Kır Saçlı Bir Mücâdilin Dilinden

11 Kasım 2018 0 yorum Şiir 80 Görüntüleme

Mustafa Erol Ağabey

“Eyvah!.. Ne yer ne yar kaldı,
Gönlüm dolu âh ü zâr kaldı.”
                            -Abdülhak Hamit-

Bir neseb-i gayri sahihtir geçti kafilemizin başına,
Koca bir tasması var, sallanır durur kopasıca boynunda,
Huyu suyu değişik, bizden olmadığı aşikar, gün gibi ortada,
Havlamasından belli bu bir ittir fakat çözemediğimiz asıl muamma,
Bu it kimin itidir? İpi kimin elindedir? İşte orası belirsiz.

Çok savaştık, çok direndik lakin gel gör ki engelleyemedik,
Bu kansıza “Adam” deyip kondurdular baş köşemize alkışlarla,
“Orası alplerin, arslanların, yiğitlerin yeridir, yapmayın, etmeyin,
Türk’ün şerbetine zehir katılır mı ağalar?” dedikse de dinletemedik,
Şehitlerin bağrında biten karanfil demetini, katrana batırdılar alkışlarla…

Biz,
Vatan için kanını sebil gibi akıtmaktan çekinmemiş,
Mensubu olmaktan daha büyük şeref tanımadığı millet için,
Ömrünün en güzel yıllarında aptal aşk oyunları oynamak yerine,
Her an verilmeye hazır bir nane şekeri gibi canını elinde gezdirmiş
Ve bugün
Teri, emeği ve kanı üstünde işret sofraları kuran bişeref yeni yetmelerin
Vatana, millete, davaya ihanetle itham ettikleri, o samimi ve mücadil neslin
Her biri, “Allah’ınızdan bulun” diyerek köşelerine çekilmiş neferleriyiz.

Kırık kalpler ummanındaki sonsuz damlalardan yalnızca biriyiz,
Taşı bile dikilmemiş düş mezarlarının, yüreği yaşlı müdavimleriyiz.

“Ya o, ya ben” diyerek,
Gönlümüzde intihar edip çekip gidenlere belki biraz kırgın gibiyiz,
Fakat yine de,
Ülküden, ülkeden, mücadeleden vazgeçmediğimiz için zerre miskal pişman değiliz!

Keşke!
Ey bizim kutlu yolumuz,
Bu uğursuz durağa hiç uğramasaydın…

İti kurda önder, kurdu koyuna tabi kılan,
Bizi boynu bükük bırakan “baht utansın!”

Fatih OĞUZ

11.11.18 – Ankara

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 yorum