Elvâh-ı Tabiat’ten
Olunca hâb ile perverde çeşm-i bîdârın,
Eğildi sîneme doğru vücûd-ı nâ-çârın.
Cebîn-i sâfını bûs etmek istedim ammâ,
Döküldü gözlerime kâkül-î seher-târın;
Nigâh-î âşıkını târ-mâr eden zülfün
– O sâye-bân-ı perîşân-edâ-yı dîdârın –
Açıldı âhım ile pâre pâre ayrıldı;
Süzüldü cân evime dîde-yî ziyâ-dârın!
Şemîm-i hüsnünü ruhum duyardı zülfünden,
Ederdi kalbimi lerzân nlgâh-ı bîmârın…
Bu hâl ile beni bir lâhza mest-i aşk ettin;
Hemen şu lûtfunu kıskandı nâz-ı gaddârın:
Atınca saçlarını duşuna uçup gittin;
Gözümde kaldı hayâl-î firişte-reftârın!..
Ali Ekrem Bolayır
Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.
Henüz yorum yok.
Bu yazıya yorum yapabilirsiniz.