AFRİKA’DAN İNSANLIĞA

30 Mart 2013 0 yorum Şiirlerim 286 Görüntüleme

{youtubejw}NRurbI3a_mE{/youtubejw}

 

Duyma beni ey insanlık, kapat gözlerini!

Rakamların diliyle konuşmayın hakkımda

Bilmem kaç çocuk aç, bilmem her yıl kaçı ölüyor…

Yazıp çizmeyin açlığımı, açıklığımı

Ha bir ölmüşüm ha bin, kime dert?

Ne gam çöllerde çaresizsem…

 

Kime ne çıplaksa ayaklarım bedenim?

Çöl ortasında evsiz barksızsam,

Bir lokma ekmekten yoksun

Bir kasecik de olsa yemeksiz, aşsızsam

Kimin umurunda ha yaşamış, ha ölmüşsem?

 

Duyma beni ey insanlık, kapat gözlerini!

Sen sefahat içinde yaşa, ben açım yüzyıllardır.

Asırlara meydan okur çaresizliğim

Duyma ayyuka çıkan çığlıklarımı.

Beni düştüğüm kör kuyularda öylece bırakın!

Size yalvarmıyorum ben, isyanım size değil.

Duyma haykırışımı, arkana dönüp bakma sakın!

 

Açlığım yetmedi yamyamlar, asiler girdi kanıma,

Av hayvanı gibi safarilerde yem oldum.

O zaman neredeydin ey insanlık, hani kim geldi yanıma?

Dünyayı cehenneme çeviren siz büyük devletler;

Afrika’ya yardım kararı aldınız nice toplantılarınızda.

Oysa küçücük bedenime sıkılan kurşun kimindi?

Kim verdi insan avcılarına ölüm kusan silahları?

Hem ne oldu yardım kararı aldınız da,

Bana insanca bir yaşam hakkı mı verdiniz?

Beni gemilere doldurup vatanımdan koparan

Tasmalı bir köpek gibi satan da sizdiniz.

Köle pazarlarının vazgeçilmez malıydım,

Oysa ben de Allah’ın yarattığı bir insanıydım.

Farkım neydi sizden rengim mi, derim mi?

Bir türlü yüzüme gülmeyen kaderim mi?

Siz koydunuz o farkı sıra dağlar gibi aramıza

Beni de, toprağımı, servetimi de sömürdünüz.

Söyleyin, benden aldıklarınızın, çaldıklarınızın

Kaçını geri verdiniz?

 

Hangi kardeşlikten, dostluktan dem vuruyorsunuz şimdi.

Açım ama, inanın tok bu sözlere karnım.

Bana söz değil; aş verin, ekmek verin!

Doğacak yavrularımı yaşatacak süt verin.

Her şeyin en iyisini siz giyin.

En güzel, en lezzetli yemekleri siz yiyin.

Gözüm yok yediklerinizde, giydiklerinizde.

Ne olur, çöpe atmaya acımadığınız yüz binlerce ekmeğinizden,

Boşa harcadığınız tonlarca suyunuzdan bana da verin!

Bana da verin küçük gelen elbisenizden, ayakkabınızdan;

Bir kere kullanıp attığınız milyonlarca kitabınızdan.

Birkaç sayfa karalayıp attığınız defterinizden.

Yaralarıma merhem olur belki yemedikleriniz, içmedikleriniz.

İsraf ederken “yazık!” bile demedikleriniz!

 

Duyma beni ey insanlık, kapat gözlerini!

Topraktan yaptım, yatağımı yorganımı.

Karayağız derimden daha güzel bir giysim olmadı hiç!

Her sıkıntıya göğüs gerdim yüzyıllarca.

Ama bu açlık, ah bu açlık yok ediyor insanımı!

Bir deri bir kemik kaldı çocuklarım, gençlerim.

Gözümün önünde eriyor kadınlarım, erlerim.

Açlık, yoksulluk sarmış dört yanımı,

Ya buna bir “dur!” deyin, ya da alın canımı!

 

Duy artık beni ey insanlık, kapatma gözlerini!

Sesimin rengi karadır, derimin rengi kara.

Sözlerim zehirden acı, geceden gözüm kara.

Hep karayım işte, bahtım kara, yüzüm kara…

Şunu bil ki ey insanlık!

Alnım hepinizden ak, hepinizden açık!

Kimseyi sömürmedim, hakkını çalmadım,

Hakkım olmayanı deniz aşırı gidip almadım.

Hayvan gibi pazarlarda insan satmadım.

Zulüm toprağımı hiç terk etmedi amma,

Sizler gibi zalim olup bir hiç için kan dökmedim.

Söyleyecek sözüm çok lakin dermanım yok ey insanlık!

Ya bana yardım et, ya da ebediyen sus artık.

                                          Yaşar Vural

                                          15 Aralık 2007

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

Zaman

149 Görüntüleme

0 yorum