Karanfiller Bahçesi

13 Aralık 2016 0 yorum Veysi Toktaş , Yazarlarımız 929 Görüntüleme

karanfiller

“Çok değil birkaç gün uzaklıktan gülümsüyor umutlar ama gözyaşlarım içinde boylu boyunca yatıyorum.” Ölüyoruz her gün birer birer… Gidiyoruz sonsuz bir sığınağa, kuşatılmış bir kurtuluşa. Düşüyoruz dipsiz kuyulara; uçuyoruz göğe ama nedense ayaklarımız hep boşlukta! Derme çatma bir evin eşiğinde al yazması, yamalı elbisesi ile duruyor sessizce tabutun başında. Kimisinin başı elleri arasında, kimisi yıkılmış bir duvarın dibinde; bir çığlık ki korkutmuş tüm ahaliyi. Susun, dinleyin ölümcül korkuyu! Boynu bükük garipleri kim sarar? Bir anne ; şefkatle büyümüş gözünde, bir mevsim gibi büyüdü elinde; bir tanesi, yavrucağı… Sofranın ortasına düşen şarapnel parçası kanlı bir gölgeden düştü. Kor yangını düştü; uzak durduk ama hep bize geldi öteden beriden. Sustum, sustum usulca. Sustalı bir bıçağın acısı kan ağlıyor. Bize yine susmak kaldı. Gökten kuşlar düşüyor ve toprakta cemreler kuruyor. Bahar gelmeyecek. Yüz kırışıklarımıza çekilen gözyaşları gibi kuytu bir köşeye çekilince meydan büyüyecek, ölüme susayan gölgeler büyüyecek… Biz sustukça çocuklar ağlayacak biz sustukça ölümcül olacak korkular; ölümün peçesi değil yüzyılın namı ile büyüyen halkamız gökyüzünü yeniden aydınlatan ufuklarla süslenecek. Karanfiller bahçesine bürünen meydanlar arşa değmeli. Ölümü eline alıp içine gömenlerin gözü bir cennet bahçesi gözükmeli; bu karanfiller bahçesi. Nazarında bir evlât gün almışsa zaferden anneler artık ağlamamalı. Sonra sarıldık birbirimize bu yangında. Amansızca bir acının kucağında büyüyebilmeliyiz günbegün. Ve karanfiller bahçesinde yaşlı gözleriyle sonsuz perdelere yaslanan cılız bedenlerin büyük hakkı değil mi? Bir çift kelam; Sen çok yaşa, sen çok yaşa yiğidim! Nedense birileri ne duymuş ne görmüş ne de biliyor! Soluyan katilleri. Öylece dalmış uykusunun en bayağı rüyasında. Kan revan olmuş yerle gök şayet birileri uyuyor. Zevki sefası bitmek bilmiyor katillerin. Dünün çocukları büyüyor. Körpe bir zamanın çocukları. Dev göğü inleyecek tüm şarkıları. Nağmeler yeri yara yara coşacak. Bayrak uçsuz, bucaksız zamanın ve ufkun çarkında yükseldikçe büzülecek korkular, katiller ve kara gölgeler. Ve ölmek zaman alacak. Dipdik duracağız karanfiller bahçesinde. Dünün çocukları bugün de gülecek…

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 yorum