ÖDEV NEREDE HAZIRLANIR?

8 Mart 2011 0 yorum Denemeler-Makaleler 338 Görüntüleme

          Sokaklarda yürürken artık tabelalara dikkat etmemeye çalışıyorum. Zira  dilimizin katledilmesine artık tahammülüm yok. Ehil olmayan ellerde ve dillerde hak etmediği muamele ve kullanımlara maruz kalan Türkçenin bir de tabelalara “asılarak” ölümünü izlemek bana ağır geliyor. Ancak göz bu, siz ne kadar sakınsanız da o gidip çöpü, budağı buluyor. Sonra da için içinden bir türlü çıkamıyor.

 

        Efendim,konu yukarıda da gördüğünüz üzere bir iş yerinin camına asılan yazı. Zonguldak’ta o yazının önünden belki her gün binlercesi gelip geçiyor ancak, bu durum kimsenin dikkatini çekmiyor. Bir market camına yapıştırılan ürün reklamı ya da ucuzluğu vatandaşa duyurabilmek için asılan duyuru gibi. “Yeni ürünlerimiz gelmiştir, saç dökülmesini önleyen şampuan vardır, basınca ağlayan sonra da durmayan ve hatta altına yapan bebek vardır…” gibi bir ilana benziyor.

        Müşterinin dikkatini çekmek için cama yazı asmak iyi bir yöntem. Fakat ben daha ziyade yazının cama asılmasına değil de, asılan yazının içeriğine takıldım: “İnternetten Ödev Hazırlanır.” Bunu gören çocuk (ya da velisi ki artık ödevleri çocuklardan çok velileri yapıyor) içeri girecek ve “Abi, benim Servet-i Fünun mu Fecri ati mi her neyse işte öyle bir ödevim var, şunu bana hazırlayıp çıkarır mısın” diyecek, iş yerinin sahibi de “Tamam, ben ikisini de hazırlayım, fazla mal göz çıkarmaz hem öğretmenin de hoşuna gider” mi diyecek? Şimdi yazı eğer şöyle yazılmış olsaydı belki bunların hiçbirini düşünmeyecektik: “Ödev çıktıları alınır.” Ama adam bununla yetinmiyor; hem senin yerine ödevi hazırlıyor hem de çıktısını alıyor. “İnternetten ödev hazırlanır” uyarısını başka yorumlayan oldu mu acaba? İnsanın “şu dünyada ne iyi insanlar var” diyesi geliyor. Eğer bizim zamanımızda böyle gelişmeler olsaydı, zannederim kütüphanelerin tozlu kitaplarını yalayıp yutmak zorunda kalmaz, iki sayfalık ödev için günler öncesinde mide krampları geçirmeye başlamazdık. Nasılsa sizin yerinize birileri hazırlıyor. Mesele sadece iki kuruş parada. Onun da bir kolayını bulurduk elbet.

         İşin aslını sorarsanız, ödevler artık internetten araştırılıyor, hatta araştırılmıyor bile arama motorunda karşınıza çıkan ilk siteye bir dalış yapıyorsunuz ve bilginin doğruluğunu başka bir yerden teyit etmeden çıktısını alıyor,kağıtları  bir güzel dosyalandıktan sonra doğruca ödevi adresine teslim ediyorsunuz. Bunu bilmeyen yok kanaatimce. Evinde bilgisayarı ve interneti olmayanlar da ya arkadaşlarından ya da komşularından yardım alıp, oralardan ödev hazırlıyorlar. Yani kitaplara asla müracaat edilmiyor. Hazır teknoloji varken kim uğraşacak kitaplarla? Fakat, komşusu yahut arkadaşında da internet imkanını bulamayanların imdadına da çok yardımsever(!) iş yeri sahipleri (malum adıyla internet kafeler) yetişiyor. Onlar öğrencilerimizi çok sevdikleri için “internetten ödev” hazırlıyorlar. Tabi ödev kime niçin verilir, bu ödevleri başkasının hazırlaması ne kadar doğru ve ahlâkîdir gibi soruları çocuklarımızın iyiliği (!) için göz ardı ediyorlar. Nasılsa teknolojinin amacı insan hayatını kolaylaştırmak değil midir, onlar da bunu yapıyorlar.

          Bu fotoğraftaki yazıya gülmeli mi, yoksa ağlamalı mıyız bilemedim doğrusu? Gerçi bir eğitimci olarak öğrencilerin ödevlerini, gerçek manada araştırarak yapmadıklarını hatta araştırmadan bir tuş dokunuşuyla ödev hazırlayıp geldiklerini biliyorum. Okulların arşivleri böyle özensiz ve gerekli çabayı göstermeksizin hazırlanmış kağıt yığınlarıyla dolu. Öğrencilerin ödev olarak aldıkları araştırma konusunu belirli kaynaklardan tespit ettikten sonra, o konuyu kendi cümleleri ile yazması ve kendi düşünceleriyle destekleyerek hazırlaması genel olarak öğrencilerden beklenen tutumdur. Yani öğrenci konuyu mümkünse birkaç kaynaktan araştırmalı ve araştırırken öğrenmelidir. Ödevin amacı da öğrencinin öğrenmesine katkı sunmaktır. Öğrenci bir yandan sorumluluk bilinci edinecek diğer yandan da bilgi seviyesini arttırarak kendi yaş grubunun bilgi düzeyine erişecektir. Ödev ve görevlerin (yeni öğretim programlarındaki adıyla proje ve performans görevleri) temel amacı bunlar olduğuna göre yukarıdaki fotoğrafı hangi açıdan değerlendirmeliyiz? Öğrenciye ve aileye kolaylık sağlaması açısından –her ne kadar karşılığını alsa da- olumlu olarak mı bakmalıyız yoksa Millî eğitimin temel amaçlarına –araştıran, soruşturan öğrenciler yetiştirmek türünden- ters düştüğü için olumsuz bir yaklaşım olarak mı ele almalıyız? Dahası ne söylemek istediği tam anlaşılmadığı için Türkçenin açıklık ilkesine ters davranması dolayısıyla da kızmalı mıyız? Kararı siz verin.

                                                                                                                               Yaşar Vural

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 yorum