ali – Edebice Dergisi http://edebice.net Resmi Web Sitesi Fri, 15 May 2020 21:52:50 +0000 tr-TR hourly 1 https://wordpress.org/?v=4.6.18 Gök Aradık Tuğlara- Türk Şiirinin Dirilişi http://edebice.net/2020/04/18/goek-arad-k-tuglara-tuerk-siirinin-dirilisi/ http://edebice.net/2020/04/18/goek-arad-k-tuglara-tuerk-siirinin-dirilisi/#respond Sat, 18 Apr 2020 16:05:55 +0000 http://edebice.net/?p=2336   Gök Aradık Tuğlara- Türk Şiirinin Dirilişi Gök Aradık Tuğlara, Mehmet Ali Kalkan’ın son şiir kitabı. Ötüken yayınları arasından çıkan bu kitap, okuyanın damağında halk şiirinin tadını, tuzunu bırakıyor. Hem

Gök Aradık Tuğlara- Türk Şiirinin Dirilişi yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
 

Gök Aradık Tuğlara- Türk Şiirinin Dirilişi

Gök Aradık Tuğlara, Mehmet Ali Kalkan’ın son şiir kitabı. Ötüken yayınları arasından çıkan bu kitap, okuyanın damağında halk şiirinin tadını, tuzunu bırakıyor.

Hem modern çizgiler hem de halk söyleyişinin doğallığını taşıyan bu şiirleri okumaya başladığınızda kendinizi Türkçenin billur sesinin ve yumuşak dokusunun sardığını hissetmeye başlarsınız.

Usta şair Yavuz Bülent Bakiler’in  sunuşuyla başlayan kitapta Mehmet Ali Kalkan’ın 51 şiiri yer alıyor. Üç bölüm halinde düzenlenmiş şiirlerin bölümlerine ayrı bir başlık verilmese de her bölüm, bir tema etrafında birleşiyor. Birinci bölüm, millî duygularla beslenmiş Türklüğün izinde yürüyen şiirlerden oluşuyor. Kitaba adını veren “Gök Aradık Tuğlara” dizesi “Asya’dan” şiirinin başlangıç dizesi:

Gök  aradık tuğlara,

Türk’ü yazdık çağlara,

Aşk atını dağlara,

Yıldırım’ca sürdük ya!

Eski edebiyat metinlerinde ve özellikle Dede Korkut hikâyelerinde, sözlü metinlerde gördüğümüz “Şeyh Edebalı’nın Osman Bey’e söyledikleridir…” türünden konuyu ortaya koyan giriş ifadelerine yer veren şair M. ali Kalkan, okuyanların damağında Dedem Korkut tadı da bırakmayı ihmal etmiyor.

Salkım salkım tan yelleri esende

Işık ışık hep aktığım yerdeyim

“Taht üstünde baht üzresin” desen de

Doludizgin yön baktığım yerdeyim

 

Mehmet Ali Kalkan’ı 20. asrın destan söyleme geleneğini sürdüren ender isimlerdendir diye tavsif etsek herhalde abartmış olmayız.

Şiirlerin kaynağında, Türk milletinin gönül dünyasını zenginleştiren ulu isimler olunca şiirlerin yüzüne ayrı bir nur, ifadesine de ayrı bir kuvvet geliyor. Özellikle Yunus Emre ve Ahmet Yesevî kaynağından beslenen şair, kelimelerine ayrı bir olgunluk, ağırbaşlılık ve coşkunluk vermiş. Zaman zaman didaktik unsurlar içeren şiirler bize, Türk töresinin değişmez kurallarını hatırlatıyor:

Karaya beyaz denilmez,

Doğrudan geri dönülmez

Yiğit kendine yenilmez

Biline…

Boş laf ile öğüt olmaz

Toy gününde ağıt olmaz

Yarasız bir yiğit olmaz

Biline…

 

Yesevî’nin hikmetlerini Yunus’un “Görklü nazarını” çiçek bahçesinden derer gibi dermiş olan M. Ali Kalkan, elbette halk söyleyişinin benzerliklerinin yanında ustaca kendi mecrasında akmayı, özgün kalmayı da başarmış.

