İlmek İlmek Milliyetçilik

18 Mart 2017 0 yorum Denemeler-Makaleler 430 Görüntüleme

bayrak

                  İLMEK İLMEK MİLLİYETÇİLİK
            Türk milliyetçiliği, çağlar aşan köklü bir yapıya sahiptir. Bu yüzden geçmişi o kadar eski tarihleri kapsar. Milli değer ve bütünlüğümüzle öyle güzel harmanlanmıştır ki bu koca bağları birbirinden koparmak imkansızdır. Lakin günümüz şart ve durumlarına baktığımızda hak ettiği kıymeti göremediğini biliyoruz. Buna en büyük sebep şüphesiz kadirşinaslığın tükenmiş olması. Kıymet bilmezliğin var olması. En önemlisi de sahip çıkmamız gereken değerleri hiçe saymamız. İşte bu “sahip olduğumuz değerleri hiçe saymamız” ifadesi en can alıcı nokta ve husustur. Çünkü var olan ve varlığı geçmişte nice canlar nice kanlarla ispatlanmış olan “milliyetçilik”, tıpkı kaderine terk edilen kanser hastaları gibi can çekişmekte. Bizlere düşen ise can çekişen bu kanser hücresini kaderine terk etmek değil; tedavi yöntemlerini araştırarak derhal uygulamaktır. Bu uygulama sonucunda ancak ve ancak kanser hücresini söküp atabiliriz. Aksi taktirde köklerimizden bağlarımızdan ve değerlerimizden olma tehlikesi bizi çepeçevre saracaktır. Çünkü Türk milliyetçiliği konusunda tehlike ve sorunlar küçükken çözülmediği için şu an daha çok büyüyüp yumak haline gelmiş sorunlarla baş etmek durumundayız.
                      Mustafa Kemal Atatürk, “Türk milliyetçiliği, ilerleme ve gelişme yolunda ve milletlerarası temas ve ilişkilerde, bütün çağdaş milletlere paralel ve onlarla bir uyum içinde yürümekle beraber, Türk toplumunun özel karakterini ve başlı başına bağımsız kimliğini korumaktır.” (Ankara 1930) sözleriyle Türk milliyetçiliğinin özünü, sözünü ve hedefini özetlemiştir. Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türk halkına Türk Milleti denir.” (1930) ifadesiyle de bu değerli vazifenin biz Türk Milleti üzerinde olduğunu belirtmiştir. Buradan kıymetli Türk Milleti nasıl ki milliyetçilik şuuru ve bilinciyle Türkiye Cumhuriyeti’ni kurduysa bu devletin devamı ve bekası için de milliyetçilik şuuru ile hareket etmelidir, yorumunu çıkarabiliriz.
                      Oysa ki DEĞER bizim

                                       ÜLKÜ bizim 

                                           BAYRAK bizim

                                               VATAN bizim

                                                     TÜRKİYYE BİZİM..
                     Eğer ki biz bu kutsallarımıza sahip çıkmaz ve geleceğe taşıyamazsak akıbetimizi kestirmek zor olmasa gerek.
                     Mustafa Kemal Atatürk, “Milleti millet yapan düşünce gücünün temelini milliyetçilik teşkil etmektedir. Milliyetçilik, milli benlik, milli birlik, milli ahlak, milli ekonomi, uygarlık ahlakı, milli duygu ve insani duygunun birleşmesinden meydana gelmiştir.” derken de her alanda milli duygu ve milliyetçilik ruhu ile hareket edilmesi gerektiği üzerinde durmuştur.
                    Günümüzde milliyetçilik ruhu ve uygulamaları o kadar sekteye uğramış bir durumda ki.. Resmen Türk Milliyetçiliği yıkım aşamasında can çekişmekte. Bizler bu duruma seyirci kalırsak ve şu an sadece beynimizde yer alan milliyetçilik(?) düşüncesiyle hareket etmeye devam edersek bu kanser sadece beynimizde yer almakla kalmayacak diğer bütün uzuvlarımızı da saracaktır. Özellikle dış güçlerin ve ülkemizde yer alan iç mihrapların zararlı faaliyetleriyle bütün uzuvlarımız, yanlış bir o kadar da tehlikeli bir hal alacak. İşte o zaman …
                    Bütün bu sebeplerden ötürü Türk milliyetçiliği, atiye sağlam temeller üzerine oturtulmuş bir şekilde götürülmelidir. Ancak sağlam temeller üzerine sağlam fikirlerle ilerleyebilmesi için yaraları sarılmalı, vefasızlıklar giderilmeli, kanser hücreler sökülüp atılmalıdır. Böylece gelecek nesillere pırıl pırıl, özüne dönmüş, sapasağlam bir milliyetçilik bırakılabilir. Bu konuda taze beyinler, has milliyetçilik düşünce ve fikirleri ile yoğrulmalıdır.
                    Türk Milliyetçiliği Gaspıralı’ya, Akçura’ya, Gökalp’e, Atsız’a, Sancar’a, Türkeş’e, Dündar Taşer’e, Gün Sazak’a, Mümtaz Turhan’a, Erol Güngör’e, Mehmet Eröz’e, Galip Erdem’e, Ahmet Arvasi’ye, Muzaffer Özdağ’a, Ümit Özdağ’a ve Cumhuriyetimizin kurucusu, İstiklal Harbimizin önderi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve onların ifade ettiği değerlere sahip çıkmaktır. Sahip çıkılmalıdır ki sahip çıkmalıyız ki ecdadımızın canla kanla ilmek ilmek ördüğü Türk Milliyetçiliğini koruyabilelim, yaşatabilelim ve her daim var edebilelim.
                                                                                                                                          

                                                                                                                                 Cânân DURSUN BALTACI

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

Cânân

Sessizlik en derin çığlıktır aslında, duymasını bilene..

İlginizi Çekebilir

0 yorum