Bir Misyonere Göre Çanakkale Zaferi Nedir?

18 Mart 2018 0 yorum Denemeler-Makaleler 320 Görüntüleme

BİR MİSYONERE GÖRE ÇANAKKALE ZAFERİ NEDİR?
18 Mart 1915 tarihinde Türk milleti bir destan yazdı. Tarihinde sayısız zaferlere imza atan yüce Türk milleti, o gün olduğu gibi bugün de destan yazmaya ve karşısında duran yabancı güçlere karşı o gün ki bugün de, şevk ve azimle mücadele etmektedir.
Gerçi bizler zafer derken bazıları ne geçmişte ne de bugün yapılan mücadelenin zafer olmadığını ve hatta kazanılan tüm savaşların düzmece olduğunu söylemekte tereddüt göstermemektedir. Bizler, varlıkla yokluk arasında kazanılan tüm mücadelelerin birer efsane olduğunu ve bunu da yüce Türk milletinin kazandığını söylerken. Bir kısım -tarihçi- geçinen ama nerde doğduğu bile belli olmayan beyinsiz güruh ne verilen mücadeleleri ne de kazanılan savaşları zafer olarak saymamaktadır.
Onlara göre verilen mücadele kahraman Türk milletinin başarısı değildir ve bizlere tarih yanlış öğretilmiştir. Onlara göre 15 yaşında bıyığı terlemeden cepheye giden 15 liler yoktur. Onlara göre gece yarısına kadar siper kazan asker, şehit olduğunda silahını vermeyen asker yoktur. Onlara göre bulutların içinde kaybolan düşman askeri yoktur. Onlara göre, “Bismillah” diyerek topun kızağına koskoca bir mermiyi yerleştiren Seyit Onbaşı yoktur. Onlara göre Sütçü İmam hiç yaşamamış, onlara göre Sakallı Nurettin paşa hiç savaş kazanmamıştır. Bir eli parçalanınca diğer eliyle bomba atan Mehmet Çavuş’un hikayesi birer abartıdan ibarettir. Onlara göre, Kut’ul Amare biz zafer değildir. İngiliz’e diz çöktüren Osmanlı ordusu ve kahraman komutanlar hiç yoktur. Onlara göre, Sakarya Meydan muharebesi yaşanmamış, söz verdiği saate Çiğlitepeyi alamayan ve sözünü tutamadığı içini intihar eden kumandan, hiçbir zaman böyle bir şey yapmamıştır.
Aslında onlara göre yeryüzünde Türk milleti diye bir kavramda yoktur. Nasıl dün Çanakkale’de Türk’ü gözlerine göstermiyorlarsa bugün de bu topraklarda böyle bir milleti gözlerine göstermiyor ve bizleri sahip olduğumuz topraklardan öyle veya böyle atmak istiyorlar. İşte bunun için ve bünyemizde yerleşmeye çalışan Türklük bilincini silmek. Dün kazandığımız zaferleri bugün hiçe saymak için önce bu topraklara misyonerlerini gönderiyorlar. Dün, hoca kılığında bugün bir başka kılıkta. Bu yazıyı okurken “ hadi canım sende bizim memleketimizde yoktur.” Demeyin. Bu yazıyı sizinle beraber onlarda okuyor ve okuyacak. İnanın sizden fazla okuyacak ve okutacaklar da. Nasıl daha mürekkebi kurumadan yeni çıkan bir kitabı alıp kendi kütüphanelerine kayıt yapıyor ve 21 yaşında olan Erbaa doğumlu genç yazarımız Kadir Kaan Güler beyi, takibe alıyorlarsa bu yazıyı da bizi de sizi de takip ediyorlar. Unuttukları tek bir şey var onlar bizim, biz de onların farkındayız.
O gün etrafımıza örülen ateş çemberi aynı bugünler gibiydi. Tüm zorluk ve yokluklar içerisinde düşmana karşı verilen o gün ki şanlı mücadele bugün nasıl kutlanıyorsa, bugün verilen şanlı mücadelede yarın destan olarak yazılacaktır. Bazı iç ve dış düşmanlara karşı tüm bu destanlarımız, yazılacak, okunacak ve okutulacaktır.
Varsın misyonerler bizi kötülesin, varsın hepsi bizi beceriksiz göstersin. Varsın tüm dünya birleşsin ama karşımıza adam gibi çıksınlar. Adam gibi döğüşüp adam gibi ölsünler. Dün gariban Hintliyi bugün gariban Suriyeliyi kıyafet giydirip karşımıza dikmesinler. Adam gibi alınlarına Haçı boyunlarına da Siyonizm’in işaretlerini takıp karşımıza öyle çıksınlar. Çıksınlar da görelim bu destanı bu millet nasıl yazar, görsünler.
Allah Çanakkale ve tüm cephelerdeki şehitlerimizin mekanını Cennet eylesin.
Allah bu milleti muzaffer eylesin…
Fatih KAPLAN 18.03.2018

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 yorum