Şiir Diyârına Yolcu

18 Aralık 2017 0 yorum Denemeler-Makaleler 368 Görüntüleme

25_252_sair

Şiiri bir diyâr olarak düşünürün hep, şairler ise bu diyâra birer yolcu…

Bu yazımda şiir diyârına yürüdüğüm yolda karşılaştığım, kalemi de, kelâmı da güçlü bir kardeşimden bahsedeceğim elim döndüğünce.

Yirmi yıl boyunca aynı şehirde yaklaşık on yıl aynı mahallede yaşadığım, 2014 yılında mahalle teşkilatlanması vasıtası ile yakından tanıdığım, Kerem Gürbüz

Bir çok şiirine yazı aşamasında tanık olduğum ve bunları bizzat okuma fırsatı bulduğum Kerem Gürbüz’ün şiirleri aşk, dâvâ, bağlılık üzerine yoğunlaştığı, duygu tonunun fazla olduğu birer eserdir.
Şair için duygu çok önemlidir, herhangi bir şeye karşı duygu besleyebilme, yazıya dökebilme, okuyucuya aktarabilme yeteneğine sahiptir.

BEYAZ

Gürbüz’ün diline bir yara beyaz
Ona haykırdığı bir nara beyaz
Gürbüz’ün hayali bin kere beyaz
Koluna saramaz etme n’olursun…

BEYAZ NEDİR

Beyaz nedir diye sorarsan eğer
Bil! Beyaz sadece bir renk değildir
Anla! Dünyamdaki ettiğin değer
Bil! Beyaz sadece bir renk değildir

Beyazın, geçmişi geleceği yok
Ama gönlümdeki, geleceği çok
Sakın ha beyazı bir renk sanma bak,
Bil! Beyaz sadece bir renk değildir

Göllerde dolaşan, kuğular gibi
Tanrı dağ üstüne, buğular gibi
Azraili gören, yağılar gibi
Bil! Beyaz sadece bir renk değildir

Ne tene yorulur, ne de kıyafet
Gözlerde olursa tam bir zerafet
Ozanın gönlünü, yıkan bir afet
Bil! Beyaz sadece bir renk değildir.

Dumanlı dağlardaki karlar gibi
Kendisine kattığı o yarlar gibi
Çevresinde kurulan diyarlar gibi
Bil! Beyaz sadece bir renk değildir

Sigarasındaki, efkâr dumanı
Ki sana ettiği, bağış amanı
İçindeki yanı kut’lu şamanı
Bil! Beyaz sadece bir renk değildir

Beyaz şu gürbüzün, mezar taşıdır
ve akıttığı bir, damla yaşıdır
Uğruna verdiği, aciz başıdır
Bil! Beyaz sadece bir renk değildir.

Bizzat okuduğum ve aklımın bir köşesinde her zaman yeri olan bir şiirinde ise şöyle der şair;

Diyorlar ki; aşk insanı kor eder
Dünyalığı gören gözü kör eder
Aşk olunca tüm işleri zor eder
Olsun varsın tüm işlerim zor olsun
Sana olan sevdam bana kâr olsun…

Şairliğin yanı sıra dâvâ adamlığına da soyunmak farklı bir meziyettir, herkes kaldıramaz ya da o sıfatı üzerine giyemez.
Kerem, şiirleri dışında bu yolda da emin ve net adımlarla yürümektedir.
Pamukkale Üniversitesi Gastronomi bölümü öğrencisi olarak öğrenim hayatına devam eden şair aynı zamanda Türkçülüğün Denizli ilindeki savunucularındandır. Özellikle dâvâ şiirlerinde bunu net okuyabilmekteyiz.

Türk yurdunda gayrı sefa sürenler
Türk ölünce şenlik bayram edenler
İte iman edip dava güdenler
Gün gelince asılacak and olsun!
Tanrı Türk’ü koruyacak and olsun!

Biz bilmeyiz ne sağını ne solu.
Üstündedir hepsinden şu Türk soyu
Tanrıdağın gölgesinde Türk boyu
Gün gelince birleşecek and olsun!
Tanrı Türk’ü koruyacak and olsun!

Türk elinden başlayıpta acuna
Turan elin en sonuna, ucuna
Tanrı dağdan haber salıp acuna
Gün gelince yürüyecek and olsun!
Tanrı Türk’ü koruyacak and olsun!

Oy’a ekmek verip dava güdenler
Cübbe giyip dinle dava güdenler
Kardeş vurup farklı dava güdenler
Gün gelince yenilecek and olsun!
Tanrı Türk’ü koruyacak and olsun!

Türkçüyüz biz tek derdimiz Türk eli!
En iyisi en güzeli Türk eli
Zamanında öptüğünüz Türk eli!
Gün gelince dirilecek and olsun!
Tanrı Türk’ü koruyacak and olsun!

