FECR-İ ÂTÎ TOPLULUĞU (1909-1912)

24 Nisan 2013 0 yorum Fecr-i ÂtÎ Edebiyatı 949 Görüntüleme

FECR-İ ÂTÎ TOPLULUĞU (1909-1912)

FECR-İ ÂTÎ TOPLULUĞUNUN OLUŞMASINI HAZIRLAYAN SEBEPLER

Tanzimat Dönemi’ni hazırlayan sosyal ve siyasi olayların başında “zihniyet değişikliği” yatmaktadır. Servet-i Fünûn Dönemi edebiyatının ortaya çıkmasında “eski-yeni” çatışmasının rolü vardır. Yeniyi savunanların bir araya gelme istekleri, Servet-i Fünûn edebiyatının oluşumunu sağlamıştır.

 

Kendilerini Fecr-i Âtî (Geleceğin Şafağı) Topluluğu olarak adlandıran gençlerin, siyasi ve sosyal yönlerden olduğu gibi kültür ve zevk bakımlarından da bir dayanakları yoktur. Servet-i Fünûn’un dağılmasından sonra gençler, Batı’daki edebî topluluklara özenerek bir araya gelirler. Bir beyanname ile seslerini duyurmak istediklerini ifade ederler. Bu gençlerin kendilerini “sanat, şahsi ve muhteremdir (sanat kişisel ve değerlidir)” cümleleriyle ifade etmeleri bile; Fecr-i Âtî sanatçıları arasında, sanat anlayışları bakımından birlik sağlanamadığını gösterir.

TOPLULUĞUN OLUŞUMU

Servet-i Fünûn topluluğunun dağılma tarihi olarak kabul edilen 5 Aralık 1901’den 1908 yılı ortalarına kadar, bu topluluktaki yazarlardan Servet-i Fünûn dergisinde hiç kimsenin hiçbir yazısı çıkmadığı gibi dergi, her türlü edebî çalışmaları bir yana bırakarak fenle ilgili konulardan ve aktüaliteden bahseden bir magazin dergisi haline gelmiştir.

Ahmet Haşim, Enis Avni (Aka Gündüz), Ali Canip Yöntem, Tahsin Nâhit gibi gençler 1901-1908 yılları arasında yetişmiş sanatçılardır. 1908’de yeniden ortaya çıkan Servet-i Fünûn sanatçılarının karşısına çıkan bu gençler, onları inkar etmiş ve onları boş bıraktıkları yere geçmek için şiddetli bir mücadeleye girişmişlerdir. Bu tarihten sonra bu genç neslin arasına Yakup Kadri (Karaosmanoğlu), Refik Halid (Karay), Şahabettin Süleyman, Müfid Ratib, Köprülüzade Mehmet Fuad, Cemil Süleyman (Alyanakoğlu), İzzet Melih gibi yeni yazarlar da katılmıştır. Önceleri türlü edebiyat ve sanat dergilerinde dağınık şekilde yazıları çıkan bu gençler, bir raya gelerek edebî çalışmalarını bir düzene koyma ihtiyacı duymuşlardır. Topluluk oluşturmak kendilerini kamuoyuna daha kevvetle kabul ettirebilmek için de gerekliydi. Böyle bir düşünce ile hareket eden gençler 20 Mart 1909 tarihinde İstanbul’da çıkmakta olan “Hilâl” gazetesinin matbaasında ilk toplantılarını yaptılar. Aralarına Servet-i Fünûn’un en genç şairlerini olan Celal Sahir, Faik Ali ve Ahmet Samim’i de almışlardı. Bu toplantıda kendi edebiyat ve sanat eğilimlerini temsil edip kamuoyuna açıklayacak bir edebî topluluk kurulmasına karar verilmiştir.

Topluluğa ad olarak teklif edilen “Sinâ-yı Emel (İdeal Zirvesi)” beğenilmeyerek Faik Ali’nin önerdiği “Fecr-i Âtî” kabul edilmiş ve başkanlığına da Faik Ali (Ozansoy) seçilmiştir. Aynı toplantıda bu yeni topluluğun yayın organı olarak yine Fecr-i  Âtî adında bir derginin çıkarılması da karar altına alınmış ancak bu düşünce gerçekleştirilememiş, Servet-i Fünûn dergisi bu topluluğa da kol kanat germiştir.

