Vefa(sız)

11 Aralık 2016 0 yorum Sevgül Yılmaz , Yazarlarımız 911 Görüntüleme

yasli-ana-baba

Ana baba hakkı ödenmez denmiştir ya siz siz olun sakın ha inanmayın bu söze. Ödenir efendim ödenir, üstelik en ucuz en kolay ödenen ana baba hakkıdır. Neymiş efendim doğururken acıların en dayanılmazını çekmişmiş, kendi yemeyip yedirmiş kendi giymemiş giydirmişmiş. Kendi boğazından keyfinden kesip okutmuş adam etmişmiş. Geceler boyu uykularını heba etmişmiş. Yapmasaymışlar… Kim dedi yapsınlar diye… Biz mi istedik dünyaya gelmeyi… Üstüne üstlük de doğarken yaşlandıklarında bakacağımıza dair söz mü verdik, senet mi imzaladık! Bunca işin gücün arasında üstelik… Bize mi sordular yaşlanırken elden ayaktan düşerken hasta olurken!

Evet, yanlış duymadınız ben söylüyorum bunları hem de bir evlat olarak. Neden mi, çünkü en kolay ve en ucuz ödendiğine çokça şahit olmuşluğum vardır ana baba hakkının. Ödeniyor hem de nasıl kolay nasıl ucuz nasıl göz boyayarak ve nasıl da içe sinerek ödeniyor. Hayret sözcüğü zayıf kalıyor bu ödenmenin kolaylığı karşısında. O yüzden söylüyorum size ki eğer yaşlı başlı babanız ananız varsa sakın ola ki onlar için keyfinizi bozmaya kalkmayın. Tatile gidecekseniz varın gidin, akşam sinema tiyatro ya da kafanızı dinlemek için sağlıklı ailenizle hafta sonu kaçamakları artık her ne ise yapın gitsin. Hastalanmasalardı ya ana babanız da! Ne hastalıkları biter bu yaşlıların ne de istekleri. Gençliğimizin en güzel zamanlarını onların yanında heba etmemizi beklemeleri ne büyük bencillik oysa. Hastalık herkesin başında. Yanında olsanız ne olacak olmasanız ne olacak sonuçta.

Uzun hastalıklarla pençeleştikten sonra hayata gözleri açık veda eden ana babamızın ardından günahlarımızı bağışlatmak ne kolaydır bir bilseniz. Günah da denir mi yaptığımıza ondan da çok emin değilizdir ya neyse. Kolaydır efendim, gidersiniz bilgisi derin bir hocaya danışırsınız. Anamın babamın sağlığında işim gücümden pek bir ilgilenmem mümkün olamadı ama çok istedim, şimdi içimde vicdan denen bir yer var derinlerde bir yerde, bazı bazı durduğu yerde kımıl kımıl beni dürtüyor. İçimin rahat etmesi için ne yapsam münasip düşer? Usulünce sorarsınız. Hoca derin bir bilgiye sahipse muhtemelen yetmiş defa ana babanın ardından Yasin okutmanızı salık verecektir, onların ruhuna. Yetmiş Yasin okumak da her babayiğidin harcı değil ki! Zaman ister, nefes ister. İyisi mi bir kolayına bakmalı… Siz de gider yatılı bir kız ya da erkek yurduna elinizde bir tepsi tatlısıyla yetmiş Yasin’i okutur o akşam gönül rahatlığı içinde dalarsınız uykunuza. Demiştim size çok kolaydır diye. Hadi hadi çok olsa yüz liraya patlar size, gönül rahatlığı için ne ehemmiyetsiz bir miktar değil mi?

