bir ten içinde binbir adam

6 Ağustos 2018 0 yorum Şiir 1522 Görüntüleme

adamm
bir ten içinde
birbiriyle uyuşmaz
birbiriyle kavgalı
binbir baş belâsı adamın

her biriyle
her gece
belki binbir kere
savaşır
dalaşır
boğuşur durur
bir bahtsız adam
ve hep yenilir onlara
ve hep kaybeder o savaşları

kimisi çok zâhid adamdır
sabah akşam
secdeden kaldırmaz başını
sorgulamaz, sorgulatmaz
görmüş gibi inanır tanrı’ya

kimisinin gönlüyle
düşmandır aklı
hem de kanlı bıçaklı
çok istese bile elinden gelmez
-hani tekbirlerle kesilse kafası-
yine de hakkıyla îmân edemez
şöyle keyifle kurulup karşılıklı
birer çay içmediği hiçbir ilâha
ve zihnindeki hükümranlığından
aslâ vazgeçmez, terk etmez tahtını
bir türlü yakasını kurtaramadığı
milyonlarca noktalı kancanın
gelmiş geçmiş en güçlü hükümdârı

kimisinin
sayıp sövmekle geçer günü gecesi
umumhâne belledikleri
o muhayyel hârikalar diyârına
uçarak gitmek sevdâsıyla
yanıp tutuşan
ve bu sebeb-i âdî uğruna
nerde sürmeli bir sözde şeyh
nerde bir gecede câhil kalmış
bâdemli menfaatperest bir nâmussuz
yâhut
salya sümük ağlayan bir hâinefendi varsa
arayıp, bulup ayaklarına kapanan
aklını sırtından vuran ahmaklara

kimiyse ayırt etmez rakıyla viskiyi
o pavyon senin
bu meyhâne benim dolaşır durur
doymaz ağlatmaya kirâmen kâtibîn’i
onun için buradadır cennet de, cehennem de
attığı taş değsin ister ürküttüğü kurbağaya
tenezzül etmez öyle sıradan günahlara

kimisi kutsar âdetâ
yapayalnız
“insan” denilenden arındırılmış
sevdâ prangasından âzâde
varlığı yokluğu belirsiz
kalın kara kadife perdeler ardında
esrâra batmış bir hayâtı

kimisi kabul etmiştir
daha başlamadan kaybettiğini
fıtrata ve yazgıya karşı
çoğu kez zafere dâir
büyük bir inançla girilen
o fazlasıyla anlamsız savaşı
ve çekmiştir onursuzca
beyaz teslim paçavrasını
ve her an, her nefeste
tapınır zihninde yarattığı
o muhayyel sevgiliye
aldırmadan unufak olmuş
yüreğine batıp duran düşlerine

kimisi
büyük ülküler
kallâvî ilkeler sâhibi
küçücük bir adamdır
uğruna mücâdele ettiği
uğruna kahkalarla ölebileceği
pezevengine meftûn bir halkın eli
hâlâ sapındadır oysa sırtındaki hançerin
ve hiçbir yararı olmayacağını bildiği halde
kendi darağacını
kendi diliyle suladığını bile bile
haykırmadan edemez yürüyen cesetlere
hak bildiğini
kendi hakikatini
kendi nâmuslu hayâllerini

ve anlatır
vura vura tepesine
demire âşık olan
binbir adamdan birisine
mühim olanın
emiri ele almak olduğunu

yâni
yanlış iliklendiğini ilk düğmenin
ve yanlış atıldığını ilk adımın
yâni baştan koktuğunu balığın
ve başından bulandığını pınarın

bahtsız adamın
yüreğinde ve beyninde
koca koca kancalar vardır
bilcümlesi birbiriyle hasım
binbir çelişik adam elinde

ve çeker durur
her biri bir başka yere
ne yapmalı ne etmeli bilemez
çırpınır durur bîçare adam
uçsuz bir kararsızlık içinde

Fâtih OĞUZ

Ankara / Ulus
-Hâmeran Dergi-
4 Zafer (Ağustos) 2018

-hakikattir-

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 yorum