Hümeyrâ

6 Mart 2017 0 yorum Sizden Gelenler 560 Görüntüleme

“Eşsiz yıldıza…”

Geceler ecel gibi çöküyor üzerime, ölüm sessizliğine bürünüyorum
Ne olur konuş benimle Hümeyrâ…

Çaresiz bir ateş oluyorsun, yanıyorsun yüreğimde
Kal da diyemiyorum, git de
Ama sen gitme, anla gözlerimden
Sözlerimden alınma, inadına
Konuş benimle…

Bu aralar hep böyleyim, aklı bir karış havalarda
Ben hiç böyle olmamıştım Hümeyrâ.

Sessiz kalma derdimi dinle, derdini söyle
Âh et, şikâyet et, tek susma
Konuş benimle Hümeyrâ…

Yıldızlar kayar yücelerden ve biz dilekler dileriz
Yüreğimizde saf temiz duygular
Hiç bitmeyecek gibi gelir bazen kısa bir gece
Sen varsın çünkü.
Gökyüzü daha bir görkemli, tüm ihtişamı ile seyrediyor alemi
Semâda yıldızlar bile üşürken Hümeyrâ.

Düşün bu yokluğun içinde bin kere ölüp dirilen eri
Düşün çay karası gözlerinde sakladığı sırları
Söyle, anlat, dinle ve haykır
Yalnız susma…

Cehennem kazanları kaynıyor sen susunca yüreğimde
Zebâniler sarıyor yokluğunda hayallerimi
Fayda etmiyor direnişim
Yıkılıyorum karanlığa doğru
Uzat ellerini, tut kaldır beni Hümeyrâ
Işığa yürüyelim birlikte, biliyorsun ki
Biz el ele verince aydınlığa kavuşacak bütün karanlıklar
Üzerine güneş gibi doğacak bu evrenin mutluluğumuz

Kâinatı bu nurlu ışıktan mahrum bırakma
Duy sesimi, ses ver, özledim yüzünü göster
Sus diyen çirkef bakışlara inat, konuş benimle Hümeyrâ.

Hep seninle kalabilsem keşke
Mesela şehrine yağan bir yağmur olsam, saçlarını ıslatsam
Veyahût ayaklarınla bastığın bir parça toprak olsam
Attığın her adımda çiğnesen bedenimi
Gücenmeyeceğimi biliyorsun
Yine biliyorsun, mesafeler önümüzde engelken bile sevmedim senden başkasını
Gözlerim şahit bakmadım aşkla hiç kimseye
Ve ellerim şahit tutmadım kimseyi sen gibi.

Vey ırmağı kıyısında o geceki kanlı ihtilali hatırlarsın
Kıyım kıyım kıyılırken erler
Bir bir yere serilirken yiğit yürekler
Daha bir korkunç çağlıyormuş ırmak
Kana bulanmış suları önüne kattığını sürüklerken
Erler eri Kür Şad ata ruhunu teslim ederken Tanrı’ya
Atının üstünde vakur bir duruşla
Son inen kılıç darbesi yalnız bir yiğide değil
Bir millete sızı veriyormuş.

Eskileri düşünürken hep daha çok hüzünlenirim.
Kaybettiklerimiz de seni anımsarım
Kazandıklarımızda bizi.
Hiç kaybetmemişiz oysa
Kanlı bir harbin içinde, düşman kelleleri savrulurken
Kılıçlar bir hışımla inerken düşman bedenlere
Kazanan biz oluyoruz
Kazanıp “biz” oluyoruz
En kanlı meydanlarda bile nabzımda vuruyor sevdan Hümeyrâ

Seni düşünmeden yapamıyorum.
Sesini duymadan gülemiyorum.
Taş kesiliyor yüreğim, donuk suretim
Ben hep böyleyim bu aralar
Sen alınma, anla gözlerimden
Derdimi dinle, derdini söyle.
Âh et, şikayet et, tek susma
Ne olur konuş benimle Hümeyra…

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

Nazmi Sancar Yıldırım

Hiç birşey değil, bir garip divâne desinler...

İlginizi Çekebilir

0 yorum