HÜSEYİN SUAD YALÇIN

27 Nisan 2013 0 yorum Servet-i Fünûn Edebiyatı 2631 Görüntüleme

HÜSEYİN SUAD YALÇIN (1867-1942)

huseyin_suad1867’de İstanbul’da doğdu. Hüseyin Cahit’in ağabeyidir. Babası sancak muhasebecilerinden Ali Rıza Bey’dir. İlköğrenimine Molla Güranî’deki mahalle mektebinde başlamış babasının görevi dolayısıyla Balıkesir’de devam ettikten sonra İstanbul’a gelmiş ve Beyazid Rüştiyesi’ne verilmiştir. 1880 yılında Tıbbiye’ye girdi ve 1886 yılında henüz 16 yaşında iken doktor oldu. İlk görev yeri olan Midilli’de üç yıl çalıştıktan sonra İstanbul’ a Üçüncü Belediye Dairesi doktorluğuna getirildi. Burada iken çocuk hastalıkları üzerine ihtisas yapmak üzere Paris’e gönderildi. 1895 yılında İstanbul’a dönmüş ve Onuncu Belediye Dairesi Hekimliği görevinde bulunmuştur. O yıllarda evlenen Suad Yalçın, ilk eşini çok kısa bir zaman sonra kaybetti ve ikinci evliliğini Efzâyiş Hanım’la yaptı. 1898’de Sıhhiye Müfettişi olarak Şam’a gönderildi ve orada on yıl kaldı. İkinci Meşrutiyet’in ilanı üzerine İstanbul’a dönmüş ve yeni Meclis’te, Meclis-i Kebîr-i Sıhhî azalığında bulunmuştur. Millî mücadele başlayınca Ankara’ya geçmiş ve doktor olarak Anadolu’nun birçok yerinde dolaşmıştır. Cumhuriyetin ilanından sonra Deniz Yolları doktorluğuna tayin edilmiş ve ölümüne kadar bu görevde kalmıştır. 21 Mart 1942 yılında ölen şair, Feriköy Mezarlığı’nda yatmaktadır.

Sanatı:

Babasının kitaplarının etkisiyle yazdığı ilk şiir (14 yaşında yazdığı bir gazel) Şeyh Vasfî’nin yardımıyla Tercüman-ı Hakikat dergisinde yayınlanmış ve şair böylelikle şiire daha bir hevesle sarılmıştır. Tıbbiye’den arkadaşı olan Cenap Şahabettin’in getirdiği Hâmid’in “Sahra” şiirini çok beğenen şair, bu andan itibaren yeni şiire yönelmeye başlamış görünmektedir. Ancak şair, asıl şöhretini Servet-i Fünûn Topluluğuna katıldıktan sonra yakalayacaktır. Servet-i Fünün’un genel atmosferine uygun olarak yazdığı marazileşmiş lirizm kokan şiirlerini 1910’da “Lane-i Melâl” adı altında topladı. Şair topluluk içinde en çok Cenap Şahabettin’in tesiri altındadır. Olayları değerlendiriş ve duyuş bakımından Cenap’ın tesirinde olduğu “Leyl-i Şita” şiirinde çok belirgindir. Aşkı işleyiş ve şiirlerinde kadına ve aile hayatına yer veriş bakımından Servet-i Fünûn’un diğer üyelerinden ayrılmayan Hüseyin Suad Lane-i Melal adlı eserini neşrettikten sonra hayatı fazla ciddiye almaktan usanmış olarak mizaha da yönelmiştir. Cenap Şahabettin’in aynı yıllarda mizaha yönelmesiyle açıklanabilecek olan bu değişiklik Kalem dergisinde yazdığı mizahî yazılarla sürmüştür. Millî mücadeleye katıldıktan sonraki şiirlerinde mizahî unsurların yanı sıra millî konulara da önem vermiştir. Millî edebiyatın tarzına ve tavrına da uygun örnekler veren şair halk ve tekke şiirinin örneklerini de sunmuştur. Gâve-i Zalim takma adı ile yazdığı şiirlerini 1923 yılında “Gâve Destanı” adı altında kitaplaştırmıştır.

Sanatçının uğraştığı alanlardan biri de tiyatrodur. Sanatçı; dram, komedi türünde yazdığı tiyatrolarını manzum ve mensur olarak kaleme almıştır. Bunlardan bazıları: Şehbâl Yahud İstikbâlin Son Perdesi (1908), Kirli Çamaşırlar (1910), Âhirette Bir Gün (1910), Devâ-yı Âşk (1910), Hîle (1910), Kayseri Gülleri (1920), Çifteli Mikroplar (1920), Teyyâre (1927)

Şiirinden Örnek:

VEDA

Elbet açar bizim de semâmızda şeh-peri

Mürg-i vedâ dedikleri bûm-i ecel-fürûz

Elbet bu yerde ayrılığın yaşlı gözleri

Pîşinde bugün ağlayacak çeşm-i rûhumuz

Gel, şimdiden vedâ edelim gelmeden o gün;

Gel, tatlılıkla ayrılalım sonra gülmeyiz,

Ömr-i bahar-ı şûhu kadar pembe bir gülün

Sürsün bizim de mevsimimiz şâd ü hânde-riz…

Elbet bu yerde ayrılığın bâd-ı nekbeti

Nahl-i muhabbetin koparır verd-i âlini.

Serper zalâm-ı mâziye berk-i melâlini.

Elbet hayat-ı âşkımızın mürg-i hasreti.

Bir mendilin ucunda açar şâh-bâlini,

Sallar bütün ufuklara bir gün zevâlini.

Gel, şimdiden vedâ edelim gelmeden o gün;

Gel, tatlılıkla ayrılalım sonra sen düşün!

Ömr-i bahar-ı şûhu kadar pembe bir gülün

Erkence biz de ayrılalım, ey güzel sülün!

                                    Hüseyin Suad Yalçın (1896, Lâne-i Melâl)

Kaynak: Kenan Akyüz, Batı Tesirinde Türk Şiiri Antolojisi, İnkîlap Yayınları

(Not: Sitemizden Kopyalanan Yazılarda Kaynak Gösterilmelidir!)

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 yorum