Histen ve Hayâlden…

8 Mayıs 2018 0 yorum Sizden Gelenler 146 Görüntüleme

images (2)
Ah! Güneş kentinin en alımlı kızı,
Zihnime sureti, gönlüme sevdası kazılı,
Bend-i Mâhi’nin sevilmeye en lâyık olanı,
Kâlu belâdan beri hasretini çektiğim Mariya!

Ne ak ne kara toprak ne de kan pıhtısı,
Histen ve hayâlden yaratmış bizi Tanrı,
Düşmez olaydık düşmüşüz işte dünyaya,
İçimde bir bilinmezden diğerine göçmenin,
İnanmazsın dumam duman tütüyor sevdası,
Lâkin olmuyor, sende biliyorsun ya Mariya,
Ne gelirken ne giderken alınan var mı rızası?

Gitmeye cesaret edebildiğim
her ama her adım başında,
Şu bir sana bir de mutluğa
kara sevdalı yüreğimin,

Birbirine doyamamış
nice solgun dudağı,
Nice alev alev kalbi ayıran,
Tam ortasına nur damlatılmış,
Uçmağa uçan kan kızıl tabutlardan,
Feryatlar içinde ağır ağır boşalan
o zehir gibi acıya bulanmış,
Hakikatten bile
daha sivri, daha keskin, daha yaralayıcı
düş kırıkları batıyor ayaklarıma, umutlarıma…

Bilmiyorum bir bana mı yoksa
Sana da böyle oluyor mu Mariya?

Ah güzel Mariya!
Sakın ola aldanma sen,
Şu benim buz dağı çehremden,
Bin yılda bir mecburen esen,
Bu hüzün prangalı tebessümlere…

Bu gözler ki,
-İyi bil ve ölsen dahi unutma-
Anavatanıdır en Allahsız ayazların…

Hayır, çok istememe rağmen tutamam ellerini,
Ve biliyorum, yaratan sensin içimdeki cehennemi,
Gel deme, gelemem, ne olur kes artık bu işkenceyi,
Buz, dindirmeye kalksa gülüm ateşe olan hasretini,
İlk önce kendini öldürmeli… Asla yapamam bunu,
Ölürsem, erirsem eğer Mariya, nasıl sevebilirim seni?..

Fatih OĞUZ / 8.5.18 / Ulus

 

 

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 yorum