 

M. Ali Kalkan 2 bölümde dünya ile ilişkisini kesmiş görünür:

Uzatırım dost elimi

Bana hayat yâr kapısı

Ölmeden önce ölümü

Güzel eyler ar kapısı.

 

Yunus Emre’nin “Bir ben vardır bende, benden içerü” deyişi gibi tasavvufi söyleyişleri de barındıran bu bölüm dünya bahsinden çok “Mevla” bahsiyle ilgili. Bu bahiste de Yunus’un izinden yürüyen M. Ali Kalkan’ın şu dizeleri bu etkinin açık delilidir:

“Daneli eyle harmanı

Tabipte ara dermanı

Gönülün alev zamanı

Doğru odun buluncadır

 

Ya şer ya Hak, yok ortası

Âlem var, âlem ertesi

Ben içinde ben ötesi,

Ol ummana dalıncadır.”

 

Dünya üzerinde geçici oluşumuzu hatırlatan bu bölümü şu dizelerle özetleyebiliriz:

“Herkesin yanında bir ölüm yürür,

Dünya üzerine basmak içindir…”

 

Mevla’ya uzanan yolda Leyla’ya uğramadan olur mu? Şair üçüncü bölümün temasını “aşk”a ayırmış. Hem Mevlâ’ya hem Leyla’ya dair…

Aşk denen kutlu erin

Yaşadığı ar üstüne

Söylediği türkülerin

Hepsi de yâr üstüne

 

Yâr üstüne söylenmiş sihirli sözlerden belki de en etkileyici olan şiir “Senin İçin” başlığını taşıyor:

Hasretin hançer hançer yüreğimi delerken

Sevdâmı kement yaptım gönlüne takmak için

Ellerim ihtiyâri gözyaşımı silerken,

Geceye göz ekledim, her daim bakmak için.

 

Bu kitapta şiirler türkü oluyor, Balkan’dan Türkistan’a Türk’ü söylüyor. En doğal, en safiyane haliyle Türkçe söylüyor. Şiir, son dönemde kaybettiği itibarını yeniden kazanıyor. Şiir kontrolsüz ilhamların pençesinde can çekişmekten bir nebze olsun kurtulmuş, biraz nefes almıştır. Türk şiirinin dirilişi, Tuğlarına gök arayan Türklüğün dirilişi neden olmasın?

29/04/2014

Yaşar Vural

Gök Aradık Tuğlara- Türk Şiirinin Dirilişi yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
http://edebice.net/2020/04/18/goek-arad-k-tuglara-tuerk-siirinin-dirilisi/feed/ 0
Ağlayı Ağlayı http://edebice.net/2019/01/17/aglayi-aglayi/ http://edebice.net/2019/01/17/aglayi-aglayi/#respond Wed, 16 Jan 2019 22:12:08 +0000 http://edebice.net/?p=10189 Ağlayı Ağlayı   Yâr, senden uzak ellerde Kaldım ağlayı ağlayı; Bitip tükenmez yollarda Öldüm ağlayı ağlayı.   Bilmem sihir mi büyü mü? Çözülmez aşkın düğümü; Ben sende istediğimi Buldum ağlayı

Ağlayı Ağlayı yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Ağlayı Ağlayı

 

Yâr, senden uzak ellerde

Kaldım ağlayı ağlayı;

Bitip tükenmez yollarda

Öldüm ağlayı ağlayı.

 

Bilmem sihir mi büyü mü?

Çözülmez aşkın düğümü;

Ben sende istediğimi

Buldum ağlayı ağlayı.

 

Güzel gördüm yığın yığın,

Bel ince, gözleri baygın…

Hepsinden güzel olduğun

Bildim ağlayı ağlayı…

 

Gel gaflet etme beni bul,

Kuş gibi sineme sokul.

Bak, ben senin kapına kul

Oldum ağlayı ağlayı.

 

Yâr, neden gözlerin süzgün?

Sakın sende mi üzüldün?

Ben senden ayrıldığım gün

Güldüm ağlayı ağlayı.

