İsmail Safa

27 Mayıs 2015 0 yorum Servet-i Fünûn Edebiyatı 481 Görüntüleme

 

İsmail Safâ (1867- 1901)

1867’de Mekke’de doğan İsmail Safâ, Hicaz Vilayeti Mektupçuluğu görevinde buluna Behçet Bey’in oğludur, ünlü romancı ve fikir adamı Peyami Safa’nın da babasıdır.  Annesi ve ardından babasını Mekke’de kaybedince 1878’de kardeşleri ile birlikte İstanbul’a geldi.

 Darüşşafaka’da okuyan İsmail Safâ, okulu bitirince Evkaf Nezaretinde çalışmaya başladı. Annesini, karısını ve kızlarını pençesine yakalayan verem hastalığı genç yaşta İsmail Safâ’ya da musallat olmuş, şair hastalığın etkilerinden kurtulmak için Midilli’ye gitmiştir. Burada bir süre kaldıktan sonra tekrar İstanbul’a dönen şair, II. Abdülhamit’in yönetiminden rahatsız olan diğer arkadaşları gibi o da sıkı gözetim altında tutulmuş, bir görev bahanesiyle 1900’de Sivas’a sürgün edilmiştir. Bu sürgün hayatı onun hastalığını tekrar azdırmış ve İsmail Safâ 24 Mart 1901’de Sivas’ta ölmüştür.

Edebiyat çevreleri İsmail Safâ’nın şiirlerinin hem eski şiirin hem de yeni şiirin özelliklerini taşıdığı noktasında hemfikirdirler. Bu dönemdeki eski-yeni tartışmaları içinde çok fazla yer almasa da her iki tarafı da menün edecek bir çizgide yürümüştür. Zevk ve anlayış bakımından yeni çizgisinde yürüyen şair dil, şekil ve ölçü bakımından eski yolda ilerlemiştir. Şiirlerinde çok sevdiği insanları veremden kaybetmesinin de etkisiyle lirizm ve marazi duygular ağırlıktadır. Muallim Nâci, İsmail Safâ için şair-i mader-zâd (anadan doğma şair) diyerek onu övmüştür.

Eserleri: Huz Mâ Sefâ (1891), Mağdure-yi Sevdâ (1892), Mevlid-i Pederi Ziyaret (1896), Mensiyyât (1896), Hissiyyât (1912) 

İSMAİL SAFA’NIN ŞİİRLERİ İÇİN TIKLAYINIZ.

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 yorum