dolduracağı düşünülüyor.

İttihat ve Terakki konusunda Türkiye’nin otorite isimlerinden ABD’li ve Türk tarihçi Prof. Dr. Feroz Ahmad ise arka kapak için kaleme aldığı metinde kitabı şöyle takdim ediyor:

“20. Yüzyıl, Osmanlı İmparatorluğu için 1908 yılında İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin meşrutiyeti ilan etmesi ile başladı. 1908 yılı, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel kurallarının belirlendiği, modern Türkiye için bir dönüm noktası oldu. Bununla birlikte cemiyet, 1919 yılına kadar politik yaşamda imparatorluğun temel gücüydü.  On altı makaleden oluşan bu kitap, İttihat ve Terakki Cemiyeti’ni her yönden inceliyor. Kitap, Abdülhamid’in uzun süren sultanlık dönemini anlatan bölüm ile başlamakla beraber, cemiyetin politik, sosyal, ekonomik ve ideolojik fikirlerini de analiz ediyor. Derin analizlerin yer aldığı bu kitabın, yararlı ve akıcı bir şekilde modern Türkiye’nin temellerini anlamak isteyenlere yardımcı olacağını düşünüyorum.”

Kimler Ne Yazdı?

Kitapta kamuoyunun İttihat ve Terakki çalışmalarıyla yakından tanıdığı Orhan Koloğlu’nun, “II. Abdülhamid’in 32 Saltanat Yılı” başlıklı makalesinde Sultan Abdülhamid döneminin önemli siyasi gelişmelerini ve İttihat Terakki’yi doğuran tarihi süreci; H.Raşit Yılmaz’ın “İmparatorluğa Veda Arifesinde Bir Nesil: İttihatçılar” başlıklı makalesinde ise cemiyetin 1908-1913 yılları arasındaki varoluş mücadelesini okuyacaksınız. Genel bir girizgahın ardından cemiyet aracılığıyla imparatorluğa yön veren üç önemli İttihatçının karakter tahlillerini bulacaksınız. Bab-ı Âli’nin mâruf İttihadçısı Erol Cihangir’in, “Cihan Harbi’ne Giden Yolda İlk Jeopolitik Kırılma: Enver’in Trablusgarp Savaşı” başlıklı makalesinde Trablusgarp Savaşı üzerinden yaptığı Enver Paşa tahlillerini okurken; İlyas Kara’nın “Bab-ı Âli’ye Sefertası ile Giden Başbakan: Talat Paşa” başlıklı makalesinde cemiyetin en kudretli isimlerinden Talat Paşa’nın hayatı ve görüşlerini; Cemal Paşa konusunda Türkiye’nin otorite isimlerinden Nevzat Artuç’un “Cemal Paşa Üzerine Bir Değerlendirme” başlıklı makalesinde ise Cemal Paşa hakkında yapılan akademik çalışmaları ve Cemal Paşa’nın Türk siyasi hayatına etkilerini bulacaksınız.

İttihat Terakki ve Kimlik Tartışmaları

Cemiyetin üç kudretli ismi hakkında kaleme alınan biyografik analizlerin ardından okurlarımızı İttihat ve Terakki’nin ulus devlet, milliyetçilik ve Kürt polititikalarının ele alındığı makaleler karşılıyor. Bu doğrultuda Baran Dural’ın “Yıkım ile İnşa Arasında Bir Kilometretaşı: 24 Temmuz’da Yakılan Ulus-Devlet Ateşi” başlıklı makalesinde modernleşmenin sacayaklarını ve Osmanlı idari reformlardan Türkiye Cumhuriyeti’ne uzanan “önsözü”; Mustafa Yiğit’in “İttihat Terakki İdeoloğu Olarak Ziya Gökalp” başlıklı makalesinde “İttihat ve Terakki’ye ruhunu üfleyen”, Ziya Gökalp’in cemiyetin siyasi görüşlerinin şekillenmesinde rolü ve etkisini; Afşın Efkarlıoğlu’nun “İttihat ve Terakki ve Kürtler” başlıklı makalesinde ise cemiyetin Kürtlere yönelik siyasi politikalarını okuyacaksınız.

