Vatan Şairi Namık Kemal’in Yetişmesinde Öne Çıkan İki İsim

25 Nisan 2013 0 yorum Tanzimat Edebiyatı 382 Görüntüleme

VATAN ŞAİRİ NAMIK KEMAL’İN YETİŞMESİNDE ÖNE ÇIKAN İKİ İSİM: BÜYÜK ANNESİ MAHDUME HANIM VE HOCASI ŞAKİR EFENDİ

namik_kemal_tasviri_efkar2

Namık Kemal

1840’ta Tekirdağ’da doğan Namık Kemal’in babası Mustafa Asım Bey,  annesi de Abdüllatif Paşa’nın kızı Zehra Hanım’dır. Namık Kemal’in baba tarafı padişah I. Mahmud zamanında Kaptan-ı Deryalık yapan Ratip Ahmet Paşa’ya dayanmaktadır. Namık kemal’in anne tarafı ise Arnavut’tur. Bu sebeple Namık Kemal’in Arnavut olduğu ileri sürülse de Namık Kemal’in oğlu Ali Ekrem (Bolayır), bu düşüncenin doğru olmadığını, ırk ve silsilenin anne taraftan yürütülmesi durumunda en büyük Türklerin Çerkes olmaları lazım geldiğini söyleyerek bu düşünceye karşı çıkmıştır.

                Namık Kemal iki yaşına geldiğinde annesini kaybetmiş bu sebeple o,dedesine bırakılmıştı. Büyükannesi Mahdûme Hanım eski Türk terbiyesiyle Tanzimat yıllarına hakim Batı fikrini  bünyesinde birleştirmeyi başarmış ve iyi tahsil görmüş  bir mürebbidir. Namık Kemal’e ilk terbiyesini veren ve onu hayata hazırlayan bu hanımefendidir. Namık Kemal’in oğlu Ali Ekrem, babasının biyografisini yazdığı kitapta (bkz. Namık Kemal, Ali Ekrem, Meb. yay. Ankara 1998. S. 20) bu hususta şunları söylemektedir: “Namık Kemal, büyükannesinin evsafını (özelliklerini) söyleye söyleye bitiremezdi. Büyük insanları büyük kadınların yetiştirdiği meşhur bir hakikâttir. İşte Mahdûme Hanım böyle bir kadın idi. Türk milletinde böyle âlî (yüksek) fikirl,i münevver vicdanlı valideler hiç nadir değildir. İçtimaî (sosyal) hayatımız biraz tetkik olunursa (araştırılırsa) hemen her sahifesinde bir Mahdûme Hanım simâsı görülür.”

                Namık Kemal’in yetişmesinde bir diğer önemli isim de Namık Kemal’in dokuz yaşında başladığı Valide Rüştiyesinin muallimliğini yapan Şakir Efendi’dir. Şakir Efendi Namık Kemel için gayet mükemmel bir üstat olmuştur. Namık Kemal’deki kabiliyete hayran olan Şakir Efendi onunla özel olarak ilgilenmiş ve ona, mektepteki diğer talebelerin gördüğü derslerden başka dersler de vermiştir. Hocasının bu ilgisi Namık Kemal’de büyük bir öğrenim aşkı doğurmuş ve kısa sürede kendini yetiştirmiştir. Namık Kemal hocasıyla ilgili bir hatırasında; hocasının kendisine Padişah Abdülmecid’in de katılacağı bir merasimde yetmiş beyitlik bir kaside ezberlemesini söylediğini ve bu kasideyi padişahın huzurunda okuyacağını söylediğini belirtiyor. Namık Kemal, kasideyi hemen ezberliyor ve hocasının huzurunda okuyor ancak bunu padişahın ve kalabalığın karşısında okuyamayacağını, utandığını ifade ediyor. Şakir Efendi bunun üzerine : “Ne, utanır mısın, utanma oğlum. Onların hepsi mezardaşıdır (mezar taşı demek istiyor)” diyor. Namık Kemal bunun üzerine şunları söylüyor: “Hocamın bu sözü bana o kadar tesir etti ki, merasim günü kasideyi, karşımda mezar taşları görür gibi hiç telaş etmeden, en gür sesimle mükemmel bir şekilde inşat ettim (okudum).  Sonra da bütün ömrümde gördüğüm padişahlara, vezirlere filan bir mezar taşından fazla ehemmiyet (önem) vermedim.”

 Dedesi Abdüllatif Paşa’nn Kars’a tayini çıkması sebebiyle Namık Kemal de hocasından ayrılmak zorunda kalacaktı. Kars’ gelmeyi tek şartla kabul eden Namık Kemal’in şartı şudur: Hocası Şakir Efendi’nin tavsiye ettiği bütün kitapların alınması. Bu şartı kabul eden Abdüllatif Paşa, tavsiye edilen kitapların yüzlerce cilt ve yalnız kitapların nakli için dokuz hayvana ihtiyaç olduğunu nerden bilecekti. Namık Kemal, bu uzun yolculuk boyunca kitaplarını okumuş ve on, on bir yaşında bir çocuğun sahip olması gereken ilim ve irfanın çok daha fazlasına sahip olmuştu.

Kaynak: Ali Ekrem, Namık Kemal, Meb. yay. Ankara 1998. S. 20

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 yorum