Bir Hicrân-ı Muvakkatten Sonra

5 Temmuz 2015 0 yorum Tevfik Fikret 449 Görüntüleme

Bir Hicrân-ı Muvakkatten Sonra

Sâkin, soruyordun bana : “Giryân ne demektir?”

“Giryân… onu geç, anlamadım ben de!” diyordum;

                  İnkâr ediyordum.

Dalgın, soruyordum sana : “Hicrân ne demektir?”

“Hicrân… onu hiç bilmiyorum işte!” diyordun;

                  Isrâr ediyordun.

 

inkâr ile, ibhâm ile ma’nâ-yı hayâtı

Sevdâmızı bir vâha-yı gaflette yaşattık;

Bâzîçe-yi âmâl ederek hep sademâtı

Bir mehd-i serâbîde çocuklar gibi yattık…

 

Yattık, uyuduk, sevdik, inandık, oyalandık;

Ufkun o derin sîne-yi sâfındaki lerziş

Her gün bizi şefkatle kucaklardı; karanlık

Bir zâir-i mechûl idi… Hep nûr’ ü nevâziş.

 

Çâk etti, biz etbâk-ı tahayyülde uçarken,

Bir sadme-yi hâliyle hakikat bu zılâli;

Öğretti hayât en acı bir ders ile birden

En giryeli hicrânı… bütün hüzn-i leyâli.

 

Artık soramam ben sana : “Giryân ne demektir?”

‘‘Giryân… onu geç, anlatamam ben.” diyemezsin;

                  Isrâr edemezsin;

Artık soramazsın bana : “Hicrân ne demektir?”

Hicran mı, evet; âh onu inkâr edebilsem,

                  “Bilmem!.” diyebilsem…

                                       Tevfik Fikret (Rübâb-ı Şikeste)

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

Gazel

362 Görüntüleme

Sezâ

551 Görüntüleme

0 yorum