BİR BAYRAM GÜNÜNDE KOCA ÇINARLA SOHBET

15 Nisan 2020 0 yorum Denemeler-Makaleler 267 Görüntüleme

BİR BAYRAM GÜNÜNDE KOCA ÇINARLA SOHBET

Envar-ül Hamit Camisi’nin (Büyük Cami) yakınındaki koca çınar; Osmaniye’nin sembollerinden biri, Osmaniye’nin hafızasında çok önemli bir yere sahip. Yıllar önce çınarın yakınında bir kahvehane vardı, adı Çınarlı Kahve’ydi. O kahvehane ile bu çınar bütünleşmişti. Sonra orası yıkıldı, o yerde bankların bulunduğu bir dinlenme alanı oluşturuldu. Elbette o kahvehanede hoş sohbetler yapılmış, dikkat çekici olaylar görülmüş, değerli duygu ve düşünceler ortaya konulmuş, samimi bir ortam oluşturulmuş. Ama çınarın çevresi şimdi de güzel görünüyor. Söz konusu alan, daha çok kişiye hitap ediyor. Ayrıca bu alan, genişletilirse pek güzel olur.

Bugün bu koca çınarı ziyaret ettim. Bir bayram günü onunla hasbihâl etmiş oldum. Geçmiş günlerden, önceki bayramlardan söz etti. Asık yüzlü insanları, sevgiden uzak kişileri, vefasızları, samimi olamayanları hüzünlenerek anlattı. Şehirlerin betonlaştırılmasından yakındı. Buna rağmen dimdik duruyordu karşımda. Özünde ve yüzünde maziden atiye uzanmanın olgunluğu vardı. Kökü derinliklere, kolları yükseklere erişmiş bu koca çınar huzur içindeydi. Huzurunu yaratılışın kudret ve derinliğini düşünmeye, hissetmeye bağladı. Bir süre uzaklara baktı. Akabinde adaletli patronları, işinin ehli ustaları, işine sadık işçileri, güler yüzlü esnafları, ihlaslı hocaları, eğitim sevdalısı öğretmenleri, yardımsever doktorları, müşfik anneleri, fedakâr hanımları, zarif kadınları, şirin çocukları, âşıkları, delileri, velileri anlattı. Anlatacağı birçok kişi ve birçok olay varmış. “Zaman zaman ziyaretime gelirsen onları da anlatırım.” dedi. Rüzgârların, yağmurların, kuşların bestelerindeki inceliği de konuşmak istiyormuş. Gösterişli duruşuna rağmen yüzünde ve hareketlerinde mütevazılığın parıltısı vardı. Gölgesinde bana yer verdiği, sohbetiyle beni aydınlattığı için ona teşekkür ettim. Bana huzur vermişti, onun yanında dinlenmiş ve zenginleşmiştim. Teşekkürümden sonra gülümsedi, ziyaretim için o da bana teşekkür etti.

Ömrünün uzun olmasını, sağlıkla yaşamasını dileyerek ona veda etmiştim ki bana seslendi. “Muhammed Turan! Yakınlarına ‘Kıyametin kopacağını bilseniz dahi elinizdeki fidanı dikiniz.’ hadis-i şerifini hatırlatır mısın?” dedi ve Şeyh Galip’in şu mısralarılarıyla bana veda etti:

“Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen

Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen”

 

MUHAMMED TURAN ŞEHİTOĞLU

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 yorum