Dantel….

29 Ağustos 2018 0 yorum Denemeler-Makaleler 188 Görüntüleme

imagesOrta okulu bitirmiştim. Annem hevesle elime tığ ve dantel ipliği tutuşturdu. Kalemim kırıldı… Gençlik… Çocukluk… İstemesem de razı oldum…  O metal parçası oldu yeni dostum… Metrelerce kenar süsü oyaladım… Masa örtüleri çeşit çeşit desenli, çiçekli danteller işledim… Annem bakar bakar mutlu olurdu… Bazen ben de beyaz ipek iplikle yaptığım gül, lale işlemelerine bakar dalar giderdim. Acaba ben de sanatçı sayılır mıyım diye geçirirdim içimden… Taklitten sanat olur muydu? Ya modeli kendince değiştirip ortaya farklı bir model çıkarmakta sanattan sayılır mıydı? Bu taklit miydi? İlham mıydı? Sorular, sorular geçerdi içimden. Cevabı bulamazdım çoğu zaman. Bırakırdım düşünmeyi… Devam ederdim işlemeye. Böyle böyle yıllar geçti… Artık taklit edilecek model kalmadı… Annem de çok mutlu oldu bu işe… Kızı onlarca güzellik koymuştu çehizine…

Fakat içinde bitmek tükenmek bilmeyen üniversiteye gitme sevdası yıllar yılı büyüdü büyüdü. Danteller sandığa girdi, kızı okula gitti…

Üniversiteye başladığımda içimde onlarca ideal besliyordum. Çevre sorunları, insan hakları, kadın hakları, çocuk hakları… Hak ve hukuk adına yapılması gerekenler. Vatanın menfaatleri ve çıkarları için düşünceler… Hepsi ama hepsi tek tek hayata geçirilmeli ve birlikte dirlik, düzen sağlanıp, istikrarlı bir huzurun temelleri atılmalıydı… Önce insanlara küçük ama önemli sorunları gösterecek, küçükten büyüğe ne varsa yavaş yavaş düzeltecektim… Lakin olmadı… Yıllar akıp giderken, ben olduğum yerde sayıyordum… Bir yerde geçiyordu şu söz, belki bir roman ya da şiirde; ” İlk gençliğimde dünyayı değiştirebilirim sanıyordum olmadı, biraz yaşım ilerledi, ülkemi değiştireyim dedim olmadı, artık yetişkin bir insan olunca kendimi değiştirebilirsem yeter dedim…” bu ya da buna benzer bir sözdü işte. Ben de sonunda bu sözün gereğine boyun eğdim… Fakat hâlâ umudum var… Ben değişsem belki ülkem de değişir bir gün kim bilir…

O kadar sene okudum, yıllar geçti tekrar dönüp gittim çeyiz sandığının başına. Tek tek dantellere bakarken annemi anlamaya çalıştım. Neden verdi elime o şeyi ve bu kadar göz nuru neden bu tahta sandıkta durup duruyor diye… Nasıl mutlu oluyordu güllü, laleli danteller işlediğimi gördükçe. Kursa bile göndermişti. Makine ile renkli çiçekler işlemeyi öğreneyim, renk renk çiçeklerim de olsun diye…

Bunca yıl oldu yeni yeni anlıyorum onu… Meğer annem benim yıllar yılı yapmak istediklerimi yapıyormuş. Meğer annem biliyormuş her şeyi… Meğer annem büyük bir kadınmış… O dünyayı güzelleştirmenin sırrını çoktan bulmuş… Dünya derken, bütününü değil elbette kendi dünyasını… Bunun içindir ki bana da kendi dünyamı süslemek için bir yol açmış… Dantel dantel umudu işletmiş önce… Sabrı koydurmuş nakışlarına… Sevdayı yazdırmış dantelimin yapraklarına… Meğer annem biliyormuş her şeyi… Belki o da çabalamış benim gibi zamanında, olmamış… Gücü yetmemiş koca dünyaya… Küçük dünyasını nakşetmiş oyalarına… Çeyiz sandığında bir dünya güzellik gizlemiş getirmiş evine… Bu kadar güzellik elbette yetermiş dünyasını güzelleştirmeye… Sonra belki dünya da güzel olurmuş… Öyle ya herkes evinin önünü temizlerse, bütün sokaklar da temizlenmez mi? Annem kendinden başlayarak dünyayı güzelleştirmek adına, beyaz dantelden örtüler serermiş bütün karanlıkların üstüne… Meğer bütün çabası bu yüzdenmiş. Kızına öğretmek istediği de buymuş… Meğer annem büyük kadınmış… Yıllar yılı çektiği çilelerin üstünü beyaz dantellerle kapatmaya çalışmış… Bembeyaz dantellerin altına saklarmış acılarını… Annemin içi dantel dantel yaraymış… Asla vazgeçmemiş inancından… Ben dünyaya gelmişim. Dantel dantel yeni neşe örtmüş vitrinlere… Ben büyüdüğüm zaman korkmuş ve dantel dantel korumak istemiş beni… Fakat gücü yetmez olmuş… Tığ verip elime işletince ilk gülümü dünyalar onun olmuş… Artık güçlü olmuşum çünkü… Benim de dantellerim olacakmış… Benim dünyam içinde umut olacakmış beyaz danteller… Beyaz temizlik ve saflığın, güzelliğin rengiymiş çünkü… Yoluma beyaz beyaz örtüler koyarsam umudum olurmuş… Bu yüzden annem tığ vermiş elime… Ben kalemi almışım o çeyiz sandığına koymuş umudumu… Saklamış sabrımı, tesellimi… Çünkü biliyormuş annem bir gün benim de dantel dantel yaralarımın olacağını… Onları örtebilecek tek şeyin, o sandıkta kilitli sabrın ve umudun tesellisi olduğunu …

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 yorum