Hayallerim ve Ben

4 Aralık 2016 0 yorum Sevgül Yılmaz , Yazarlarımız 1008 Görüntüleme

kuslar

 

 

 

 

 

 

 

 

 

HAYALLERİM ve BEN…

Siz siz olun kimsenin hayallerini küçümsemeyin, kimseyi hayalcilikle suçlamayın ya da hayallerini yargılamayın. Pek sevdiğim bir söz vardır şimdi tam olarak kime ait olduğunu çıkaramadığım ama her okuyuşumda iliklerime kadar doğruluğuna ve geçerliliğine inandığım bir söz grubu… Bob Marley idi sanıyorum. Benim hayatımı yargılamadan önce benim ayakkabılarımı giy ve benim geçtiğim yollardan, sokaklardan, dağ ve ovalardan geç. Hüznü, neşeyi ve acıyı tat. Benim geçtiğim senelerden geç. Benim takıldığım taşlara takıl, yeniden ayağa kalk ve aynı yolu tekrar git. Benim gittiğim gibi… Ancak ondan sonra beni yargılayabilirsin…

Hayatta en kolay şeydir başkasını oturduğumuz yerden yargılamak, yargısız infaz… Ne de çok yaparız bunu her defasında yapmadığımızı üzerine basa basa söyleyerek.

Sizi bilemem ama ben çok hayal kurarım. Yoooo hayır, şimdiki yaşlarıma özel bir durum değildir hayal kurma alışkanlığım, kendimi bildiğim yaşlardan itibaren kurardım. Hayli küçük yaşlarımda anımsarım hayali bir arkadaşımın da olduğunu, adı da Şengül’dü. Neden Şengül bunu bilmiyorum ama çok uzun zaman benimle kaldığını iyi biliyorum. Ne zaman ayrıldım ondan bunu da hatırlayamıyorum. Şengül adında tanıdığım kimse olmadığını sanıyorum ama hayali arkadaşıma neden bu adı koyduğumu bilmiyorum. İnsan zihni çözülmemiş gizler dehlizi… Muhakkak ki vardır bir sebebi. Şimdi koca kadın olmama rağmen hala kendi kendime konuşma alışkanlığım vardır. Olayların değerlendirmesini kendimle yaparım konuşarak sanki yanı başımda beni dinleyen biri varmış gibi. Günümüz dünyasında onca antidepresan kullanan insanlar varken ben hâlâ baş edebiliyorum dünya ahvâliyle. Galiba yazabilmenin ilaç tesiri bu…

Çok hayal kurarım gerçekten, bu elbette ayaklarımın yere basmadığı anlamına gelmiyor. Zaten ne kadar hayalci olursanız olun hakikatin sesi o kadar yüksek çıkıyor ki kulaklarınızı kapasanız da benliğinize dinletiyor kendini. Ondan kaçmanızın hiç imkânı olmuyor. Kaldı ki hangimizin zaman zaman bunu yapmaya ihtiyacımız yok ki! Günlük telaşlardan zorunluluklardan birkaç saatliğine kaçış hangimize iyi gelmiyor!

Demiştim ya az evvel siz siz olun kimsenin hayallerini küçümsemeyin, hafife almayın ve kimseyi hayalci olmakla suçlamayın. Hayaller olmasaydı belki yaşamımızda pek çok şey eksik kalacaktı. Jules Verne, Aya Seyahat’i yazdığında pek çok kişi muhtemeldir ki onu delilikle suçlamışlardı. Bugün değil aya ayak basmak neredeyse yerleşim birimleri kuracak seviyeye gelmedik mi? Hasta adam Osmanlı İmparatorluğu’ndan taze bir Türkiye Cumhuriyeti kurma fikrine 1919’da en aydınlarımız bile çılgınlık gözüyle bakmamışlar mıydı? O şartlarda muhakkak ki öyleydi ama Mustafa Kemal ağır gerçeklere en güzel hayalini gerçekleştirerek cevabını verdi. Hayaller gerçekleştirilmek üzere kurulur. Hepimiz bulduklarımızla yetinmekle kalsaydık, keyfimi bozma, risk alma cesaretini göstermeseydik yaşama katacağımız hiçbir şey olmazdı. Tıpkı bizim dışımızdaki canlılar gibi yer, içer; uyur, ürer dururduk. Bizi biz yapan biraz da hayallerimiz değil midir!

Çok hayal kurduğum gibi çevremdekilerin hayallerine ortak olmaya da bayılırım. Onları dinlemekten ayrı bir haz duyarım. Hele hayallerine yürekten inananların gözlerindeki o benzeri olmayan ışıkla bana kendilerinden geçerek anlattıklarında bilirim ki ben görmesem de bir gün anlattıkları gerçeğe taşınacaktır. Hepimizin yürekten inanarak kurduğumuz hayallerin eninde sonunda hakikatin katı yüzeyini delip geçeceğini biliyorum, çok tecrübe etmişliğim vardır.

Size de yakınlarınızdan biri hayallerinden söz ettiğinde sonuna kadar dinleyin onu. Yargılamadan, inancını paylaşarak dinleyin. Gerçekleşmese bile ne fark eder aslında! Hepimizin bu zor şartlarda ertesi günü bekleyecek, bize güç kuvvet verecek, yatağımızdan kalkacak gücü damarlarımıza pompalayacak bir hayale ihtiyacımız yok mu? Yarından ümidimizi kesersek, yarına dair hayallerimizi kurutursak içimizde bize mücadele gücünü ne verecek? Bırakalım hayallerine inansınlar, bırakalım onu gerçekleştirmek için var güçleriyle çalışsınlar, yarına dair güç biriktirsinler. Bunu ellerinden alma hakkını kendimizde bulmayalım. Başka nemiz var ki elimizde!

Ben çok hayal kurarım, hayalci biri miyim bilmiyorum ama dünya telaşının katı gerçeklerini beyaz hayallerimle biraz yumuşatmazsam sanki yaşamak çok zorlaşacak gibi geliyor bana. Hayal kırıklığı yaşadığım da çok oldu ama ondan da öğrendiğim bir ders var; hayal kuracağın mecrayı doğru seçersen kırıklığını da yaşamazsın…

 

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 yorum