1932

Sabahattin Ali

 

Ağlayı Ağlayı yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
http://edebice.net/2019/01/17/aglayi-aglayi/feed/ 0
Unutamadım http://edebice.net/2019/01/17/unutamadim/ http://edebice.net/2019/01/17/unutamadim/#respond Wed, 16 Jan 2019 22:05:27 +0000 http://edebice.net/?p=10187 Unutamadım   Gönlümü avutamadım, Seni söküp atamadım. Ben bahtımı tutamadım, Yâr, seni unutamadım.   Bahtım lütfuna ermişim. Gönlümü sana vermişim. Meğer ne çok sevmişim, Yâr, seni unutamadım.   Gönül bir

Unutamadım yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Unutamadım

 

Gönlümü avutamadım,

Seni söküp atamadım.

Ben bahtımı tutamadım,

Yâr, seni unutamadım.

 

Bahtım lütfuna ermişim.

Gönlümü sana vermişim.

Meğer ne çok sevmişim,

Yâr, seni unutamadım.

 

Gönül bir acayip deli,

Yârin azâdolmaz kulu.

Bilemedim neylemeli?

Yâr, seni unutamadım.

 

Kalksam gönlümü azâda

Eski günler gelir yâda;

Bu nisyan dolu dünyada

Yâr, seni unutamadım.

 

Kendimi aldırdım gama,

Yerleştin kaldın kafama;

Unutmak istedim ama

Yâr, seni unutamadım.

              Atsız Mecmua (17) 25 Eylül 1932

 

Sabahattin Ali

 

Unutamadım yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
http://edebice.net/2019/01/17/unutamadim/feed/ 0
Kıyamadığım http://edebice.net/2019/01/16/kiyamadigim/ http://edebice.net/2019/01/16/kiyamadigim/#respond Wed, 16 Jan 2019 21:56:27 +0000 http://edebice.net/?p=10185 Kıyamadığım Hey bir zaman bakıp bakıp Seyrine doyamadığım! Şimdi gurbette bırakıp Sesini duyamadığım!   Evde kapanıp kaldın mı? Seyrana çıkıp güldün mü? Başkalarının oldun mu? “Benimsin!” diyemediğim!   Akıtıp gözüm

Kıyamadığım yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Kıyamadığım

Hey bir zaman bakıp bakıp
Seyrine doyamadığım!
Şimdi gurbette bırakıp
Sesini duyamadığım!

 

Evde kapanıp kaldın mı?
Seyrana çıkıp güldün mü?
Başkalarının oldun mu?
“Benimsin!” diyemediğim!

 

Akıtıp gözüm yaşını
Hatırlarım gülüşünü;
Kıvırcık saçlı başını
Göğsüme koyamadığım!

 

Dik yamaçların selisin,
Sen benden daha delisin,
Şimdi kimlerin kulusun?
Başını eğemediğim!

 

Nasıl vurgunum bilirdin,
Niçin benden yüz çevirdin?
Kimlerin koynuna girdin?
Öpmeğe kıyamadığım!

4 Eylül 1932, Konya

 

Sabahattin Ali

 

Kıyamadığım yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
http://edebice.net/2019/01/16/kiyamadigim/feed/ 0
Ayırdılar http://edebice.net/2019/01/16/ayirdilar/ http://edebice.net/2019/01/16/ayirdilar/#respond Wed, 16 Jan 2019 21:52:09 +0000 http://edebice.net/?p=10183 Ayırdılar Eller araya girdiler, Türlü fesatlar kurdular, Sevdamızı çok gördüler Seni benden ayırdılar.   Eridim, tükendim gamda; İnsaf yok benî alemde En fazla sevdiğim demde Seni benden ayırdılar.   Gezilmez

Ayırdılar yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Ayırdılar

Eller araya girdiler,

Türlü fesatlar kurdular,

Sevdamızı çok gördüler

Seni benden ayırdılar.

 

Eridim, tükendim gamda;

İnsaf yok benî alemde

En fazla sevdiğim demde

Seni benden ayırdılar.

 

Gezilmez diyarlar gezdim

Yazılmaz koşmalar yazdım;

Ben sensiz yaşıyamazdım,

Seni benden ayırdılar.

 

Şaşırdım aşka düştükçe,

Yere vuruldum coştukça;

Doğrulup sana koştukça

Seni benden ayırdılar.

