MAĞLUBA GELEN

9 Nisan 2018 0 yorum Şiir 382 Görüntüleme

 

b9dc3f6c-d375-4e14-8a7e-6e7e3c1ceec6

 

Saçlarına baharat kokuları yerleşmiş
Doğu’nun ayrıntıcı hisleriyle işlenmiş gibi
Ayrıntılarınla sevmek için belki seni
Baharat kokulu saçlarındaki ipeksilik
İpekböceklerinin emeklerini hatırlatır
Söyle, sen hangi sürekle geldin buraya?

 

Yanaklarında amansız ayaz izleri
Dudaklarında kavruk çöl sızıları
Gür kaşların çatık kalmış
Kim bilir kaç bin yıldan beri
Ve gözkapakların çekilmiş
Ölüm beklenen köşelere
Yanaklarının canı uçmuş
Çatlayacak Tatar atlarınca
Alnında bir bozkır hevesi
Söyle, sen hangi gerekle geldin buraya?

 

Ben bir sefer artığı, savaşçı kalıntısı
Yolum düşmüş buraya, belki ben düşmüşüm
Savaş peşinde koşmaktan
Tarihsel kayıtlardan düşülmüşüm
Saçların bir tuğ gölgesini andırır
Hırslı rüzgarları dinginleştiren
Gözlerin bir utku habercisi
Söyle, sen hangi erekle geldin buraya?

 

Ey esmer kız, yanık buğday ateşi
Bozkırda bıraktığım sevdâmın eşi
Göğün yorulup karardığı bu çağda

Delilerin yerildiği
Acunun durulduğu
Güneşin soğulduğu
Ayın, ayçanın çekildiği
Eleğimsağmaların bilinmediği
Ve demirkazıkların unutulduğu bu çağda
Dağların önümüze saçıldığı anlardan
Düz yolda şaştığımız günlere yollanan
Bir geçmiş hatırcısı yahut
Bir sevdâ muştucusu…
Söyle, sen hangi yürekle geldin buraya?

 

Deli

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

GÖÇ

769 Görüntüleme

0 yorum