Kelkit Vadisinde Bir Bozkurt

30 Mayıs 2017 0 yorum Sizden Gelenler 548 Görüntüleme

dilaver-cebeci

“Merhum Dilâver Cebeci’nin aziz ruhuna saygıyla…”

Şimdi bir kurdum, Bozkurt
Kelkit vadisinde uluyorum zifiri karanlık gecelere
Gökyüzünde yıldızlar sönük
Nerede Sitâre?
Ses vermiyor Hümeyrâ
Sen bilmezsin, sen bilmezsin
Ben bağrıyorum avaz avaz
İşte ellerimi uzatıyorum sana doğru
Uludağ’ın en tepesinden
Sohbete dalmış semâda yıldızlar

“Nerdesin ey dokuz şavklı yıldızım
Sabrın sınırına dayandı Çeğen Tepesi’nde geceler”
Geceler neden sessiz?
Geceler hep mahzun…
Dokuz şavklı yıldız nerede?
Ben yanıyorum alev alev
İşte ellerimi uzatıyorum ateşe doğru
Süphan Dağı’nın zirvesinden
Yüzünü bize dönmüş dolunay

“Neredesin ey Azapay, ses ver” derdin
Sır mı olmuştu da Azapay sesimize ses vermiyordu?
Sen o vakitler çok küçüktün, gidememiştin Gök Bayrağı kaldırmaya
Belki de ses vermişti de Azapay
Sağır olmuştu kulaklarımız

Sen giderken de ben çok küçüktüm
Gelemedim
Şimdi koşuyorum ayaklarım çatlarcasına
İşte yanındayım bir kara toprak mesafesi aramızda
Ellerimi uzatıyorum sana doğru
Pak ve duru yüreğimle…

Biz bozkırın esen çocukları kâlu belâ’da sevmiştik ilk kez
Ulu kağanların sofrasına sermiştik yüreklerimizi
Biz denizin çocukları
Nasıl da unuttuk o nurlu beyaz ışığı
Oysa yalnız toprağımız vardı, tozuna bulanabildiğimiz
Ne kadar vefasızmışız ki, beton duvarlar arasına sıkışıp kalmış
Koca koca şehirlere esir olmuşuz
Şimdi bir denizimiz bile yok, mavisi temiz

Üsküdar’a çıkıp seyrediyorum Fatih’in şehrini
Bir türkü duyuyorum kulaklarımın en içlerinde
“Nispetsiz cenkler içre, gösterdiğimiz erlik ile kavuştuğumuz dileğe hamdolsun”
Bir türkü çınlıyor İstanbul’un üzerinde
“Irmağının akışına ölürüm Türkiye’m”
Ve bir nara kopuyor ardına
Dokuz tümen bozan
“Tuğ kaldırıp yürüyecek bozkurdum
Tanrı Türk’ü koruyacak bozkurdum…”
Ve biliyorum ki bu burçlar üzerinde al bayrağımız dalgalandığı sürece hiç susmayacak bizim türkülerimiz
Haykıracağız bu kör acuna inat;
“Ilgar ılgar yürüyene,
Ne mutlu hey! Ne mutlu Türk’üm diyene!”

Söz olsun, gün ışıkları ile yitip giden gecenin karanlığına
Onunla silinen yıldızlara
Ve gök kılıçlarımız üzerine
Sevmeyeceğiz Ülkü’den başkasını
Sevmeyeceğiz Vatan’dan ve ırkımızdan başkasını
Bir de seni hep seveceğiz, bir de seni
Kabul edilmiş eski bir duâ dilimizde…
İşte ellerimi uzatıyorum sana doğru
Bir avuç duâ mesafesi aramızda…

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

Nazmi Sancar Yıldırım

Hiç birşey değil, bir garip divâne desinler...

İlginizi Çekebilir

0 yorum