 

Kurbanı oldum bir hiçin,

Görmem yüzünü sevincin…

Niçin güzel yârim, niçin

Seni benden ayırdılar?

 

12 Ağustos 1932, İstanbul

 

Sabahattin Ali

 

Ayırdılar yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
http://edebice.net/2019/01/16/ayirdilar/feed/ 0
Melânkoli http://edebice.net/2019/01/16/melankoli/ http://edebice.net/2019/01/16/melankoli/#respond Wed, 16 Jan 2019 21:35:45 +0000 http://edebice.net/?p=10176 Melânkoli Beni en güzel günümde Sebepsiz bir keder alır. Bütün ömrümün beynimde Acı bir tortusu kalır.   Anlıyamam kederimi, Bir ateş yakar derimi, İçim dar bulur yerimi, Gönlüm dağlarda bunalır.

Melânkoli yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Melânkoli

Beni en güzel günümde
Sebepsiz bir keder alır.
Bütün ömrümün beynimde
Acı bir tortusu kalır.

 

Anlıyamam kederimi,
Bir ateş yakar derimi,
İçim dar bulur yerimi,
Gönlüm dağlarda bunalır.

 

Ne kış, ne yazı isterim,
Ne bir dost yüzü isterim,
Hafif bir sızı isterim,
Ağrılar, sancılar gelir.

 

Yanıma düşer kollarım,
Görünmez olur yollarım,
En sevgili emellerim
Önüme ölü serilir…

 

Ne bir dost ne bir sevgili,
Dünyadan uzak bir deli…
Beni sarar melânkoli:
Kafamın içersi ölür.

Aralık 1932, Konya

Sabahattin Ali

Melânkoli yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
http://edebice.net/2019/01/16/melankoli/feed/ 0
Hapishane Şarkısı V http://edebice.net/2019/01/16/hapishane-sarkisi-v/ http://edebice.net/2019/01/16/hapishane-sarkisi-v/#respond Wed, 16 Jan 2019 21:28:08 +0000 http://edebice.net/?p=10169 Hapishane Şarkısı V   Başın öne eğilmesin Aldırma gönül aldırma Ağladığın duyulmasın Aldırma gönül, aldırma…   Dışarda deli dalgalar Gelip duvarları yalar; Seni bu sesler oyalar, Aldırma gönül, aldırma…  

Hapishane Şarkısı V yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Hapishane Şarkısı V

 

Başın öne eğilmesin

Aldırma gönül aldırma

Ağladığın duyulmasın

Aldırma gönül, aldırma…

 

Dışarda deli dalgalar

Gelip duvarları yalar;

Seni bu sesler oyalar,

Aldırma gönül, aldırma…

 

Görmesen bile denizi,

Yukarıya çevir gözü;

Deniz gibidir gökyüzü;

Aldırma gönül, aldırma…

 

Dertlerin kalkınca şaha

Bir küfür yolla Allah’a

Görecek günler var daha;

Aldırma gönül, aldırma

 

Kurşun ata ata biter;

Yollar gide gide biter;

Ceza yata yata biter;

Aldırma gönül, aldırma…

Mayıs 1933, Sinop Hapishanesi

Sabahattin Ali

Hapishane Şarkısı V yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
http://edebice.net/2019/01/16/hapishane-sarkisi-v/feed/ 0
Hapishane Şarkısı IV http://edebice.net/2019/01/16/hapishane-sarkisi-iv/ http://edebice.net/2019/01/16/hapishane-sarkisi-iv/#respond Wed, 16 Jan 2019 21:25:18 +0000 http://edebice.net/?p=10167 Hapishane Şarkısı IV   Ey yâr, bu acı demlerde Sen koru benim aklımı… Karardım kaldım damlarda, Aydınlat benim yolumu…   Nefesin esen rüzgârda, Saçların savrulan karda Yerde, gökte, bulutlarda, Ararım

Hapishane Şarkısı IV yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Hapishane Şarkısı IV

 

Ey yâr, bu acı demlerde

Sen koru benim aklımı…

Karardım kaldım damlarda,

Aydınlat benim yolumu…

 

Nefesin esen rüzgârda,

Saçların savrulan karda

Yerde, gökte, bulutlarda,

Ararım nazlı gülümü…

 

Karanlık göklerde aysın,

Kurak oyalarda çaysn,

Bir tek inandığım şeysin,

Uzattım sana elimi…

 

Düşmanlar gülüp sevinsin.

