İNGİLİZ’E -OSMAN-LI ŞAMARI

11 Ekim 2017 0 yorum Genel 33 Görüntüleme

İNGİLİZ’E –OSMAN-LI ŞAMARI
Bundan yirmi yıl öncedir gecenin bir yarısı dağlık ve sisli arazide komandolarımız arazi taraması yapmaktadırlar. Arazi şartları çetin ama arazide gezen Türk askeri şartlardan daha çetindir. Çünkü bu topraklarda dedeleri şehit olmuş onlara bu vatanı bırakmıştır. Şimdi mücadele etme sırası onlardadır. Tim sadece toprağa basmadığını OSMAN ÇAKMAK mayına bastığında anlamıştır. Gecenin karanlığını OSMAN’ın haykırması yırtar. Sesini melekler Arş’ı Âlâ’ya ulaştırır. Sesi göklerde yankılansa da henüz şehitlik mertebesine kavuşma vakti gelmemiştir. Yerleri ve gökleri yaratan onun yaşaması gerektiğini bilmektedir. Nitekim daha yapacağı çok iş vardır! Sabah olur OSMAN helikopterle hastaneye taşınır tedavi altına alınır ama iki bacakla geldiği hastanede tek bacağı kalır.
Tedavisi 10 yıl sürer. Bu zaman zarfında OSMAN kendini hazırlar çünkü hayat devam etmektedir ve alınacak bir intikam vardır. Günün genelkurmay başkanı onları ziyarete gelir ve OSMAN büyük bir şevkle tek ayağının üstünde haykırarak tekmil verir; ‘ OSMAN ÇAKMAK- TOKAT. Emredin komutanım!’ diye haykıran askere komutanı bir isteği olup olmadığını sorar cevap tekmilden daha net ve daha gür çıkar; ‘ görev yerime dönüp intikamımı almak istiyorum. Komutanım arz ederim!’ der ve komutan bu inanç karşısında ağlamaya başlar. Komutan omuzlarından sıkıca kavradığı askerine; ‘ evladım vatan savunması sadece cephede silah tutmakla olmaz, vatanı her yerde her şartta savunur ve temsil edersin. Biz ordu milletiz, şimdi hemen en iyi yapacağın işi belirle ve bunu vatanın için en güzel şekilde yap.’ Der ve orayı terk eder. Emir gelmiş emir demiri kesmiştir.
OSMAN, en iyi yapabileceği işi seçer ve futbola başlar. Artık ay yıldızlı forması vardır ve her şeyi yine eskiden olduğu gibi vatanı için yapmaya başlar. Gün gelir çatar ve bacağının kopmasına sebep olan mayını döşeyen veya döşettiren İngiliz’le karşılaşır. Şimdi intikam zamanıdır. Yarım olan vücudunun eksiğini ruhu tamamlar ve dünyada yenilmez denen İngiliz’i yenmeyi başarır. Hem de dedeleri 101 yıl önce nasıl yendiyse öyle yener. Onları yerle bir eder, yerin dibine gömer. Kut’ül Amare’de yenen dedelerine layık bir torun olur.
İşte; o dedelerin torunlarına yaraşır bir zaferle hayatını perçinleyen OSMAN ÇAKMAK bizlere de bir ders verir; ‘Siz, biz kim olursak olalım, şartlarımız ne olursa olsun, dün silahımız yokken kurtuluş savaşında bugün bacağımız yokken burada. Yeter ki isteyelim dünyada karşımızda duracak güç yoktur.’ Diye haykırır. Gözlerindeki sevinç aynı şevkin, şah damarındaki kabarıklık aynı kanın kabarıklığıdır. Türk’ün yenilmezliğinin nişanesi, gücünün timsalidir.
Zor günler geçirdiğimiz bu günlerde bizlere bu sevinci yaşatan tüm takım arkadaşlarına ve bu çalışmada emeği olan tüm insanlarımıza sonsuz teşekkürler. Şu şöyle yaptı bu böyle yaptı demeden artık vatanımız için beynimizdeki engelleri kaldıralım. Binlerce yıllık tarihi olan bu millete faydalı işler yapmak için sadece ve sadece istememiz yeterli, onun bilincinde olalım.
Allah milletimizi muzaffer eylesin…
Fatih KAPLAN 11.10.2017

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 yorum