Gecelerimiz

4 Mayıs 2015 0 yorum Ali Canip Yöntem 367 Görüntüleme

Gecelerimiz

Sararmış alnı derin, gamlı çizgilerle hazin

Bir infiâlini takrir eden zavallı güneş

Yanında zühreyi bulmuştu âsumândan eş.

 

 

Ve gözyaşıydı bütün hasta, münfail denizin

Kadın likaasını örten hafî, güzel kederi,

Sevimli, ra’şeli, âzürde, ince şübheleri;

 

Semâ karardı; bütün sisli bir tefekkürden

Temessül etmişe pek benzeyen sönük geceler

 Öpüştü rûhumuzun neş’esiyle az, muğber.

 

Ve biz, bu levhanın üstünde serpilen, büyüyen

Bulutların mütereddid kanadlı sinesine

O günkü his ile baktık niçin, yavaşça yine?..

 

O his, o tattığımız zehr, o belki bir hicrân,

Hayır o hiç, yok o her şey, bugün kanattı bizi,

Fakat niçin, neye ketm ettiniz şu giryenizi?..

 

Elem şebâbımızın hakkıdır, ve ağlamayan

Her aşk evet ne kadar sahte bir muhabbettir;

Ve saklanırsa elem belki bir cinâyettirl…

 

Bakın denizlere hicrân bakışlı dalgaların

Şu taşlar, inciterek gizli gizli her yerini,

Nasıl kanattırıyor incecik kederlerini!..

 

Ve siz de ey büyük, ey hasta, ey sevimli kadın

Biraz gurûrumu yerlerde şöyle ağlatınız;

Biraz bu kalbime en doğru aşkı anlatınız!..

 

Sönük, hazîn geceler artık öptü, sildi bizi;

Semâ yok işte; uzaklarda zühreler eriyor;

Karanlık en acı, en kirli perdeler geriyor.

 

Biraz karanlığa yaklaştırın şu kalbinizi;

Yazıktır, aşkımı hissettirin; yeter, başımı

Biraz da okşamayın; silmeyin bu gözyaşım:!…

                                  Ali Canip Yöntem  (Geçtiğim Yol, 1912)

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 yorum