Platonik Bir Aşk: Üçüncü Şahsın Şiiri

27 Kasım 2015 0 yorum Yaşar VURAL bilgi@edebice.net 2559 Görüntüleme

       PLATONİK BİR AŞK: ÜÇÜNCÜ ŞAHSIN ŞİİRİ

        Okuyanda derin izler bırakan şiirlerin bir hikâyesi var mıdır? Bu konu için uzunca bir mesai lazım ama kestirmeden söyleyebiliriz ki, her güzel aşk şiirinde bir “yaşanmışlık” vardır. Sevdayı mısralarında gergef gergef işleyen şiirlerin en ünlülerinden biridir “Üçüncü Şahsın Şiiri.” Attilâ İlhan’ın “Yağmur Kaçağı” adlı kitabında yer alan bu şiirin hikâyesine geçmeden önce o güzel şiiri bir hatırlayalım:

 

 

gözlerin gözlerime değince

felâketim olurdu ağlardım

beni sevmiyordun bilirdim

bir sevdiğin vardı duyardım

çöp gibi bir oğlan ipince

hayırsızın biriydi fikrimce

ne vakit karşımda görsem

öldüreceğimden korkardım

felâketim olurdu ağlardım

  

ne vakit maçka’dan geçsem

limanda hep gemiler olurdu

ağaçlar kuş gibi gülerdi

bir rüzgâr aklımı alırdı

sessizce bir cıgara yakardın

parmaklarımın ucunu yakardın

kirpiklerini eğerdin bakardın

üşürdüm içim ürperirdi

felâketim olurdu ağlardım

 

akşamlar bir roman gibi biterdi

jezabel kan içinde yatardı

limandan bir gemi giderdi

sen kalkıp ona giderdin

benzin mum gibi giderdin

sabaha kadar kalırdın

hayırsızın biriydi fikrimce

güldü mü cenazeye benzerdi

hele seni kollarına aldı mı

felâketim olurdu ağlardım

         (Yağmur Kaçağı, sf. 25)

 

          Şairler genellikle şiirlerinin ilham kaynakları hakkında bilgi vermezler. Sezai Karakoç, ünlü şiiri Mona Rosa için hiç konuşmamış, hatta o şiirin bir muhatabının olmadığını söylemişti yıllarca. Oysa, şiirdeki akrostiş çözülüp de, şiirin muhatabı olan kadının akrostişte ortaya çıkması üzerine, kadın şiirin kendisi için yazıldığını itiraf etmişti. Ama Attilâ İlhan Yağmur Kaçağı adlı şiir kitabının sonunda, kitaptaki şiirlerin yazılış maceraları hakkında bilgiler verir yani şiirlerinin ilham kaynaklarını gizlemez. Üçüncü Şahsın Şiiri için Attilâ İlhan şunları söyler:

    “Çok ünlü bir şiir daha. Hemen söylemeliyim ki şiir, gerçeğe çok yakın bir psikolojiyi, bir sevda gerilimini yansıtıyor. O yıllarda, Maçka dolaylarında n. adında bir kız yaşardı. İnce, tüy gibi, kısacık saçlı, son derece modern bir kız. Yanılmıyorsam Güzel Sanatlar Akademisine gidiyordu. Tesadüf bu ya, Marsilya yolculuklarımdan birinde, aynı vapurdaydık. Napoli’ye kadar beraber gittik. O, orada indi. Bir türlü yaklaşmak fırsatını bulamadım. Ne yalan söylemeli, bu siluet beni çok etkilemiştir. Siluet diyorum çünkü kişi olarak onu tanımadım; ama galiba uzaktan ‘sevdim’. Üçüncü Şahsın Şiiri bunun kanıtıdır.”

 

Bir siluetin ardından dillere destan olan bir “aşk şiiri” yazılabiliyorsa, sevgilinin kendisi için kelimelerle tarif edilemez bir sevda şiiri yazılması iktiza eder; ama gelin görün ki, bütün güzel şiirler uzaktan uzaktan, gizlice sevmelerden ve bu sevmelerin verdiği elemden mütevellid yazılmıştır. Haksız mıyım?

                                                                                                                        Yaşar Vural

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 yorum