O Belde

10 Temmuz 2015 0 yorum Ahmet Haşim 377 Görüntüleme

O Belde

Denizlerden

Esen bu ince havâ saçlarınla eğlensin.

Bilsen,

 

Melâl-i hasret ü gurbetle ufk-ı şâma bakan

Bu gözlerinle, bu hüznünle sen ne dilbersin!

Ne sen,

Ne ben,

Ne de hüsnünde toplanan bu mesâ,

Ne de âlâm-ı fikre bir mersâ

Olan bu mâi deniz,

Melâli anlamayan nesle âşinâ değiliz.

Sana yalnız bir ince tâze kadın,

Bana yalnızca eski bir budala

Diyen bugünkü beşer,

Bu sefil iştihâ, bu kirli nazar,

Bulamaz sende, bende bir ma’nâ,

Ne bu akşamda bir gam-i nermîn.

Ne de durgun denizde bir muğber

Lerze-i istitâr ü istiğna.

 

Sen ve ben Ve deniz

Ve bu akşam ki lerzesiz, sessiz,

Topluyor bû-yı ruhunu gûyâ,

Uzak

Ve mâi gölgeli bir beldeden cüdâ kalarak.

Bu nefy ü hicre müebbed bu yerde mahkûmuz…

 

O belde

Durur menâtık-ı dûşîze-i tahayyülde;

Mâi bir akşam

Eder üstünde dâimâ ârâm;

Eteklerinde deniz

Döker ervaha bir sükûn-ı menâm…

Kadınlar orda güzel, ince, sâf, leylîdir;

Hepsinin gözlerinde hüznün var,

Hepsi hemşiredir veyahut yâr;

Dilde tenvîm-i ıztırâbı bilir

Dudaklarındaki giryende bûseler, yahut,

O gözlerindeki nîlî sükût-ı istifham.

Onların rûhu şâm-ı muğberden

Mütekâsif menekşelerdir ki

Mütemâdi sükûn u samtı arar;

Şu’le-yi bî-ziyâ-yı hüzn-i kamer

Mülteci sanki sâde ellerine.

O kadar nâ-tüvân ki, âh, onlar.

Onların hüzn-i iâl ü müştereki,

Sonra dalgın mesâ, o hasta deniz.

Hepsi benzer o yerde birbirine…

 

O belde

Hangi bir kıt’a-yı muhayyelde?

Hangi bir nehr-i dür ile mahdûd?

Bir yalan yer midir, veya mevcûd.

Fakat bulunmayacak bir melâz-ı hülyâ mı?

Bilmem, yalnız

Bildiğim sen ve ben ve mâi deniz

Ve bu akşam ki eyliyor tehzîz

Bende evtâr-ı hüzn ü ilhâmı,

Uzak

Ve mâi gölgeli bir beldeden cüdâ kalarak,

Bu nefy ü hicre müebbed bu yerde mahkûmuz.

                     Ahmet Hâşim  (Göl Saatleri)

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 yorum