Fecr-i Âtî; edebiyatımızda ilk defa bir beyanname yayımlayarak oluşmuş bir topluluktur. Bu beyannamede şu kararlar ifade edilmiştir:

– Edebiyatı hoş vakit geçirmek için bir araç olarak görmemek gerekir. Bu inanışın edebiyatımızdaki ilk temsilcileri ise Servet-i Fünûn sanatçılarıdır. Gerçekten edebiyatın çok ciddi bir çaba olduğu konusunda Türk kamuoyuna ilk rehberliği yapanlar onlardır.

– Servet-i Fünûn sanatçıları 1908’den sonra ortada görünmemişlerdir. O halde, yaptıkları hizmet beğenilmekle beraber, artık onlara “geçmiş” gözüyle bakmak gerekir. Avrupa edebiyatındaki benzeri toplulukların küçük bir topluluğu olan Fecr-i Âtî ise Türk edebiyatının geleceğini temsil etmektedir.

– Dilin, edebiyatın, edebî ve sosyal bilimlerin ilerlemesine önem verilecektir.

– Genç yetenekler bir araya toplanarak fikir tartışmaları düzenlenecek ve kamuoyu bilgilendirilecektir.

– Batı’nın önemli edebiyat ve düşünce eserleri tercüme edilecektir.

– Edebiyat ve düşünce konuları üzerinde konferanslar düzenlenecektir.

– Batı’daki benzeri oluşumlarla sürekli ilişki kurularak ülkemizin edebî ürünleri Batı’ya, Batı’nın edebî ürünleri de Doğu’ya tanıtılacaktır.

– Fecr-i Âtî üyelerinin eserleri , “Fecr-i Âtî Kütüphanesi” adı altında yayımlanacaktır.

– Topluluğun yayın organı Servet-i Fünûn dergisidir.

Beyanname sonunda “Fecr-i Âtî Encümen-i Edebîsi Nizamnâmesi”nin de hazırlanıp hükûmetin oluruna sunulduğu ve yakında yayımlanacağı  bildiriliyorsa da böyle bir tüzük yayımlanmamıştır.

TOPLULUĞUN DAĞILIŞI:

Fecr-i Âti topluluğunun dağılmasında, topluluğun toplum meselelerine duyarsız olması etkili olmuştur. 1908’de ülke­deki baskıcı yönetim sona ermiştir. Batılılaşma çalışmalarına yeniden hız verilmiştir. Bu dönemde imparatorluk bir­çok zorlukla karşı karşıya idi. Trablusgarp ve Balkan Savaşları ile bu zorluklar daha da arttı. Ülkenin zor günler ya­şadığı bu dönemde sanatçıların sadece kişisel duygularla ilgilenmeleri hoş karşılanamazdı. Fecr-i Aticilerin tümüyle bireyci olan sanat anlayışına karşı edebiyatın sosyal konulara ilgisiz kalmayacağı düşüncesi ileri sürüldü. Fecr-i Ati­cilerin sanat anlayışlarını değiştirmemeleri kendi sonlarını hazırlamıştır.

Fecr-i Âtî topluluğunun dağılmasında diğer bir etkili sebep de Millî Edebiyat hareketinin başlamış olmasıdır. Memleketin büyük sıkıntı ve dar boğazdan geçtiği bir dönemde Selanik’te “Genç Kalemler” dergisi etrafında toplanan Ömer Seyfettin, Ziya Gökalp ve Mehmet Emin gibi şair ve yazarlar milletin duygularına tercüman oluyor ve milletin diliyle millete sesleniyorlardı. Bu güçlü hareketin karşısında zaten pamuk ipliğiyle birbirine bağlı olan Fecr-i âti topluluğu tutunamadı ve dağıldı. Topluluğun Celal Sahir, Mehmet Fuad, Hamdullah Suphi, Ali Canip, Yakup Kadri ve Refik Halit gibi isimleri Millî Edebiyat Hareketine katılmış özellikle Yakup Kadri ve Refik Halit gibi yazarlar bu dönemde yazarlıklarının zirvesine çıkmışlardır.

 

 

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 yorum