Ekonomide Millileşme

Ulus devlet ve milliyetçilik tartışmalarıyla ilgili değerlendirmelerin ardından ise siyasi bağımsızlığın önemli parametreleri arasında yer alan kapitülasyonlar ve milli iktisat konularının irdelendiği çalışmaları göreceksiniz. M. Emin Elmacı’nın “İttihat ve Terakki’nin Sosyoekonomik Değişmezleri: Kapitülasyonlar” başlıklı harkulade makalesinde cemiyetin, imparatorluğun siyasi bağımsızlığının sağlaması konusunda gümrükler, konsolosluklar, yabancı okulları, kiliseler, adli kapitülasyonlar ve yabancı şirketlere tanınan kapitülasyonların kaldırılması konusunda giriştikleri siyasi mücadelesini; Bahar Aşcı’nın “İttihat Terakki ve Milli İktisat Düşüncesi” başlıklı makalesinde ise Osmanlı ekonomisinin genel hatlarını ve cemiyetin 1908-1918 yılları arasısındaki milli iktisat uygulamalarını okuyacaksınız.

Bülent Şenses’in, çalışma için kaleme aldığı “Osmanlı Ordusunda Islahatlar ve İttihat Terakki Dönemine Yansımaları (1883-1918)” başlıklı makalesinde Osmanlı Ordusu’ndaki dönüşümü, ordudaki ıslahatların İttihatçı subayların ortaya çıkısındaki rolünü ve İttihat Terakki’nin Osmanlı Ordusu’na yönelik yenileşme çabalarını; Erol Akcan ise,  “İttihat ve Terakki Fırkası’nın Paramiliter Gençlik Kuruluşları” başlıklı makalesinde Balkan Savaşları’ndan hemen sonra İttihat ve Terakki Fırkası’nın himayesinde ve doğrudan parti=devlet eliyle kurulan paramiliter gençlik kuruluşlarını ele almış.

Yeni Toplum-Yeni İnsan

Balkan Bozgunu’ndan kısa bir süre sonra I. Cihan Harbi’ne kadar Osmanlı Ordusu’ndan adeta bir savaş makinası çıkaran İttihat ve Terakki’nin bir diğer önemli icracaatı ise eğitim alanında gerçekleştirdiği reformlardı. Bu paralelde Ercan Uyanık, “İttihat ve Terakki Dönemi Eğitim Reformları (1908-1918)” başlıklı makalesiyle cemiyetin “yeni toplum-yeni insan” tipinin inşasının ağırlık merkezi ve en önemli ideolojik aygıtı olan eğitim ve öğrenim faaliyetlerindeki reformları incelemiş. Oğuzhan Yücel ise “İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin Son Evresi” başlıklı makalesiyle cemiyetin, Mondros Mütarekesi’nden İzmir Suikastı’na kadar uzanan 1918-1926 tarihleri arasındaki faaliyetlerini ele almış.

Yeni Türkiye’de Tarih Savaşları

Çalışmaya, İkbal Vurucu, “Yeni Türkiye’de Tarih Savaşları” başlıklı makalesiyle katkıda bulmuş. Vurucu, Yeni Türkiye kavramı üzerinden geliştirilmeye çalışılan tarih tasavvurunu eleştirerek, İttihat Terakki’ye dair yazılan söylemleri analiz etmiş. Çalışmadaki son metin ise Fahri Türk’ün, Ahmet Ümit’in “Elveda Güzel Vatanım” isimli romanı üzerine kaleme aldığı kitap eleştirisi.

 

Hakan Boz “Bayrak Kalpak Revolver-İttihat ve Terakki Cemiyeti” yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
http://edebice.net/2016/12/06/hakan-boz-bayrak-kalpak-revolver-ittihat-ve-terakki-cemiyeti/feed/ 0