Kitap Okumama Hastalığından Kurtulun

20 Şubat 2017 2 adet yorum Denemeler-Makaleler 561 Görüntüleme

Kitaplar hangi yüzyılda hayatımıza girdi bunun hiç önemi yok bence. Ya da Türkiye’de, Dünya’da okuma oranı yüzde kaç o da önemli değil bence. Önemli olan benim yani siz kendiniz. Siz ne kadar kitap okuyorsunuz önemli olan bu. Tüm herkesi bir kenara bıraktığınızda kendinizle ilgili olan bilgilerden bahsediyorum. Sen ne kadar kitap okuyorsun?

Bulunduğumuz dünyada ve evrende neden kitap okumuyorsun sorusuna milyonlarca bahane üretilebilir. Kendi adıma konuşuyorum. Bu bahaneler türlü türlü, çeşit çeşit olabilir. Hatta bazıları gerçekten geçerli olabilir. Ama kendinizle yalnız kaldığınızda bu sorunun net bir açıklaması olması lazım. Çünkü bana göre kitap okumamak bir hastalıktır.

Nasıl bir hastalık bu kitap okumamak? Kitap anne, baba gibidir. Sever, kollar, bilgilendirir, toplumda bir yer sahibi eder. İste siz tüm bu güzelliklerden uzak duruyorsanız hastasınız demektir. Bana göre yani.

Kitabı aile fertlerinin, öğretmenlerini ve arkadaşlarınız hayatınıza katmaya çalışır. Bunun birçok yönü vardır. Şimdi herkes tarafından duyabileceğiniz yanlış kitap okuma önerilerini söylüyorum sizlere.

# Boş zamanlarında kitap okumalısın.

# Kendine kitap okuma zamanı yapmalısın.

# Şu kitabı kesinlikle okumalısın.

# Kitap okumak insanı geliştirir kesinlikle kitap okumalısın.

Bu gibi benzeri öneriler alıyorsanız sizlere geçmiş olsun diyorum. Çünkü kitap okumak çok farklı bir eylemdir. Herkesin farklı bir kitap okuma tarzı vardır. Kimisi haftada bir okur bir kitabı yarısına kadar okur. Kimisi vardır her gün okur. Kimisi vardır araştırma kitabı okur. Kimisi roman okur, hikâye okur, şiir okur, dergi okur falan filan.

Sizin anlayacağınız her yiğidin bir yoğurt yiyişi olduğu gibi her yiğidin birde kitap okuyuş vardır. Eğer gerçekten kitap okumak istiyorsanız ya da birine kitap okutmak istiyorsanız onun tarzını bulun. Bence bir insanın ilgisini çekebilecek bir kitap tüm kitaplardan daha önemlidir. Bakın eğer insanın tarzını bulursanız onu kitaba bağlarsınız.

Tabi bu tarz bulma olayı da zor. Çünkü kitabın türünden içeriğine, içerikten anlatım türüne, kitabın konusuna ve özelliklerine kadar keşfetmek gerek. İşte aradığınız tarzı bulduğunuzda artık hastalığınız iyi olmaya başlamıştır demektir.

Kitap kara delik gibidir, sizi içine çeker. Bu sürükleniş bazen hızlı, bazen yavaş, bazen de ara ara olur. Bu tamamen okuyucunun elindedir. Kitaba kendini nasıl verdiğine bağlıdır. Kitap sadık bir sevgilidir sizi asla bırakmaz. İyi bir dosttur, arkanızdan konuşmaz.

Kitabı ne kadar severseniz o da sizi o kadar çok sever. Sizin gösterdiğiniz ilgiye karşılık o da size ilgi gösterir. Sizi besler ve güçlendirir. Uzun lafın kısası kitap okuyun. Kendiniz için okuyun. Kitap hangi okuldan mezun olduğunuza bakmaz ona nasıl sarıldığınıza bakar. Kitaplara sarılın, okuyun ve okumaktan kaçmayın.

Son bir not düşeyim. Kitaplarınızı insanlarla paylaşın okunulmasını ve yayılmasını sağlayın. Ama unutmayın ki o kitabı yazan insanında emeğinin karşılığı var. Yani kitapları paylaşırken yazarın emeğini göz ardı etmeyin. Mesela yeniden satın alın ve arkadaşınıza hediye edin.

Düşünün, okuyun ve yazın emin olun faydasını göreceksiniz.

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

2 adet yorum

  1. Mehmet Hayati Özkaya Şubat 20, at 13:36

    Okumak yaşamaktır diyerek kitaplarla dost olmaya; yazmak yaşatmakır diyerek kalemle , kağıtla dost olmaya devam. Yolun açık olsun!

    Reply
    • Berkhan Çelik Şubat 20, at 15:07

      Çok teşekkür ederim sevgili Hocam. Önümüzü aydınlatan sizin gibi kıymetli insanlar oldukça yolumuz hep açık.

      Reply

Yorum Yapabilirsiniz