Boşuna demiyorum size, kendinizi yok yere yorup keyfinizden etmeye hiç mi hiç gerek yok. Ölümlü dünya sonuçta, hepimiz ölüp gideceğiz, ha önce ha sonra. Var mı elden gelen bir şey, ne yapalım, şairin dediği gibi ölüm herkesin başında, uyudun uyamadın olacak! Kimileri o uykuya dalmadan cehennem azaplarını hastalık adı altında çekip de gidiyor gideceği sonsuzluğa. Ana babamız çekip gittikten sonra da evlat olarak kimi sorumluluklarımızı harfiyen yerine getirmek boynumuzun borcu, en çok da öldükleri günlerde. Kolay ağlayabilen bir yapınız varsa sizden daha şanslısı da yoktur böyle zamanlarda. Ananız babanız hastayken aklı başındayken muhtaçken ve gözleri kapıya bakarken, kulakları evlat sesine hasretken çalmadığınız o kapıya gitmek böyle zamanlarda elzemdir artık. Cenaze hangi evden kalkacaksa, sizin evden kalkacak değil ya, peşinden bir de o evin temizliği, gelene gidene hizmeti olacak, sizde vakit ne gezer, gidersiniz o evin kapısına atalarımızın yaptığı gibi saçınızı başınızı yolarak, sesinizin avazınızın çıktığı kadar yırtına yırtına ağlarsınız. Ne kadar çok ve uzun ağlarsanız acınızın derinliğini o kadar göstermiş olursunuz elâleme. Ana babanızın muhtaç zamanlarında onlara karşı ihmal ettiğiniz ne varsa şimdi göstermenin tam yeri ve zamanıdır. Sel gibi gözyaşlarınızın karşısında konu komşunun hısım akrabanın size bakışı değişir, gözlerinde hidayete erersiniz. Daha ötesini hiç düşünmeyin, O zaten konuşmuyor ve söylemiyor yüreğinizin lekelerini ama biliyor ve unutmuyor. Günü geldiğinde misliyle ödenmek üzere bir kenarda bekletiliyor yapılanlar.

Gösterinin bu kısmını başarıyla atlattıktan sonra iş asıl kısma gelecektir. Ana babanın zor günler için bir kenara koyduğu kefenlik varsa yahut birkaç parça mal mülk evladı olarak elbette sizin de her kuruşunda hakkınız vardır. Gerçi bir kenara üç beş kuruş atabilmeleri ne derece mümkün olmuştur orası da tartışılır ya. Hani birkaç sene evvel başınız çok sıkışmıştı da imdadınıza anneniz yetişmişti. Emekli aylığından yemeyip bir kenara koyduğu güvenceliğini hiç düşünmeden avcunuza sayıvermişti. Gerçi siz borç almıştınız, ama hayat şartları malum, ödemek mümkün olamadı. Zaten anneniz de hiç sormadı bunu size. Bir ara da araba değiştirirken yine kenardaki üç beş bileziğini çam sakızı çoban armağanı deyip verivermişti. Torunların okulları için arada verdiklerini hiç hesap etmedi. Demek yine kenarda üç beş kuruşu varmış. Eskiler arttırmayı biliyorlar. Şimdi sıra onun üleştirilmesinde. Bir de dededen kalma ev var kirada, birkaç dönüm de toprak. Evlat olarak hakkınız değil mi bunlardan nemalanmak. Tamam, belki sizin diğer kardeşiniz kadar emeğiniz yok ana babanızın üstünde ama işiniz gücünüz olmayaydı olurdu nasılsa. Hem diğer kardeşiniz sizden fazla ne yaptı ki… Bir kap yemek, bir iki alışveriş, bir iki doktor hastane ve ilaç peşinde koşma… Evladı olarak o kadarını da yapmayacak mı? Sizin işiniz tatiliniz keyfiniz olmasaydı siz de yapacaktınız. Öyleyse var olan her şey kuruşu kuruşuna paylaşılmalı. Siz de o ananın ve babanın evladı değil misiniz? Alın gitsin…

Kim demiş ki Vefa sadece İstanbul’da bir semt adıdır! Külliyen yalan demişler. Hepimiz vefalıyız. Bu hayatta en kolay ve en ucuz şeydir vefalı olmak… Vicdanınızı da susturmayı başarmışsanız, sizden daha vefalısını bulmak mümkün değildir bu hayatta. Yaşayın keyfinizce…

 

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 yorum