Riyâh-ı Leyâl

9 Temmuz 2015 0 yorum Cenap Şahabettin 657 Görüntüleme

Riyâh-ı Leyâl

Ey gizli kebûterlerin âheste sürüdü,

Ey mirvaha-yî lâne-yi mürgân

Ey bâd’ı hırâmân;

 

Âfâka inince gecenin sütre-yi dûdu

Başlarsın ufuktan seyelâna

Bâlîn-i cihâna.

Ol dem ki olur, ey tarab-âmûz-i hayâlât,

Bir nây-i zümürrüd gibi nâlân

Destinde nihâlân…

Ol dem, ki olur dest-i bilûrunda semâvât

Bir çeng-i dil-âvîz-i müzehheb,

Bir ûd-ı mükevkeb…

Ol dem getir ondan bana ey bâd-ı peyem-res,

Ondan bana sen gizlice bir ses,

Ey bâd-ı peyem-res,

Ol dem getir ondan bana sen gizlice bir ses,

Ol dem götür, ey bâd-ı şeban-gâh,

Benden ona bir âh!..

Bir ninni ile rûh-ı leyâli uyutursun;

Ervâha eder davet o ninni

Bir hâb-ı mugannî!

Bir hâb-ı mugannî ile ruhu avutursun;

Bir hâb-ı mugannide gönüller

Ru’yâları dinler!

Ey bâd-ı mugannî ki hadâikte verirsin

Her nağmeye, her sâza muâdil

Yapraklara bir dil…

Ey bâd-ı muattar ki semâdan getirirsin

Her zühreye bir nefha-yı hoş-bû,

Bir bûse-yi dil-cû…

Bir ses getir ondan bana ey bâd-ı peyem-res,

Bir şeb getir ey bâd-ı peyem-res,

Ondan bana bir ses!..

Ey bâd-ı peyem-res, getir ondan bana bir ses;

Yâhud götür, ey bâd-ı şeban-gâh,

Benden ona bir âh!..

Ey dağların en sâf ü tabîî nakarâtı,

Tekrîr-i sürûdunla ağaçlar

Cûlar gibi çağlar!

Dağlarda akan çeşmelerin hoş nağamâtı

Eyler seni ey bâd-ı tabîat,

Dağdan dağa da’vet!

Ey zemzeme-fermâ-yı ser-âheng-i sahârî,

Her sûdan edersin dil ü câne îsâl-i terâne!

Senden alır elhânını ebhâr ü mecârî;

Her sâhile bir neş’e verirsin,

Bir ses getirirsin…

Bir ses getir ondan bana ey bâd-ı peyem-res.

Bir şeb getir ey bâd-ı peyem-res,

Ondan bana bir ses!..

Ey bâd-ı peyem-res, getir ondan bana bir ses;

Yâhud götür, ey bâd-ı şeban-gâh,

Benden ona bir âh!..

Mizmâr-ı serâdan gelen âsûde nevâlar

Cûlardaki sâzende hayâlât,

Dağlardaki esvât,

Ebhâr ü sevâhildeki beyhûde sedâlar

Vermez dil-i şeb-hîzime ârâm;

Etmez beni hoş-kâm!

Ben neyleyim elhân-ı yek-âheng-i cihânı?

Ey lâne-yi seyyâl-i mezâhir,

Ey bâd-ı meşâcir,

Anlat bana bir dildeki âheng-i nihânı,

Gönder bana bir zemzeme-yi sâf,

Bir nağme-yi şeffâf…

Bir ses getir ondan bana ey bâd-ı peyem-res.

Bir şeb getir ey bâd-ı peyem-res,

Ondan bana bir ses.

Ey bâd-ı peyem-res, getir ondan bana bir ses;

Yâhud götür ey bâd-ı şeban-gâh.

Benden ona bir âh!..

                                                 Cenap Şahabettin

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 yorum