Yarına İnanmak

5 Mart 2017 0 yorum Denemeler-Makaleler 812 Görüntüleme

 

images

Bütün pişmanlıklarımızı bir keşkeye nasıl sığdırabilirdik ki? Bir kelime sinesine kaç kelime sığdırabilir? Hatalar, pişmanlıklarımızı; pişmanlıklarımız tecrübelerimizi oluşturur. İnsan beşerdir beşer ise şaşar, hatalar yapar önemli olan bu hatalardan ders çıkarmaktır der büyükler… Aynı hatayı (Eğer biz bunun bizce ya da başkalarınca ama en çok başkalarınca hata olduğunu anlamış isek) bir daha tekrarlamamaktır esas olan. Tecrübe dediğimiz şey de tam olarak bu kısımda devreye girmiyor mu? İnsan yaşı kadar değil yaşadıkları kadar olgundur diye bir söz vardır. İNSAN yaş aldıkça, hataları ile doğrularını bir kenara ayırmış ise bir daha aynı hataları yapmıyor ise tecrübe edinmiştir. Tecrübeli insanlar hata yapmaz mı peki? Elbette her insan, her yaşında yahut yaşamının her safhasında hata yapabilir. İnsan beşerdir. Ancak şu da bir gerçektir ki insanin kısacık hayatı her şeyi yaşayıp tecrübe etmeye yetecek kadar uzun değildir. Burada da insanı keşke’lerden alıkoyacak olan aklı ve başkalarının yaşadıklarından çıkardıkları sonuçlardır.Aslında keşke’nin bir panzehiri vardır: umut! Bilinmelidir ki umut insanı her zaman diri tutan yegane güçtür. O kadar sihirli bir sözcüktür ki insanı bin bir masal ülkesi arasında dolaştırır hem de insan aklının almayacağı sınırsızlıkla… “Bütün iyi kitapların sonunda
bütün gündüzlerin, bütün gecelerin sonunda meltemi senden esen soluğu sende olan
yeni bir başlangıç vardır.” der Edip Cansever… Her kötü şeyin sonrasında iyi bir şey olacağının umudunu yaşarız.Mesela halk arasında bir tabir vardır çok gülersen çok ağlarsın diye ya da çok ağladığında çok güleceğini söylerler hemen.Gece uzun bir yalnızlığa gebedir ama sonrasında sabah adında bir çocuk dünyaya getirir hemde ne çocuk! Tüm umutların tüm elemlerin içinde bulunduğu bir afet… Birbirine zıt olan şeyler nasıl da çekiyor insanı gecenin ardından sabahın, kışın ardından baharın gelmesinin başka ne gibi bir nedeni olabilir ki… Aylarca karın altında kalan toprağın rengârenk çiçekler açmasını umut etmekten başka neyle ifade edebilir ki insan… Hem akasya ağaçları çiçek açarken kutsal nergis yeryüzünü sarıya boyarken umudu anımsatır insanlara… Bir bebeğin doğuşu, güneşin doğuşu… Bu yüzden yarına inanmaktan başka bir çaresi kalmaz insanın hem yarına inanmak mutlu eder insanı… Beklentiler yorar kabul; ama inanç diri tutar insanı… Umut ile bekleyen herkesi mutlu eder yarın… Umarım…

Umut ile kalın…

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 yorum