Dostlar arkasını dönsün…

Benim güvendiğim sensin,

Kırmazsın benim gönlümü…

 

Bir gün şu damlardan çıksam,

Gelip önüne diz çöksem…

Ağlayıp içimi döksem…

Anlatsam sana halimi…

10 Mart 1933, Konya

 

Sabahattin Ali

 

Hapishane Şarkısı IV yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
http://edebice.net/2019/01/16/hapishane-sarkisi-iv/feed/ 0
Hapishane Şarkısı III http://edebice.net/2019/01/16/hapishane-sarkisi-iii/ http://edebice.net/2019/01/16/hapishane-sarkisi-iii/#respond Wed, 16 Jan 2019 21:23:08 +0000 http://edebice.net/?p=10165 Hapishane Şarkısı III   Burda çiçekler açmıyor, Kuşlar süzülüp uçmuyor, Yıldızlar ışık saçmıyor, Geçmiyor günler, geçmiyor. Avluda olta vururum; Kâh düşünür, otururum, Türlü hayaller görürüm; Geçmiyor günler, geçmiyor. Gönülde eski

Hapishane Şarkısı III yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Hapishane Şarkısı III

 

Burda çiçekler açmıyor,
Kuşlar süzülüp uçmuyor,
Yıldızlar ışık saçmıyor,
Geçmiyor günler, geçmiyor.

Avluda olta vururum;
Kâh düşünür, otururum,
Türlü hayaller görürüm;
Geçmiyor günler, geçmiyor.

Gönülde eski sevdalar,
Gözümde dereler, bağlar,
Aynada hayalim ağlar,
Geçmiyor günler, geçmiyor.

Dışarda mevsim baharmış,
Gezip dolaşanlar varmış,
Günler su gibi akarmış…
Geçmiyor günler, geçmiyor.

Yanımda yatan yabancı,
Her sözü zehir gibi acı,
Bütün dertlerin en gücü;
Geçmiyor günler, geçmiyor.

26 Şubat 1933, Konya Hapishanesi

 

Sabahattin Ali

 

Hapishane Şarkısı III yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
http://edebice.net/2019/01/16/hapishane-sarkisi-iii/feed/ 0
Hapishane Şarkısı II http://edebice.net/2019/01/16/hapishane-sarkisi-ii/ http://edebice.net/2019/01/16/hapishane-sarkisi-ii/#respond Wed, 16 Jan 2019 21:21:07 +0000 http://edebice.net/?p=10163 Hapishane Şarkısı II   Ey gönül, kuşa benzerdin, Kafesler sana dar gelir; Bir yerde durmaz gezerdin, Hapislik sana zor gelir. Ey gönül, acayip huyun, Boğazından geçmez tayın, Acır testindeki suyun;

Hapishane Şarkısı II yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Hapishane Şarkısı II

 

Ey gönül, kuşa benzerdin,
Kafesler sana dar gelir;
Bir yerde durmaz gezerdin,
Hapislik sana zor gelir.

Ey gönül, acayip huyun,
Boğazından geçmez tayın,
Acır testindeki suyun;
Aklına nazlı yâr gelir.

Gözlerin uzağa bakar,
Kimden ne beklediğin var?
Yar semtinden gelen rüzgâr
‘Seni unuttu! ‘ der gelir.

Bakmazsa senin yüzüne
Çok görme elin kızına;
Dışarda serbest gezene
Hapiste yatan hor gelir.

Ayağında gezen itler,
Başının üstünden atlar;
Hapise düşen yiğitler
Yâri dışarda kor gelir.

6 Şubat 1933, Konya

 

Sabahattin Ali

 

Hapishane Şarkısı II yazısı ilk önce Edebice Dergisi üzerinde ortaya çıktı.

]]>
http://edebice.net/2019/01/16/hapishane-sarkisi-ii/feed/ 0