Grigoriy Petrov’un “İdealist Öğretmen”i

8 Şubat 2018 0 yorum Denemeler-Makaleler , Kitap Eleştiri 271 Görüntüleme

GRİGORİY PETROV’UN İDEALİST ÖĞRETMEN’İ

 

Serkan GÖKBULUT*

 

Grigory-Spiridonovich-Petrov

Grigoriy Petrov

Grigoriy Petrov’un daha önce Beyaz Zambaklar Ülkesinde adlı eserini okumuştum. Bu eseri okumam tesadüfî olmadı tabii. Yoğun tavsiyeler üzerine kitabı elime almış böylelikle Petrov ile tanışmıştım. Atatürk’ün Millî Eğitim Bakanlığı’nın 100 Temel Eseri arasında görmek istediği ve sadece okullarda değil; orduda bulunan askerlerin de okumasını istediği, birden fazla dile çevrilmiş olan bu eseri bitirdiğimde yazara ve yazdıklarına içten içe bir hayranlık uyanmıştı muhayyilemde. Geçenlerde bir kitap mağazasında dolaşırken aynı yazarın bu sefer de rastlantı sonucu İdealist Öğretmen adlı eserini gördüm rafların birinde. Yanımda benimle kitapları inceleyen arkadaşım da bana genellikle bir yazarın bir eseri çok övüldüğünde diğer eserleri sönük kalıyor, ama alıp almamak konusunda yine de sen bilirsin uyarısını vermesine rağmen kitabı alacağımı ve onun yanılabileceğini söyledim. İyi ki de almışım diyorum. Aynı gün içerisinde sadece bir saatimi aldı okumak; çünkü çok sade, akıcı bir üslûba sahip olan bu eserin çok kısa ve yoğun olmayan anlatımı var. Laf-u güzaf etmeyip esere geçelim isterseniz.

idealist-ogretmenEser, adından da anlaşılacağı üzere bizlere bir idealist öğretmen tipi çiziyor. Eserde tüm olaylar idealist öğretmen Raçinski’nin merkezinde şekilleniyor. Raçinski bir matematik profesörü. Profesörlüğünü bırakarak kendisinin doğup büyüdüğü Tatevo köyünde öğretmenlik yapma kararı alıyor birden. Tabii bu onun çevresinde bulunan kişilerce delilik olarak gözüküyor ama idealist insanların özelliği enteresan duygu ve düşüncelere sahip olmalarıdır ki Raçinski’yi de çevresindeki insanların dediklerine aldırmayan, çok başarılı, eserleri birden fazla dile çevrilmiş olan bu profesörü idealinde olan düşüncelerinden uzaklaştıramıyor. O, zihinsel olarak kör olan ve kendisinin içinde doğup yetiştiği karanlık köyüne aydınlık götürme düşüncesini ne olursa olsun yerine getirmek için üniversiteden istifasını verme kararı alıyor.

Artık onun için gidilecek yol halkının manevî zenginliğidir. Nitekim bunun çok zor olduğunun farkındadır. Ama idealist insanın bir özelliği olan hayata karşı dimdik durma unsuru burada karşımıza çıkıyor. Köyüne geldiğinde halk tarafından anlaşılamaması, kendisini kötüleyip iftira atanlara karşı dimdik durması bize bunu açıkça göstermektedir. O, üniversitedeyken bir okyanus gemisidir. Ancak halkın bilgisizliğinin de derya deniz olduğunu bilir ve tam da buralarda büyük gemilere ihtiyaç olduğunu düşünür. Nitekim büyük gemiler okyanuslarda yüzerler. Ona göre halk, bilgisiz, cahil öğretmenlerin eline verilerek ne olduğu anlaşılmayan bir eğitim süzgecinden geçirilmiş ve sonuç değişmemiştir. O çetin şartlar altında zorlukları aşarak; köyüne ışık olmayı bilmiştir.

İdealist bir insan tipinin en önemli özelliklerinden birisi de inandıkları yolda azimle çalışmaları ve emellerine ulaşabilmeleridir. Raçinski, köyüne gitmeden önce üniversitedeki hocalar, köyde kimseyi yetiştiremeyeceğini, kurulu düzeni değiştiremeyeceğini söylese de on yıllık bir süreyle ilk geldiği günkü gibi azimle çalışmış ve on ikiye yakın sınıfı mezun etmiştir bile idealist öğretmenimiz. Onun yetiştirdiği öğrencilerinden Bogdanov-Belski, devlet bursuyla üç yıl İtalya’da kalmış, Rusya’nın en büyük ressamlarından biri olarak anılmıştır, hem de hepimizin bildiği bir tablosuyla da dünyaca tanınan bir ressam olmuştur. Yine köyünden bir öğrencisi olarak yetiştirdiği Zabolotni’nin lisedeki başarısı Moskova’da uzun bir süre konuşulmuş ve bu öğrenci on beş yaşında üniversiteye girmeye hak kazanmıştır. Kimya alanındaki çalışmaları için altın madalya ve para ödülü kazanan genç Avrupa’ya yüksek tahsil için gönderilmiş ve bu süreç içerisinde kendisini ispatlayarak dünyanın tanınmış bir bakteriyoloğu olarak Raçinski’ye bir zamanlar idealleri için deli diyenlerin karşısına dikilmiştir. Bunlar sadece kitaptan verdiğim iki örnek. Bu öğrenciler içerisinden mühendisler, teknisyenler, doktorlar, öğretmenler, profesörler de çıkmıştır. Mesela iki genç kız konservatuardan mezun olduktan sonra biri Petrograd, diğeri de Moskova operasının en önemli sanatçıları olmuştur.

Enteresan fikirleri olan, hayata karşı dimdik duran, zorluklara ve engellere karşı direncini yitirmeyen, hayatta hep tek başına mücadele eden bu idealist öğretmenin en önemli bir vasfı da iyi bir hatip olması, etkileyici konuşmalarıyla çevresindekileri büyülemesidir. Bana göre onun bu özelliği Petrov’un kendi hayatının eserde Raçinski adlı karaktere yansımasıdır. Nitekim Petrov’un kendi hayatında görülen etkili bir hatip oluşu onu Raçinski ile birlikte düşünmemizi sağlamıştır ki yazarın biyografisinden hareketle eserlerine bakmak o eseri daha iyi anlamamızı sağlayabilir ya da karakterlerin ruh hâline, düşünce dünyalarına kolayca erişmemiz için bize kaynak olabilir. İyi bir hatiptir dedik. Raçinski, Tatevo’ya gelerek sadece öğrenci yetiştirmekle kalmaz, orada bulunan halkı sık sık bir araya toplayarak onların aydınlanmasına da öncülük eder. Halk; içki müptelasıdır, okuma-yazma bilmez, karnından başka bir şey düşünmez; fakat eserin sonunda Raçinski’nin verdiği hitabetler sonunda halkta yadsınamaz derecede büyük değişiklikler görülür. Her ülkeye Raçinski gibi bir profesör gerek doğrusu. Petrov, Rusya’da Raçinski gibi 50 profesör olsaydı Rusya bambaşka bir Rusya olurdu, diyor çünkü…

 

 

* Lisans Öğrencisi, Gaziantep Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, serkangokbulut@outlook.com

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

Serkan Gökbulut

Lisans Öğrencisi, Gaziantep Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı, serkangokbulut@outlook.com

İlginizi Çekebilir

0 yorum