Ona Dair

6 Mayıs 2015 0 yorum Hamdullah Suphi Tanrıöver 448 Görüntüleme

Ona Dair

Başımda mâtem-i hicrânı eyliyor iskât

Bu bir sükûn-i münevver, bu mevc-i rûh-i seher.

Bu saçların, gözü ru’yâya nakl eden huzemât,

Bu işte rûhu hayalâta bağlayan teller.

 

 Nazarlarında derin bir semâ-yı meh-tâbın

Düşündüren, düşünen vakfe-î sükûneti var;

Ve her bakışta bu bir ihtisâs-ı bî-tâbın

Eder sükûnunu kalbimde bir zaman bîdâr.

 

Ve bir tesâdüf-i enzara karşı gözlerini

Bir ihtirâz-ı perîşân içinde gizlerken,

Öper dudaklarının nâzikî-yi müskirini

Bir iştiyaak u perestişle gözlerim birden.

 

Meşâm-nevâz ü esirisin, en rakîk ezhâr

Nefeslerinde bırakmış bir ıtr-ı nâz ü hayâl;

Nefeslerin sanılır nefha-yî riyâh-ı bahâr,

Revân eder dil-i aşkımda bir havâ-yi visâl.

 

Nazarlarında bana tevdî’-i rûh eder ba’zen,

İçinde bir güneşin lem’a-yî füyûzâtı

Sarar muhabbetime bir ziyâ nevâzişten

Ve kalbimin uzanır lerziş-i münâcâtı.

 

Zamân olur ki bütün gölgelerle gaşy-i malâl.

Uzak bir ufka bakan bir nigâh ile mahzûn,

Sükûn içinde kalırsın. Fakat nedir ki bu hâl

Sesin durur, yine bir şeyler anlatır rûhun.

 

Ve ben semâya bakan bir nazarla mest-i hayâl,

 Ulûvv-i hüsnüne bir ihtirâm ü takdisin

Lisân-ı aşkını rûhumla eylerim îsâl.

Cevâb olur buna meyl-î rükûdu gözlerinin.

                                    Hamdullah Suphi Tanrıöver (1902]

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 yorum