Ve sevgi…
Sevgi, şairin en dolu olduğu duygudur, seven şairse kırılgandır, alıngandır.
Sevdiğine karşı yoğun duygular besler, kolay unutamaz çünkü her şiirini ezbere bilir.
Bir kere kırılırsa da tekrar telafisi olmaz.

BEYAZ 2

Gözlerine bakınca, kelam etmez susarım
Ki haykırsan adımı, sevdan ile eserim
Eline bir dokunsam, başka ele küserim
Sonu ölüm olsa’da ben seni seveceğim…

SAAT 11

Yazmamı istemişsin, aşk kağıda yazılmaz.
Yüreğinde olursa kolay kolay bozulmaz
Resim gibi değildir duvarlara çizilmez
Ben ki senin adını yüreğime kazıdım

Bir tek sana demedim, çekindim söylemedim
Ben aşkınla tutuştum, sakındım söylemedim
Aşkımı bir zırh gibi takındım söylemedim
Ben ki senin adını yüreğime kazıdım

Saçmaladım günlerce deli oldu şu aklım
Hüzünlendim ağladım duman doldu şu aklım
Tüm kuşlara haykırdı kanat yoldu şu aklım
Ben ki senin adını yüreğime kazıdım

Bilemedim ne desem, anlatmadım sana’da
Dilim dolandıkça hep dert doldum tasana’da
Gayrı yetti beklemek hem bana hem sana da
Ben ki senin adını yüreğime kazıdım

Eller kahpe söyledi ele güne anlattı
Geçtiği güzelleri, aldı düne anlattı
Ağzını hancı etti ona buna anlattı
Ben ki senin adını yüreğime kazıdım.

Şair için bağlılık önemlidir, bağlı olduğu değere son derece saygılı ve aşinadır. Bildiği ve öğrendiği değerin bağlılığı onun için herşeyden üstün olabilir.
Vatan denilince hırçındır…

KARA SANCAK

Süngün elbet delecek, yağının o döşünü
Istırabın dinecek, sil gözünün yaşını
Gök atana sorsana? Kızılelma düşünü.
Yiğitlere tütecek elbette o son ocak!
Genç Atsız’ın elinde yükselen Kara Sancak!

Sen ki bir Türk gencisin, çetrefilli yol tutma
O ki düşman da olsa, sakın iftira atma
Çalış Türk genci çalış, çalış evinde yatma !
Çalışana açılır, bil ki şefkatli kucak
Genç Atsız’ın elinde yükselen Kara Sancak!

Öz kardeşten ayrılmak, hiç içine siner mi?
Taştan bir set bir duvar, bir vatanı böler mi?
Özgürlüğü düşmanın, tepsi ile sunar mı?
Başarırsan alırsın, senin olur köy, bucak
Genç Atsız’ın elinde yükselen Kara Sancak!

Kolay değildir elbet, millet için çalışmak
Geceyi gündüz edip, sabahlarla buluşmak
Sonu güzel olacak, o Turan’a kavuşmak
Bitecek tüm dertlerin, açılacak o Sancak
Genç Atsız’ın elinde yükselen Kara Sancak!

Elini her zaman taşın altına koyan vatan aşkı ile yanan Kerem gibi birçok genç şair arkadaşımız var, ki Kerem Gürbüz bunların en önemli örneklerinden.

Türk milliyetçiliğinin zorlu çetin davasına gönül veren Gürbüz kardeşim aynı zamanda büyük mesafe katettiği şiir yolunda da son derece başarılı ve istekli.
Daha şimdiden bir çok site ve sosyal medya sayfalarında kendine yer bulan, şiirleri aylık çıkan Türkçü Turancı yayın Ötüken Dergisi’nde yayınlanan Gürbüz şaire, şiir diyarına doğru hızla yürüdüğü bu yolda başarılar dilerim.
İleride bir çok kez adını duyacağımızdan, nice şiirlerine göz misafiri olacağımızdan hiç şüphem yok.

Tanrı kalemine güç, kelâmına kuvvet versin.
Yazımın sonunu şairin çok beğendiğim “Fasıl” adlı şiiri ile getireceğim.
Şiirle kalın, esen kalın…

Dünyada hiç bitmeyecek
Yaşam ile ölüm faslı
Şu ocak ki tütmeyecek
Öyle güzel puslu puslu

Ne yiğitler geçti yine
Selam harcadığı düne
Savurup atsa o yana
Bırakacak bizi yaslı

Ey! Adını almış şehit
Hülyalara dalmış şehit
Tek sevdası ”al”mış şehit
İşte budur işin aslı

Bak akıyor o ırmağın
Toprak ki senin toprağın
Ay yıldızlı al bayrağın
Dalgalanır… Nazlı nazlı.

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

Nazmi Sancar Yıldırım

Hiç birşey değil, bir garip divâne desinler...

İlginizi Çekebilir

0 yorum