ÖLÜNCE ÖLÜMSÜZ OLMAK

1 Nisan 2018 0 yorum Genel 390 Görüntüleme

ÖLÜNCE ÖLÜMSÜZ OLMAK
Ölünce, ölümsüz olmak nasıl olur?
Hayattayken güzel işler yapıp bu dünyadan iz bırakarak giden herkes ölümsüzlük şerbetinden içmiş olmaz mı?
Mesela milletinize ve devletinize öyle hizmetler yaparsınız ki, öldüğünüzde ardınızdan hayır dua eder her yıl ölüm yıldönümünüzde milyonlar ağlar. Siz yaptıklarınızla bu dünyada belki rahat edemez belki de çok sıkıntı çekersiniz ama ölünce gülen yüzünüz solmaz, mezarınıza yılanlar uğramaz. Mezarınıza cennetten bir kapı açılır, açılan kapıdan sizin inandıklarınız sizi cennete davet eder. Belki de size inanmış ama sizden genç olanlar ölümü tatmış ya da şehadet şerbetini içmiş evlatlarınız vardır ve sizi orada beklemektedir. Sizi uğurlayanlar belki de çok karlı bir günde, çok büyük sıkıntılara katlanarak cenazenize katılmıştır. Ama yağan kara veya esen tipiye aldırış etmez sırf sizi sevdiği için kilometrelerce yol gitmiş ve sırf sizi sevdiği için gözyaşlarını yağan karın arasına gizleyip ardınızdan ağlamıştır. Sizin gidişinize tanıklık etmek ve ardınızdan hayır dua edip, gittiğinize üzüldüğünüzü belirtmek için orada bulunma mecburiyeti duymuştur.
Siz hayatta belki de hiç gün yüzü görmemiş belki de zindanlara atılıp sürgünlere gönderilmişsinizdir. Sevdiğiniz ülke ve ilkeler uğruna vazgeçmeniz karşılığında size çok şeyler vaat edilmiştir. Siz, inandığınız peygamberinizi örnek aldığınız için tıpkı onun gibi demişsinizdir, “ bir elime ayı bir elime güneşi verseniz davamdan vaz geçmem.” Deyip. Elinizin tersiyle tüm dünyalıkları itip, inandıklarınız için mücadeleye devam etmişsinizdir.
Yetiştiğiniz devrede boş durmamış yarın bir gün düşmanların bile çekindiği milyonlarca gizli savaşçı ve Allah Allah nidalarıyla ölüme gülümseyerek giden evlat yetiştirmişsinizdir. İşte o evlatlarınız “ kınayanların kınamasına aldırmadan.” Elinden gelenin en güzelini Allah rızası gözeterek, karşılık beklemeden yaparlar ve sırf Allah’ı memnun etmek için uğraşırlar. Onlara kimi zaman deli, kimi zaman ahmak deseler de onlar hiçbir şeye aldırmadan sizin yolunuzdan giderler.
İşte asıl, ölünce ölümsüzlük bu değil midir?
Sizin bir düsturunuz vardır, “devletim yaşasın, bir gün daha fazla yaşasın başında benim olmam lazım ama milletim beni anlamadı anlamasa bile küsmem, ben ona hizmet için yaratıldım.” Der. Nefesinizin son anına kadar milletiniz için mücadele eder, hayatta hep dik durur, eğilmez bükülmezseniz. Milletiniz sizi bağrına basıp ölümsüz yapmaz mı? Bence yapar!
Ne mutlu ki, ölünce ölmeyenlere, ne mutlu ki ölünce ardından ağlayan milyonlar bırakabilene. Ne mutlu ki devleti ve milleti için ömrünü feda edebilene.
Rabbim cümlesine cennette olmayı nasip etsin. Rabbim bizleri onlara layık evlatlar olmayı nasip etsin.
Allah hepsinden razı olsun, onlarda bizden razı olsun. Mekanları cennet makamları üstün olsun inşallah.
Fatih KAPLAN 1.04.2018

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 yorum